ORTAK SES: “KABUL EDİLEMEZ”/Ali TOYDEMİR’in Haberi

CUMA Günü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’nı takip ederken bazı gözü dönmüş saldırganlar tarafından kadın erkek demeden darp edilen basın mensuplarına destek veren kanaat önderleri bu saldırının “Kabul edilemez” görüşünde birleşirken, saldırıyı sert bir dille eleştirdi.

- Bu haber 1058 kez okundu.

 ORTAK SES: “KABUL EDİLEMEZ”/Ali TOYDEMİR’in Haberi
 “SİZİNLE BİRLİKTE EN ÖNDE YÜRÜRÜM”

 

Gazetemiz muhabirlerinden Soner Aydın’ın darp edildiğini öğrenerek gazetemize bir geçmiş olsun ziyaretinde bulunan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, bu ortamın Mersin’in geleceği açısından kaygı verici bir hadise olduğunun altını çizerken, basın emekçilerine karşı yapılan her türlü saldırıya karşı “Sizinle birlikte en önde yürürüm” diyerek gereken desteği her şart ve ortamda vereceğini belirtti. Atıcı, “Bu olay ne yazık ki hepimizi derinden üzmüştür. Asla kabul edilecek bir durum değil. Hele hele Mersin gibi alt yapısı tamamen hassas doku ile donatılmış bir kentte, toplumu böylesine kutuplaştırıcı ve geren bir ortama zemin hazırlamak, dinamite ateşle yaklaşmaya benzer. Hele ki kamu yararına görevini yapan basın mensuplarına yapılan bu saldırı, kesinlikle kabul edilemez bir olaydır. Ben buradan açıkça söylüyorum. Aytuğ Atıcı olarak, bugün milletin vekiliyim ama yarın Aytuğ’um. Sizlere ve görevini yapan kim olursa olsun, dövdükleri birinin haber yapılmasını engellemek gibi ortadaki bir ayıbı örtme bahanesiyle yapılan ve yapılacak olan her türlü saldırının karşısındayım. Bu konuda da sizinle birlikte en önde yürümekten şeref duyarım. Bugüne kadar Mersin’de basına yönelik böylesi bir saldırı hiç olmamıştı. Bu saldırıyı yapanları ve arkasında bulunanları şiddetle kınıyorum. Siz değerli emekçi arkadaşlarımıza yürekten geçmiş olsun derken, özellikle belirtiyorum; Ben bu konuda sizlerle sonuna kadar yürüyeceğim ve sonuna kadar yanınızdayım. Bizim kimseden korkumuz yok. Hiçbir şey yapanın yanına kar kalmayacak. Bu da böyle bilinsin” diye konuştu.

 

“BU SALDIRI TÜM TÜRKİYE’YE YANSIR”

 

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer de konuşmasının başında bu saldırıyı nefretle kınadığını ve darp edilen basın emekçilerine geçmiş olsun dileklerini ilettiğini belirtirken, “Basın mensubu arkadaşlarımız zaten hem ekonomik hem fiziki açıdan gerçekten çok zor koşullar altında mesleklerini icra ediyor. Kamunun özgürlüğü, kamunun haber alma, iletişim özgürlüğü uğruna kendilerinden zaten yeterince taviz veriyorlar. Bu şartlarda böylesi önemli bir görevi icra ederken bir de bu tür saldırılarla karşılaşmaları asla kabul edilebilecek bir durum olamaz. Hem Mersin’in bir milletvekili hem de Mersin’in bir vatandaşı olarak Mersin’in böylesi olaylarla anılması başlı başına üzüntü verici bir olay. Mersin toplumsal yapı olarak sadece Mersinlilerin veya sadece bizlerin yaşadığı bir kent değil. Mersin tüm Türkiye’dir. Türkiye’nin tamamını Mersin fotoğrafında görebilirsiniz. Dolayısıyla burada yaşanan veya yaşanacak böylesi olaylar, bir anda tüm ülkeye kamil olabilecek ve sonuçları ağır olacak bir durumu tetikleyebilir. Öte yandan kamu görevi yapan basın çalışanlarına yapılan bu saldırılar da demokrasiye, halkın haber alma özgürlüğüne yapılmış bir saldırıdır. Burada bizlere düşen görev bizler için, bizlerin özgürlüğü için mücadele veren basın emekçisi arkadaşlarımıza sonuna kadar destek vermek olacaktır. Biz basın emekçilerine sonuna kadar gücümüz yettiğince sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.

 

“İNSAN KILIKLI YARATIKLAR”

 

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise farklı bir noktaya temas etti. Basına ve kim olursa olsun insana yönelik her türlü saldırının eşkıyalık olduğunu belirten Öztürk, “Bu tür saldırıda bulunanlar ancak insan kılıklı yaratıklardır” değerlendirmesinde bulundu. Mersin basın emekçilerine yaşadıkları talihsiz olay nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileten Öztürk, “Basın özgürlüğü başta olmak üzere kişisel hak ve hürriyetleri sadece muhalefette savunmak yetmez. Genel ve yerel iktidarların bu özgürlükleri kısıtlayıcı, baskı altına alıcı her türlü saldırıya karşı gereken önlemleri alması gerekir. Bu genel iktidarın olduğu kadar yerel iktidarın da görevidir. Hele ki basın özgürlüğü; toplumun bilgi edinme, haber alma hakkını savunmak ve bu uğurda görev yapmaktır, yapabilmektir. Basını sindirmeye, korkutmaya, saldırmaya kalkarsanız, bu hareket tüm topluma yapılmış demektir. Tüm topluma saldırıyorsunuz demektir. Ne yazık ki Mersin’de bu manada bugüne kadar hoşgörü ve özgürce gelişen ilişkiler, son dönemde büyük darbeler almaya başladı. Bu saldırının adı da açıkça eşkıyalıktır. Ama Mersin eşkıyalığı kaldırmaz. Bu saldırıyı yapanları da nefretle kınıyorum, ayıplıyorum. Öte yandan genel ve yerel iktidarın görevi, kamunun kendisine verdiği gücü hizmet için kullanmaktır. Bu güç kendisine topluma hizmet için verilmiştir, topluma bu güçle şiddet uygulaması için değil. Oturdukları koltuklar, kendilerine verilen güçle toplumu sindirmek için değil hizmet yapmaları için verildi. Basın elbette eleştirebilir. Ben bir milletvekili olarak hakaretlere bile maruz kaldım. Bu da elbette doğru değil ama bugüne kadar hiçbir basın mensubuna dava bile açmadım. Şimdi ağzını açana dava açılıyor, bir takım kişilerce susturulmak isteniyor, işverenlere baskılar yapılarak işlerine son veriliyor. Sanırım Mersin’de de yerel yönetim, basını sindirme ve baskı kurma konusunda Cumhurbaşkanı’na özeniyor. Basın eleştiri sınırını aşmamalı elbette ancak her ne sebepten olursa olsun şiddet, basına veya herhangi bir insana uygulandığı zaman da bunun hiçbir savunması olamaz. İnsana şiddet uygulayan insan olamaz. Bunlar ancak insan kılıklı yaratıklardır. Bu yüzden sevgili arkadaşlarımıza geçmiş olsun derken, bu saldırıyı yapanları ve yaptıranları tüm nefretimle kınıyorum” diyerek basın özgürlüğü için destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

 

“PERSONEL DEĞİLSE NİYE MÜDAHALE EDİYOR?”

 

Ak Parti Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Uzun da Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın “Eğer personelimizse gereğini yaparız” ifadesini “Oraya işten kovulmuş hakkını aramaya gelen vatandaşa müdahale ediliyor, gazetecilere görüntü almasınlar diye saldırılıyor ve personel olmadığı savunuluyor. Bu şahıslar personel değilse neden müdahale ediyor? Uzun süredir konuşuluyor zaten. Büyükşehir’i MHP aldığından beri ülkü ocakları da adeta belediyeye taşındı. Her yere gelip oturdular, her programda baş roldeler. Sayın başkan seçim sonrası insanları işinden çıkartırken, bankamatik memurlarından bahsediyordu. Elbette çalışmadan para alan varsa çıkarılmalıydı ama yüzlerce insan çıkarılıp yerine yenileri alındı. Başkan bankamatik memuru diye konuşuyordu, şimdi de ülkü ocaklarındakiler mi bankamatik memuru oldu? Bunu da araştırmak lazım. Her şeyden önce insanlar dürüst olacak. Dayakla, baskıyla insanları sindirmek yerine dertlerini dinleyip çözüm üretmek bir idarecinin görevi olmalı. İnsanların özgürce fikrini ifade edebilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bu saldırıyla alakalı da bizim tavrımız bellidir. Kabul etmemiz mümkün olamaz. Başta basın emekçisi arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletirken, bu saldırıyı yapanlar ve zemin hazırlayanları da kınıyorum” şeklinde konuştu.

 

“UMARIM BAŞKAN SÖZÜNDE DURUR”

 

Büyükşehir Belediyesi’nde çalışırken işten çıkarılan taşeron işçilerin topladığı imzaları bir önceki toplantıda meclis salonuna götürmek isterken kendisi de görevlilerin engeli ile karşılaşan ve yaşanan itiş kakışın ardından salona girebilen Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da “Meclis toplantılarında ister istemez bazı gerginlikler olabiliyor. Son toplantıda da temenniler bölümünde Sayın Kocamaz AKP ve BDP’li meclis üyeleri ile bir tartışma yaşadı. Başkan kapılar kapatılsın diye seslendi. Sonradan öğrendik ki dışarıda bu tatsız olay yaşanmış. Ne olursa olsun kim olursa olsun biz şiddetin her türlüsünün karşısındayız. Burhanettin Başkan sorumlular belediye görevlisiyse gereğini yapacağını söylemiş. Umarım Başkan sözünde durur ve gerekeni yapar. Biz bu saldırıyı yapanlar kimse, hukuk önüne çıkarılarak hak ettikleri ceza ile cezalandırılmasını istiyoruz. İnşallah böyle bir olay da son kez yaşanmış olur. Gerek il başkanlığımız, gerekse milletvekillerimizle bu konunun takipçisi olacağız. Sorumlular hak ettikleri cezaları alana kadar da sonuna kadar desteğimizi sürdüreceğiz” diyerek basın emekçilerine yönelik yapılan saldırıyı kınadı.

 

“BASINA YÖNELİK HER SALDIRININ KARŞISINDAYIZ”

 

Meclis toplantısında iken dışarıda yaşananlardan sonradan haberi olduğunu aktaran Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna ise “Toplantının son kısmında dışarıda işten çıkarılan biri içeri girmek istemiş. Basın mensupları da görüntülemek için dışarı çıkınca bu olay yaşanmış. Ne olursa olsun basına yönelik her türlü saldırının karşısındayız. Bu tür saldırılardan da muzdaribiz. Kabul edilemez bir olay. Büyükşehir Belediye Başkanımız Burhanettin Kocamaz, kendisi de söylediği gibi bundan sonra bu tür bir olayın yaşanmaması için gerekeni yapacaktır. Yapması da gerekir. Bizler de basına karşı yapılan saldırıların her zaman karşısındayız” dedi.

 

“BU OLAYIN SORUMLUSU BURHANETTİN KOCAMAZ’DIR”

 

Ak Parti Mersin İl Başkanı İsmail Taşpınar da olayın ertesi gününde il başkanlığında bir basın toplantısı düzenledi. Taşpınar toplantıda yaptığı konuşmada, “Gece gündüz demeden mesai kavramı tanımaksızın, gerek gazete binalarında gerekse sahada halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için görev yapmakta olan basın mensupları demokratik toplumlar için vazgeçilmez bir kurum ve değerdir. Basın mensuplarının görev yapmalarını baskı, cebir ve şiddet uygulamak marifetiyle engellemeye çalışmak hem bireysel olarak kendilerine hem de haber alma özgürlüğü ve hakkına sahip halkımıza yapılmış çirkin ve menfur bir saldırıdır.

16.01.2015 Cuma günü Mersin Büyükşehir Belediye Meclis oturumu sırasında işten çıkarılan bir vatandaşımızın protestosunu haber yapmak üzere salondan dışarı çıkmak isteyen basın mensupları oradaki görevi yetkisi tanımlı tanımsız bir grup belediye çalışanınca önce engellenmeye çalışılmış ardından da darp edilmiştir. Bir kamu görevini yerine getirmekten başka gayesi olmayan korumasız ve savunmasız basın mensupları tartaklanmış, bazı basın çalışanlarının boğazı sıkılmış ve kendilerine tehditler savrulmuştur. Bu hadise sırasında darp edilen basın emekçisi arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz bu hadisenin en önemli muhatabı ve sorumlusudur. Konuyla ilgili gerekli hassasiyeti göstermeli, basın mensuplarını darp edenlerin kimliklerini tespit etmeli ve gereken cezayı vermelidir. Ak Parti İl Başkanlığı olarak olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna buradan açıkça ifade ediyoruz. Bu menfur ve çirkin saldırıyı şiddetle kınıyor bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum. Basın camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletirken çok değerli basın çalışanlarına şiddete maruz kalmadıkları, huzurlu bir yaşam diliyorum” diye konuştu.

 

“CHP BU OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAK”

 

CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit de parti önünde yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“16 Ocak 2015 tarih ve saat 15.30 civarında daha önce belediye personeli olan Veysel E. işten çıkarılmış, işsiz olduğu için yetkililerle görüşmek istemiş, ancak korumaların izin vermemesi üzerine, çıkan tartışmada korumalar ve MHP’liler tarafından tartaklanmıştır. Olayı görüntülemek isteyen basın mensuplarına ülkü ocakları militanları ve korumaların saldırmaları üzerine; İmece Muhabiri Soner Aydın, Sabah Muhabiri Adnan Açıkgöz, Akdeniz Muhabiri Necdet Taş, İHA Muhabiri Kıymet Gökçe ve Haberci Gazetesi Muhabiri Taylan Candar çeşitli yerlerinden yaralanmışlardır. Darp edilen gazeteciler, Mersin Barosu’nun görevlendirdiği avukatlarla beraber suç duyurusunda bulunmuşlardır. Bu ilk değil, daha önce de Mezbahane eyleminde çekim yapmak isteyen DHA Muhabiri Mustafa İnsan’a Zabıtalar saldırmışlar, haber yapmasını engellemişlerdir. Basın mensuplarına karşı yapılan bu çirkin ve insanlık dışı saldırıda yaralanan arkadaşlara geçmiş olsun dileklerimizi bildirirken, ayrıca CHP olarak bu olayın takipçisi olacağımız bilinmelidir. Mersin’de toplumsal barışa darbe niteliğinde olan bu davranışların artık yaşanmasını istemiyoruz ve yetkili makamlarda bulunan kişilerin bu eylemlerle ilgili gereğini yapmalarını ve mağdur edilen basın emekçilerinden özür dilemesini beklemekteyiz. Mersin ve ülke barışı için ortak sorumluluk üstlenmeli ve herklesin bu sorumluluğa sahip çıkması gerekmektedir”

 

İLK’TEN 10 OCAK VURGUSU

 

Chp Tarsus İlçe Başkanı Ali İlk ise yayınladığı mesajda şu ifadelere dikkat çekti;

“Bu hafta içerisinde yaşanan trajikomik olay Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı çıkışında gazetecilere yapılan saldırıdır. Daha çalışan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayalı birkaç gün olmuş iken, böylesine vahşice bir saldırıya maruz kalmış gazeteci arkadaşlara ve tüm gazetecilere geçmiş olsun diyorum. Meclis toplantısı devam ederken aniden gerçekleşen kavga ve tartışmaları gözlemleyebilmek için olay yerine doğru hareket eden gazetecilerin haber yapma hakları kısıtlanmış, kapılar ani bir şekilde kapatılmış, gazetecilerin adeta hürriyetleri tehdit edilmiş, kapılar açıldıktan sonra yerde yatan bir kişiyi fotoğraflamak isteyen basın mensuplarına kim oldukları bilinmeyen bir grup tarafından saldırı gerçekleşmiştir. Bu saldırıyı da açıkça kınıyor ve özgür basına yönelik bu saldırının son olmasını diliyorum”

 

GAZETECİLER CEMİYETİ’NDEN KINAMA

 

Mersin Gazeteciler Cemiyeti adına bir mesaj yayınlayan Ahmet Ünal da yaşanan olayı şu ifadelerle kınadı;

“Mersin Büyükşehir Belediyesinin olağan meclis toplantısının ikinci oturumunu izlemekte olan ve tek amaçları kamu adına habercilik görevini yapmak isteyen meslektaşlarımıza bir grup tarafından sözlü ve fiili saldırı gerçekleştirilmiştir. Olağan meclis toplantısına gelen işlerinden atılmış belediye işçilerinin eylemine müdahale etmek isteyen bir grup daha sonra olayı görüntülemek isteyen meslektaşlarımıza saldırmıştır. Bu grup meslektaşlarımızı darp ederek görevlerini engellemiştir. Olayda çeşitli yerlerinden darp edilen meslektaşlarımız en yakın polis noktasına başvurarak zanlılardan şikayetçi olmuştur. Daha önce de Büyükşehir Belediye Zabıtalarının kötü muamelesine ve saldırısına muhattap olan meslektaşlarımıza benzer bir saldırının yapılması son derece düşündürücü ve ürkütücü boyutlardadır. Sorumluların en kısa sürede yargı önüne çıkacağını düşündüğümüz bu saldırıyı kınıyor, değerli meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Haber alma  özgürlüğü hedef alınarak  yapılan bu saldırının  her açıdan takipçisi olacağımızı da üstüne basarak vurguluyoruz”

 

OCAK BAŞKANI DOĞAN SESSİZ KALMAYI TERCİH ETTİ

 

MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, bugün İl Başkanı Sebahattin Kılıç’ın bir basın toplantısı düzenleyeceğini belirterek, toplantının ardından konuyla ilgili değerlendirme yapabileceğini aktarırken, Ülkü Ocakları Mersin İl Başkanı Hüsnü Doğan ise “Herhangi bir demeç vermeyeceğim. Eğer demeç verecek olsam zaten basın açıklaması yapar gerekenleri söylerim” dedi.

 

NE OLMUŞTU?

 

Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nı takip eden gazeteciler, toplantı sırasında salon dışında meydana gelen bir olayı görüntülemek isterken saldırıya uğradı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Ocak Ayı Meclis Toplantısı ikinci birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz başkanlığında Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapıldı. Toplantı devam ederken, salonda yaşanan hareketlenme ve bazı kişilerin dışarıya doğru koşmaları üzerine toplantıyı izleyen gazeteciler de kapıya yöneldi. Ancak, kapı içeriden ve dışarıdan kapatılarak kısa süre gazetecilerin dışarıya çıkmasına izin verilmedi. Yaşanan tartışmalar üzerine kapıyı açtıran gazeteciler, salonun bahçesinde yerde bir şahsın yattığını ve başında bir kalabalık olduğunu görünce olayı görüntülemek istedi. Daha fotoğraf makinelerini kaldırdıkları sırada, yerde yatan şahsın başında bulunan 15-20 kişi bir anda görüntü almak isteyen gazetecileri tartaklamaya başladı. Gazeteciler İhlas haber Ajansı (İHA) muhabiri Kıymet Gökçe, Mersin’de yerel yayın yapan Mersin İmece Gazetesi muhabiri Soner Aydın, Sabah gazetesi muhabiri Adnan Açıkgöz, Akdeniz Gazetesi muhabiri Necdet Taş ve Haberci Gazetesi muhabiri Taylan Candar ile şahıslar arasında arbede yaşanırken, Soner Aydın ve Adnan Açıkgöz saldırganlar tarafından yumruklandı. Necdet Taş ile Soner Aydın’ın boğazını da sıkan saldırganlar, uzun süre gazetecileri tartakladı. Yaşanan arbede, bazı belediye görevlilerinin araya girmesiyle sona ererken, olay yerine polis çağıran gazeteciler, saldırganlardan şikayetçi oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.