Otobüsler için yollar güvene alınmalı/Mehmet Nabi Batuk'un Haberi

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden Türkiye’nin birçok noktasına hizmet sağlayan otobüs firmaları, son dönemde otobüslerine yapılan saldırılar nedeniyle zor günler yaşıyor. Erdemli İlçesinde yapılan teröre lanet yürüyüşlerinde otobüs firmaları, saldırılara uğrayarak kullanılamaz hale getirildi.

- Bu haber 363 kez okundu.

Otobüsler için yollar güvene alınmalı/Mehmet Nabi Batuk'un Haberi
 Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden Türkiye’nin birçok noktasına hizmet sağlayan otobüs firmaları, son dönemde otobüslerine yapılan saldırılar nedeniyle zor günler yaşıyor.

PKK'lıların Dağlıca saldırısının ardından Türkiye’nin bütün illerinde gerçekleştirilen protestolarda özellikle Kürt yurttaşlara ait evlere, iş yerlerine ve araçlara yapılan saldırılar nedeniyle Kürt yurttaşlar zor günler yaşıyor. Erdemli İlçesinde saldırıya uğrayan Star Diyarbakır, Özlem Diyarbakır, Van Gölü Seyahat, Star Mardin, Mardin Dilmenler, Adıyaman Ünal Turizm ve Kırıkkale’de saldırıya uğrayan Muş Tur’a ait otobüsler Ellerinde Türkiye bayrağı bulunan protestocuların saldırılarına uğrayarak kullanılamaz hale getirildi. Mersin Sanayi sitesinde bakıma alınan otobüslerin ise hasarları 30 Bin TL – 40 Bin TL arasında değişiyor. Kimi Otobüs Firmalarının uğradıkları zararı kasko karşılarken bazı otobüs firmalarının zararını ise kasko karşılamıyor. Kırıkkale’de protestocuların saldırısına uğrayan Muş Tur’a ait otobüsün zararı Kırıkkale’de düzenlenmiş saldırı raporu olmadığı gerekçesiyle karşılanmıyor. Otobüslerin içerisinde kaptan şoförler dâhil 4 çalışan bulunuyor. Bazı otobüs şoförleri de güvenlik birimlerinin kendilerini yapılan saldırıları engelleme noktasında yetersiz kaldığını belirterek artık kendi güvenliklerini kendilerinin sağlayacağını belirtiyor. 

 

“Böyle bir kişilik böyle bir insansızlık olamaz”

 

Protestocuların Akdeniz ve Doğu firmalarına ait otobüsleri durdurup kimlik kontrolü yaptıklarını belirten Özlem Diyarbakır Mersin Merkez Yazhanesi İşletmecisi Çetin Altun, o gün yaşananları şöyle özetliyor: “Bir Mersin firmasına ait otobüsü durdurarak doğulu biri var mı diye kimlik kontrolü yapmışlar. Daha sonra Diyarbakırlı olan bir genci indirmeye çalışmışlar. Ama kaptan sağ olsun buna izin vermemiş. Sora otobüsün camlarını kırmışlar siz niye doğulu bir yolcu taşıyorsunuz diye. Böyle bir kişilik böyle bir insansızlık olamaz. Hepimiz insanız hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Bunun olmaması lazım.” Özlem Diyarbakır firması olarak hukuksal hakları olmasına rağmen beş gündür Antalya’ya araba kaldıramadıklarını ifade eden Altun, Erdemli – Antalya karayolunun Doğu firmaları için hala tehlikeli olduğunu belirtti. Altun, “Erdemli’den sonra araçlarımız zarar görüyor. Camları kırılıyor. Yolcularımız mağdur oluyor. Yolcular yaralanıyor. Bir otobüs zarar gördüğünde o otobüs firmasında çalışan herkes zarar görüyor. İnsanlar bu yüzden doğu firmalarına binmek istemiyor. Acaba bu firmaya binelim bu olaylar başımıza gelir mi diye düşünüyorlar. Bu nedenliye firma zarar görüyor yazhanecisi herkes zarar görüyor. Önümüz bayramdır. Bu saldırılar böyle devam ederse biz burayı kapatıp evimize gidip oturacağız. Bu işi bırakmak zorunda kalacağız. Cizre’ye, Antalya’ya, Bursa’ya, Konya’ya araba gönderemiyoruz. Peki, biz burada ne yapacağız. Saldırılardan sonda şoförler psikolojik bakı yaşıyor. Şoförler kaygılanıyor ve buda otobüs içerisindeki tüm insanların hayatlarını tehlikeye atıyor. Şoförler bizim önümüzde ne var bize barikat mı kurmuşlar. Saldırıya mı uğrayacağız diye kaygılanıyor. Her an kazada yapabilir. Çünkü olaylar beynine işlemiş. Bu durum çok tehlikelidir. Emniyet güçleri pek fazla müdahale etmiyor. Bu olayları bıraksınlar. Bu olayların durulması lazım. Biz her zaman barışın tarafındayız. Biz sadece barış istiyoruz. Önümüzde bayram var herkes memleketine gider herkes annesini babasını görmeye gider bu olaylar devam ederse maalesef kimse bir yere gidemez.

 

“Bu sıkıntıların temelinde bizim siyasetçilerimizin beceriksizliği vardır”

 

Yaşanan saldırılarda kendilerinin hiçbir suçu olmadığını belirten Mardin Dilmenler Seyahat Mersin Temsilcisi Ali Yılma ise şöyle konuştu: “Otobüslerin içerisinde Türk, Kürt, Laz, Çerkez’de olur. Bu saldırganların yaptığı normal bir olay değil. Şimdi Doğu’ya bakın batı firmalarına herhangi bir saldırı var mı. Şimdi onlarda Doğuda öyle yapar bunlarda batıda böyle yapar. Bizim istediğimiz bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesidir. Herkes bir an önce normal hukukuna dönmelidir. Ben Mardinliyim terörün her türlüsüne karşıyım. Kim olursa olsun ister HDPli ister MHPli ister AKPli ister CHPli fark etmez benim için, terörün şiddetin olduğu her şeyi ben kınarım. Ben bu ülkede vergi veriyorsam. Ve bana saldırıyorlarsa bu bir terör olayıdır. Bende Türkiye’nin bir vatandaşıyım. Bu saldırıları Hükümetin kınaması tasvip etmemesi gerekiyor. Onlarında çıkıp açıkça her türlü şiddet olayına karşı olmaları gerekiyor. 4 yıldır çözüm süreci dendi. En acılı örneği Osmaniye’deki Albaydır. Canı yandığı zaman bakın nasıl haykırıyor. Nasıl tepkisini gösteriyor. Türk, Kürt kardeştir diyoruz ancak kardeşlik bugünlerde belli olur. Bizim yaşadığımız bu sıkıntıların temelinde bizim siyasetçilerimizin beceriksizliği vardır. Biz hiçbir zaman ne olursa olsun ne mezhepte olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun biz kan dökülmesinin taraftarı değiliz. İnsan insan olduktan sonra her koşulda yaşamaya hakkı vardır. Şimdi otobüslerin ne günahı var. Yarın öbürsü gün doğu firmaları servisleri kezse gene Türkiye zarar görür. Orada memuru, askeriyesi, doktoru var. Tüm bu insanları doğuya biz taşıyoruz. Bize saldıranlara sesleniyorum bunları bir düşünün. Yarın Şırnak, Cizre, Hakkâri’ye askerler gidecek. Biz olmazsak o zaman bu insanlar oraya nasıl gidecek. Bize saldıranlara bu soruyu sormak istiyorum.”

 

“Saldırıya uğrayan otobüsteki yolculardan biri biz olalım kendinizi onun yerine koyun”

  

Van gölü Seyahat Mersin Merkez Temsilcisi Taner Aytürk “Bize karşı neyin savaşını veriyorlar biz anlamadık. Arabalarımıza saldırıyorlar, camlarımızı kırıyorlar. Türklük, Kürtlük meselesini ortaya atmak istiyorlar. Bu memlekette herkesin evi var bu topraklar hepimizin toprağıdır. Bu bayrak altında yaşıyoruz bu bayrak hepimizin bayrağıdır. Bu saldırılar sadece bizim arabalarımıza değil orada bulunan tüm doğu arabalarına yapıldı. Buraya Doğu’dan gelende buranın insanıdır. Şimdi saldırıya uğrayan otobüsteki yolculardan biri biz olalım kendinizi onun yerine koyun. Bu saldırılar bu insanlara yapılmasın. Bu saldırılar cahilce bir davranıştır. Bu otobüslerden kim faydalanıyorsa kim yolculuk yapıyorsa otobüs onundur. Allah korusun otobüs kaza yapsa otobüsün içindeki herkes risk altındadır. Hoş şeyler değildir bunlar, cahilce şeylerdir” dedi.

 

“İsteseler müdahale ederler durduramazlar mı?”

 

Star Mardin Seyahat Mersin Merkez Yazhane Yöneticisi Mervan Yılmaz ise; “Bu saldırıları yapan insanları nefretle kınıyoruz. Bu otobüslerin içerisinde, Türk, Arap, Kürt’te var. Bu saldırıları yapanları hoş görmek tasvip etmek mümkün değil. Bu saldırıları yapanlar asıl terörün kendileridir. Bu otobüslerde bir sürü masum insan, hamile kadınlar, çocuklar var. Arabalar saldırılardan sonra yola devam edemedi. Kırık camlarla buraya kadar geldi. İnsanları başka araçlarla başka otobüslerle memleketlerine gönderdik. Şoförler hala burada, otobüsler hala tamirhanede cam bekliyor. Kaç gündür sefere çıkamıyor. Erdemli’den Antalya’ya kadar tüm sahil şeridi boyunca Doğu araçları oradan geçiş yapamıyor. Gidenlerde ya saldırıya uğruyor camları kırılıyor. Can güvenliğinden dolayı geri dönmek zorunda kalıyor. Jandarma olsun emniyet güçleri olsun bu saldırılara göz yumuyorlar. Bu güçler görevlerini yapsınlar. Bu saldırılar Türkiye'nin gözleri önünde oluyor. Türkiye’nin birçok yerinde insanların işyerleri ateşe verildi. İsteseler müdahale ederler durduramazlar mı? Seçimden bu yana insanlara yapılan haksızlıklar, olumsuz şeyleri herkes görüyor. Kimin ne olduğunu neyin ne olduğunu herkes iyi biliyor” dedi.

 

“Ben Askerin, polisin olduğu yerleri güveli bölge sanıyordum”

 

Erdemli’de saldırıya Uğrayan Van Gölü Seyahat’e ait otobüsün olay sırasında şoförlüğünü yapan Murat Bayri ise yaşadıkları şöyle anlattı. “Millet terörü doğuda bilirken terör o gece Mersin’de yaşanıyordu. Millete zarar veriyorlar. Araçlarımızın camlarını kırdılar, Aracımıza ve yolcularımıza zarar verdiler. Bize linç girişiminde bulundular. Çok mağdur durumdayız, şuan 20 Bin Lira’nın üzerinde bir masrafımız var. Biz Mersin Valisi’ne çıktık. Dedik bu bir terördür. Teröre karşı devletten yardım almamız gerekiyor. Vali bize dedi ki bu bir terör değil bir toplumsal olaydır. Biz toplumsal olayları karşılamıyoruz. Aracımızda üç tane kendi personelimiz var. Firmamız Erdemli üzerinden Antalya seferlerini kesti. Bizim ödediğimiz vergilerle, köprü otoban paralarıyla maaş alan devletin birimleri biz saldırıya uğrarken gülüyordu. Biri geldi dedi ben buranın kaymakamıyım. Bize herhangi bir güvenlik önlemi sağlamadılar. Bize saldıranlara su ısmarladılar. Aracımızda çocuklar vardı bayanlar vardı Jandarma güveliğimizi almadı. Bize küfrettiler yolculara saldırdılar. Ben Askerin, polisin olduğu yerleri güveli bölge sanıyordum. Bu olaydan sonra askeriyeye zerre kadar güvenimiz kalmamıştır. Bizde bundan sonra kendi müdahalemizi kendimiz yapacağız. Bize saldıranlara karşı gereken cevabı vereceğiz. Bundan sonra bu şekil olmayacak. Biz her seferde 20 Bin liri zarar ödeyemeyiz. Biz sonuçta çalışan insanlarız, ekmeğimiz için gece gündüz yollarda olan insanlarız. Devlet bizim güveliğimizi sağlayamıyor. Valiye’de söyledim senin maaşın halkın cebinden ödeniyor sen niye burada bizi savunmuyorsun. Eğer devlet benim canımı malımı koruyamıyorsa o zaman biz o devleti istemiyoruz. Bu işin gerçek tarafı da budur. Biz istiyoruz devlet bizi de korusun” dedi.

 

“Siz koltukta oturun sağdan soldan taş atsınlar, o anı yaşayanlar bilir”

 

Mersin’e gelirken Kırıkkale’de protestocuların saldırısına uğrayan Lider Muş Turizm Firmasına ait aracın Şoförü Muharrem Ağaoğlu ise “Bizim kaderimiz böyledir. Benim arabama Kırıkkale’de taş atan bu devletin polisleriydi. Direksiyonda ben vardım. Bu devletin polisi Kırıkkale’de arabamın önüne geçerek elindeki kocaman büyük parke taşını benim ön camıma vurdu. Devlet bize sahip çıkarak bir şehirden çıkaramadı. Devlet bitmiş kimse kusura bakmasın. Biz o saldırıdan kendi imkânlarımızla çıktık. Kefenlerimizi aldık koltuğumuzun altına öyle çıktık. Bundan sonra arabalarımızda ruhsatlı silahlarımızı taşıyacağız. Biz mallarımızı böyle hibe edemeyiz. O saldırıyı arabanın içerisinde yaşamak lazım. Gidin siz koltukta oturun sağdan soldan taş atsınlar o anı yaşayanlar bilir. Benim arabamda Allah’a çok şükür yaralanan olmadı. Arabayı Kullanan bendim sağ tarafımda polisler vardı. Sağ tarafımdaki bütün camlarımı polisler kırdı. Bunu canlı ben yaşadım. Arabamın önüne gelen camıma kaldırım taşı atan bizzat devletin resmi elbiseli, şapkalı polisiydi. Ben orada mümkünü yok duramadım. Bir suç duyurusunda bulunamadım. Kırşehir’e geldim oradaki askere başvurdum o da bizim bölgemiz değil dedi. Suç duyurusunu da ancak gidip Kırıkkale’de bulunabilirim ama o imkânımız yok. Ben o gün Kırıkkale’den çıkana kadar akla karayı seçtim. Yaşadığımız bu saldırıların sorumlusu siyasilerdir. Oktay Vural dedi ki millet hadi caddelere. Bu saldırıları yapanlar Ülkü Ocaklarıdır MHP’dir. Ben şimdi zararımı kimden alacağım” diye konuştu.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.