ÖZEL SEKTÖR HALK EKMEK FABRİKASI’NA TALİP

Ekmek üreticileri Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ekmek Fabrikası’nın işletmesine talip. Üreticiler bir araya gelip yapacakları ortak üretimle bir taraftan belediyeye uygun fiyatlı ekmek temin ederken diğer taraftan kendi ihtiyaçları olan üretim adetlerine ulaşmak istiyor.

- Bu haber 463 kez okundu.

ÖZEL SEKTÖR HALK EKMEK FABRİKASI’NA TALİP

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 33 No’lu Gıda ve İçecek Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Fuat Akbaş sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Sektörün zor günlerden geçtiğini ifade eden Akbaş, bu sıkıntıların aşılabilmesi için yapılabilecek çalışmalar hakkında önerilerini anlattı. Sorunların çözümü için güç birliğine gidilmesi gerektiğine işaret eden Akbaş, sektöre birlik çağrısı yaptı. Sektörde yaşanan en büyük sorun olarak maliyet artışlarını gösteren Fuat Akbaş, “Temel girdi kalemimiz un. Un fiyatları geçen yıldan bu yana yüzde 30’un üzerinde artış gösterdi. Bunun yanında işçilik maliyetleri her geçen gün yükseliyor. Maya, yakıt gibi kalemlere baktığımızda yüzde 25 zam yapıldı. Bu kadar artış olmasına rağmen biz ekmeğe zam yapamıyoruz ve sektör temsilcilerimiz büyük zorluklar yaşıyor” diye konuştu. Artan fiyatlarla mücadele edebilmek adına sektör temsilcilerinin ürün çeşitlemesine gittiğini bildiren Akbaş, bunun da yeterli sonuç getirmediğini, her ne kadar kepekli, tam buğday, çavdar, yulaflı ekmeklerin tüketimi son zamanlarda artmaya başlasa da ana tüketim maddesi olan somun ekmek satışı ile rekabetin mümkün olmadığını söyledi. Sektörde harsız rekabet oranlarında da artış yaşanmaya başladığını bildiren Akbaş, şu değerlendirmeyi yaptı: “Özellikle son dönemlerde kentimizde pide satışlarında ciddi artışlar yaşanıyor. Hemen her köşe başında ruhsatsız pide fırınları açılmaya başladı. Bu durum sektöre ciddi zararlar veriyor. Denetimler artırılarak bu sorunumuz çözümlenmeli. Son zamanlarda artan maliyetler üretici üzerinde büyük bir yük oluştururken bir de haksız rekabet ile mücadele etmek, durumu daha da zorlaştırıyor.”

“MERSİN MARKASI OLUŞTURABİLİRİZ”
Yaşanan sıkıntının güç birliğine gidilerek çözümlenebileceğine dikkat çeken Fuat Akbaş bunun iki şekilde sağlanabileceğine değinerek şöyle konuştu: “Mersin’de her mahallede 5-6 tane pide fırını açılmasının yanı sıra artık halkın alışveriş alışkanlıklarının da değişmeye başladığını görüyoruz. Günümüzde alışverişin büyük bölümü AVM’lerden yapılıyor. Özellikle AVM’ler içinde yer alan büyük marketler kendi unlu mamullerini, ekmeklerini de üretiyor. Bu durum fırıncılık sektörünü sekteye uğratıyor ve sektörün geleceğine dair endişe uyandırıyor. Komite olarak bu sorunun çözümünü güç birliğine gitmekte görüyoruz. Belki tek bir fırın sahibi kompleks bir yer açamaz ama güçlerimizi birleştirip kentte her türlü unlu mamul çeşidinin, tatlı çeşitlerinin bir arada satıldığı, insanların alışveriş yapmanın yanı sıra oturup dinlenebildikleri, çocuklarının oyun oynayabildiği geniş, nezih mekanlar açabiliriz. Güçlerimizi birleştirirsek Simit Sarayı benzeri, farklı bir konsept ile Mersin markası oluşturabiliriz. Önümüzdeki süreçte çalışmalarımızı bu doğrultuda yoğunlaştıracağız. Bugün güç birliğine giden firmaları devlet de destekliyor ve KOSGEB başta olmak üzere birçok kurum çeşitli destekler veriyor. Bu birlikteliği sağlayarak hem yaşanan sıkıntılı ortam içinden çıkabileceğimize hem de diğer sektörlere örnek teşkil edebileceğimize inanıyorum.”

“GÜÇ BİRLİĞİ İLE MALİYETLER AŞAĞI ÇEKİLEBİLİR”
Bir araya gelerek daha güçlü yatırımlara gidilebileceği gibi yine güçlerin birleştirilmesiyle mevcut imkanların da daha iyi değerlendirilebileceğini kaydeden Fuat Akbaş, şu değerlendirmeyi yaptı:“Mevcut durumda Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Halk Ekmek Fabrikası bulunmakta. Burada 80 kişilik bir ekip günlük 17 bin civarında ekmek üretiyor. Bu hesapla bir ekmeğin maliyetinin 1.60 TL’ye mal edildiğini, ancak 60 kuruşa satıldığını görüyoruz. Yani bu işletmenin maalesef şu anda zarar ettiğini düşünüyoruz. Oysa bu işletmede maliyetin çıkarılabilmesi için günlük 100 bin ekmek üretilmesi, kara geçilebilmesi için de yaklaşık 200 bin ekmek üretilmesi gerekiyor. Komite olarak önerimiz, bu fabrikanın işletmesinin özel sektöre verilmesi. İmzalanacak bir protokol ile çok sayıda fırın işletmesi bir araya gelip burada üretim yaparak günlük 200 bin adetin üzerinde ekmek üretimi sağlayabileceği gibi Belediyenin ihtiyaç duyacağı günlük yaklaşık 20 bin adetlik ekmeği de istenilen fiyatlarla belediye satış noktalarına ulaştırabilir. Bu durumda hem halk uygun fiyatlarla ekmek tüketmeye devam edecek hem üretici kazanacak hem de belediye amacına ulaşacaktır. Aksi halde bu şekilde zarar edilmeye devam edilirse projenin uzun sürmesi mümkün gözükmüyor.”

“BUĞDAY ÜRETİMİ DESTEKLENMELİ”
Ekmeğin, temel besin maddesi olduğunu hatırlatan Fuat Akbaş, bu nedenle ekmek üretim maliyetlerinin azaltılması yönünde de çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi. Bunun için ana girdi kalemi olan un maliyetlerinin azaltılmasının önemine değinen Akbaş, ithal buğdayın önüne geçilmesi gerektiğini anlattı. Çiftçinin para kazanamaması nedeniyle buğday ekiminden uzaklaştığına işaret eden Akbaş, “Çiftçinin desteklenmesi şart. Ana tüketim maddelerinde dışa bağımlı olmamalıyız. Buğday ithal edilince un sanayicisi maliyetindeki artışı doğrudan fiyatlarına yansıtıyor. Yerli üretim desteklenirse bu sorunun önüne geçilecektir” ifadelerini kullandı. Un fiyatlarının yanı sıra su fiyatlarının da oldukça yüksek olduğunu anlatan Akbaş, “Mersin’de kullandığımız su gerçekten pahalı. Sanayinin üretimin desteklenmesi amacıyla elektrikte olduğu gibi su aboneliklerinde yeni indirimli bir tarife uygulanmasını bekliyoruz” dedi. Yurtdışı fuarlara katıldıklarını, Paris, Dubai gibi ülkelerde unlu mamuller sektörünü inceleme fırsatı bulduğunu da anlatan Fuat Akbaş, “Bu ülkelerde ekmek fiyatları bizden daha pahalı. Satış yöntemlerimiz de benzerlik gösteriyor” diye konuştu. Ardından sektörün geleceğine yönelik değerlendirme yapan Akbaş sözlerini şöyle tamamladı: “Sektörümüzde yaşanan değişim, fırınların yavaş yavaş kapanmasını da beraberinde getirecektir. Önümüzdeki süreçte satışların daha çok AVM’ler içine ya da kompleks büyük tesislere kayacağına, bakkallar gibi bir süre sonra fırınların da işlevini yitireceğine inanıyorum. Tedbirimizi şimdiden almamız şart. Üstelik alttan yetişen fırıncı da çok fazla değil. MTSO Eğitim ve Kalkınma Vakfı olarak dönem dönem fırıncılık ve pastacılık eğitimleri vermemize rağmen istediğimiz sonuçları alamıyoruz. Bu nedenle güç birliğine gitmek kaçınılmaz gözüküyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.