ROBERTO FERRARİ HAYATINI KAYBETTİ

Mersin’de dinler arası kültürün ve kardeşliğin kahramanlarından biri olarak gösterilen Mersin Katolik Kilisesi Ruhani Lideri 95 yaşındaki Roberto Ferrari önceki gün yaşamını yitirdi.

- Bu haber 1311 kez okundu.

ROBERTO FERRARİ HAYATINI KAYBETTİ
Mejdel Aslan-

Uzun zamandır tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Roberto Ferrari 1974 yılından beri Mersin’de bulunuyordu.

Roberto Ferrari’nin ölümü başta Katolik camiası olmak üzere tüm sevenlerini yasa boğdu. Mersin’de dinler kültürün ve kardeşliğin kahramanlarından biri olarak gösterilen Roberto Ferrari ayrıca Mersin'de dinlerin kardeşliği törenlerinin kurucularından, müdavimlerindendi. Bununla birlikte Mersin’in tanıtım projelerinde de önemli rol oynadı.

 

ÖZLEM SERRA ÖZ, FERRARİ’Yİ ANLATTI

 

Gazeteci-Çevirmen olan ve aynı zamanda Roberto Ferrari’yi yakından tanıyan Özlem Serra Öz , Roberto Ferrari için bir yazı kaleme almış ve onun çalışmalarını ve dinler arasındaki hoş görüye katkılarını ayrıntılı bir şekilde anlatmış. Serra Öz, Ferrari’yi ölmeden bir gün önce tedavi gördüğü hastaneden ziyaret ettiğini ve yazdığı yazıyı kendisine teslim ettiğini bunun karşısında Ferrari’nin oldukça mutlu olduğu ifade etti. Serra Öz,  “İnanç Uğruna, Anadolu yollarında 50 yıl... Başrahip Roberto Ferrari” adlı yazısının bazı bölümlerinde şu ifadelere yer veriyor: “

 

MÜEZZİNLER ARASINDA TEK BİR RAHİP

 Basında, Mersin  mezarlığında, müftülükte Mersin’in değişik noktalarında sık sık görürsünüz,

Peder Roberto Ferrari’yi...

Aslen İtalyan olan,devamlı bir organizasyon halinde olan,80 yaşını aşmasına rağmen hala ‘’dolce lingue’’‘(tatlı dil) kullanarak,problemleri tarafsız çözmesi ile tanınan bu Peder, bir çok Mersinliden daha çok Mersinli belkide...

1936 yılında İtalyadan gelmiş, o gün bugündür, Anadolu’nun çeşitli kentlerinde hem Türklerin hem katolik cemaatinin her türlü sorununu çözmüş onlara akıl gösteren,bir rahip olmuş.Cenaze,düğün,noel, paskalya,vaftiz gibi törenleri düzenleyen, din farkı gözetmeden herkese koşan Rahip Roberto,Türkide yaşamaktan son derece hoşnut...

 

 

Trabzon, Mardin, İskenderun gibi şehirlerden sonra 1974 başrahip olarak Mersin’e atanan Roberto Ferrari bir ara İskenderun’da görev yapıp görevine yeniden dönse de, Mersinden hiç kopmamış.

Aşırı milliyetçiliğin hüküm sürdüğü ve rahiplerin korkulu rüyası, görev yeri Trabzon’da bile seve seve görev yaptığını, yalnızca kendi dinini icra ettiğini, cemaatine liderlik yardım için yaşadığını ifade ediyor.

Türkiye’yi ikinci vatanı kabul eden Ferrari 50 yılı aşkındır Anadolu yollarında... Kimi kez motosiklet, kimi kez bir bisiklet bazen de büyük bir minibüsle cemaatinin bir işini çözerken rastlarsınız Mersin sokaklarında...

1853 de Abdulmecit döneminde bir fermanla yapılmasına karar verilen Mersin Latin Katolik Kilisesi, 1991 yılında Papa’nın isteği ile Katedrale dönüşmüş. Kireç taşından inşa edilen ve Türkiye’de bulunan üç büyük katedralden biri olan Mersin Kilisesi 2009 yılının Aziz Pavlus yılı olması nedeniyle bu yıl haziran ayına kadar birçok ülkeden gelen hristiyanı ağırlamış. Bulunduğumuz yıl daha da popüler hale gelen yöre, yabancıların ziyaretlerine sahne olmuş, Peder Roberto ve diğer kilise çalışanları canla başla çalışıp Tarsus’tan sonra Mersin’e de uğrayan misafirleri ağırlamışlar. Mersindeki Hristiyan cemaati, Latin, Maruni, Süryani, Ermeni ve Melkit katoliklerinden oluşuyor, özellikle her Pazar ayin öncesi ve sonrası cemaat birbirinin hatırını sorup hatır soruyor. Herkes yaş gurubuna göre kilise bahçesinin bir kenarında koyu bir sohbete dalıyor. Hristiyanlık dininde ‘’günah çıkarma’’ denilen uygulamanın ağırlığını, ikna ve telkin  gücünün sorumluluğunu taşıyan peder Roberto,her şeyin konuşarak çözüleceğine kötülükten ezmekten kimseye hayır gelmeyeceğini herkesin Allah’ının bir olduğunu savunuyor.Latin Katolik Kilisesi kente gelen turist veya yabancı iş adamlarının dua için, danışmak için, cemaatle tanışmak için mutlaka uğradığı önemli bir yer...1996 da Irak’da Saddam’ın zulmünden yurtdışına gitmek için Türkiye’den geçen, Iraklı hristiyanların kilise bahçesindeki odalarda bir süre misafir edildiği hala iyi ve hüzünlü birer anı olarak kafalarda kalmış. Böylelikle uluslararası bir sorun olan mülteci sorunundan o yılarda Mersin de nasibini almış. Masasının etrafında tüm bilgiler mevcut otel isimleri, çeşitli telefon numaraları, ölenlerin doğanların, evlenenlerin, vaftiz olanların dosyası, Türkiye haritası, İsa heykelleri, en son Papa Benedetto’nun resimleri canlı bir tarih Rahip Roberto... Nüfusunun çoğu müslüman bir ülkede müezzinler arasında çan çalıp varlığını mevcudiyetini sürdürmek, cemaatine sahip olmak, geçmişte defalarca emniyete bilgi vermek zorunda kalmak  zan altına girmek sonra aklanmak kolay bir hayat değil elbette..

Peder Roberto, gelişen Türkiye ile kafaların değiştiğini, bu topraklardaki kültür zenginliğinden dolayı fanatizm den kimseye fayda gelemeyeceğini, her şeyin güzellikle barışla çözebilecekleri inancını her fırsatta dile getiriyor.

Kanunlarda belirtilmiş olan din ve ibadet yerlerinden,  su ve elektrik için ücret alınmaması kararından doğal olarak kilisede yararlanmak istiyor, Ramazan ayı başlangıcında müftü ziyaretinde bu dileğini dile getiren peder Roberto, bu konuda hıristiyanların ibadet yeri olarak kendilerinin de yararlanması gerektiğini ifade ediyor ve cevabı umutla bekliyor.

Müezzinler arasında 50 yıl geçirse de, başka bir dinin cemaat lideri olsa da o her gün çanını çalıp insanları duaya çağırıyor. İnancı uğruna tayin edildiği Mersin’de çan kulesine bıkıp usanmadan inip çıkıyor.

Röportaj sonrası Mersin’e bir mesaj yolluyor’’Tanrı Mersin’i ve güzel insanlarını korusun’’

Ezanın, çan sesine karıştığı da oluyor. Tanrıya ulaşmakta gidilen yollar ayrı olsa da, aslından çan ve ezan sesinin verdiği tek mesaj var... Ulaşılmak istenen noktanın aynı olduğu...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.