“Taş ocağı işletmecisi misiniz?”/Raziye ERDEN'in Haberi

Uzel, Nükleer Güç Santral Projesi’nin Rosatom tarafından yapılmasına karşı olduğunu dile getirerek, “Sizin işiniz nükleer santral mi inşa etmek, yoksa taş ocağı işletmecisi misiniz?" diye sordu.

- Bu haber 943 kez okundu.

“Taş ocağı işletmecisi misiniz?”/Raziye ERDEN'in Haberi
 Akkuyu Nükleer Santral Müdürü Mehmet Faruk Uzel, 17 Ağustos 2015'te Nükleer Güç Santral (NGS) Projesinden dün basın toplantısı düzenleyerek ayrıldığını duyurdu. Uzel, 13 gün sonra bu açıklamayı yapmasına gerekçe olarak; yakın dostlarının neden ayrılma gereği duyduğuna dair sorular sormaları üzerine rehberindeki numaralara mesaj attığını, bu durumu öğrenen NGS şirketinin de, arayarak, mesajı düzeltmesini istediğini ve düzeltmediği takdirde, hakkında linç kampanyası başlatacaklarını söylediklerini öne sürdü.

“Türkiye için NGS’nin olması zorunluluktur”

Uzel, Gazeteciler Cemiyeti’nde (MGC) yaptığı açıklama da, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Nükleer Santralin Türkiye için bir güç kaynağı olduğunu ve yapılmasının gerekli olduğunu belirterek, “Gelişen, büyüyen Türkiye’nin kalkınması ve milli bağımsızlığını elde edebilmesi için Nükleer Teknoloji ve Nükleer Güç Santralinin (NGS) olması bir elzemdir, zorunluluktur. Türkiye’nin ilk Nükleer Santrali Rosatom tarafından yapılıyor olması ülkemin ve memleketimin menfaatine olmayacağını düşünüyorum” dedi.  Projeye dahil olduğu ilk günden beri projenin işleyişinde sorunlar olduğunu dile getiren Uzel,  Proje Şirketi olan Akkuyu Nükleer Güç Santral’i (NGS) Bilgilendirme Merkezi’nin kurumsallıktan çok uzak olduğunu iddia etti. Uzel, “Ancak Türkiye’de böyle bir projenin ilk kez yürütülüyor olmasına Rusların ya da yabancı bir ülkenin getirdiği zorluklara bağlayarak, her şeye rağmen var gücümle yaklaşık 3 yıl olarak bilgilendirme merkezi çatısı altısında, doğrudan iletişim ve medya aracılığıyla Mersin kamuoyuna Nükleer Enerji’nin Türkiye için gerekliliğini anlatmaya çalıştım. Ancak son bir yıllık süreçte, projeye dair itirazlarımı şirket içerisinde daha yüksek bir sesle dillendirmeye çalıştım. Bunun akabinde de gerginlik tırmandı. Tırmanılan gerginlikte 17 Ağustos 2015 tarihinde karşılıklı mutabakatla ve yasal tazminatlarımı alarak işten istifam ile sonuçlandı.12 gün geçmesine rağmen bundan kimsenin haberi yoktu. Zira ben gördüğüm bütün olumsuzluklara rağmen mersin kamuoyuna bu konu ile ilgili bilgi vermedim. Çünkü ülkemin kaynaklarının ve ürettiği katma değerin, enerji üretimi için petrol ve doğal kaynaklarının harcatmaması, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulması için yapılması gerekenlerden birisinin NGS kurmak olduğunu biliyor,  Akkuyu projesi hakkında olumsuz beyanatta bulunduğumda memleketimin bu çabasının sekteye uğrayacağını düşünüyordum. Bu nedenle köşeme çekilip susmayı tercih ettim” diye konuştu.

 

“Türkiye’de beni linç edemezsiniz”

 

18 yıldır Mersin’de yaşadığını aktaran Uzel, çevresindeki insanların Akkuyu Projesi’nden neden ayrıldığını sorması üzerine, rehberindeki numaralara kısa mesaj attığını söyledi. Uzel, bunu yapmasında ki nedeni ise şu sözlerle aktardı:  “Arayan ve karışlaştığım dostlarım bu projeden neden ayrıldığıma dair sorular soruyor. Bunun akabinde de iki gün önce şöyle bir şey yapmaya karar verdim. Telefon rehberinde kayıtlı olan 439 adet kartvizite standart mesajı yazdım, gönderdim. Bunu yapmakta ki sebebim birileri benim bu projede ki ayrılmamı su istimal etmesi, yanlış kullanılmasını engellemek ve çevremde ki insanları doğu bilgilendirmek. Yazdığım kısa Mesaj; ‘ülkemin Nükleer Santral inşa etmek ve bu proje sahip olmak adına yaptıklarını desteklemek ile birlikte Proje uygulayıcısı Rus Şirketinin faaliyetlerini ve bu zihniyetin inşa edeceği bir Nükleer Santrali, ülkem ve milletim için çok ciddi bir risk unsuru olarak görüp, bunu dile getirmem sonucu NGS Projesinden ayrıldığımı bildiririm. Lütfen iletişimi sürdüreli. Yeni numaram, e-posta adresim’. Benim yakın çevreme kendimi ifade etme şeklim bu. Şirket yöneticileri rahatsız olmuşlar ki dün sabah erken saatte şirket adına beni arayan bir yetkili tarafından derhal bu kısa mesajı tekzip etmem, düzeltmem ve düzeltmemem dahilinde de beni linç edeceklerine dair telefon görüşmesi yaptım. Bu ülke de vatandaşlar yasal sınırları içerisinde ve başkasının haklarını ihlal etmeden kendilerini ifade etme hürriyetine sahiptirler ve bunun teminatı da bizim anayasamızdır. Demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin hür ve hakların bilen bir vatandaşı olarak, bu projede duyduğum rahatsızlığı dile getirmeye de, cesaretine de sahibim. İftira ve linç kampanyaları ile muhalifleri ceza evine sokup çürütme işi sizin ülkenizin sözüm ola demokrasisinde işleyebilir ama bu ülkede beni linç edemezsiniz.”

Rus Devlet Kuruluşu olan "Rosatom" ve Akkuyu NGS A.Ş hakkında bazı iddialarda bulunan Uzel, şu sorularına cevap istedi:

“Mersin bilgilendirme merkezinde zemin potunun 1 metre altındaki ofis olarak kullanılan odalardaki taban suyunun izole edip kesemeyen mühendislik bilginizle akkuyu da deniz kıyısında ve deniz seviyesinde, 12 metre düşük koputa yapacağınız Nükleer Santralin güvenli olacağına inanmamızı mı bekliyorsunuz? 1,5 milyon dolar harcayarak sadece tasarımını yaptırdığınız bilgilendirme merkezinde ki, 7 bin 200 metre elektrik kablosunu döşeyip USB cihazının bilgisayar ile bağlantı kablosunu döşemeyi unutan, mühendisiniz ile mi Nükleer Santral inşa edeceksiniz? Bugüne kadar taşeronunuz olan şirketlerden, mahkemelik olmadığınız şirket var mıdır? Sözleşme yönetimini mi bilmiyorsunuz? Ödemeleri mi yapamıyorsunuz? Yoksa sözleşme dışı beklentilerinizden dolayı mı, bu sorunları yaşıyorsunuz? Kıyı kenar çizgisini dikkate almayı bile akıl edemeyip, 1 nolu reaktörü kıyı kenar çizgisinin altına yerleştiren, mühendislik rezaletiniz yüzenden projeyi uygulamadığınız ve bunun için kanun değişikliği beklediğiniz, doğru mudur? Sizin işiniz nükleer santral mi inşa etmek, yoksa taş ocağı işletmecisi misiniz?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.