Milli olmak, ekonomide üretken ve bağımsız olmak, dili yabancı sözcüklerden mümkün oldukça arındırmak,  ulusal kültürü ve ulusal değerleri her şeyin üstünde tutmak demektir.

                Tahılları, baklagilleri, tarım ürünlerindin, ilacı, makineleri, canlı hayvanı, hayvansal ürünlerin birçoğunu ithal ediyoruz. Dilimiz yabancı sözcüklerin işgalinde. Bireysel ve emperyalizmin çıkarlarını ulusal çıkarların üzerinde tutup, sonra da milli olmak gerekir diye nara at.

                Yerli TOGG otomobilimizi üretmek içi çalışmalar yapılmaya başlandı.

Çok güzel.

Yerli otomobil üreteceğiz ama bu nasıl yerli olacak?

Elektrikli motorunu Alman Bosch firması üretecek.

                Bataryasını Çin üretecek.

                Araç entegrasyonunu Alman Edog firması sağlayacak.

                Şasi sistemini İngiliz Myra tarafından temin edilecek.

                Otomobilin tasarımını İtalya yapacak.

                Ve biz yerli otomobil üretmiş olacağız.

                Vallahi buna aklı başında kimse inanmaz.

                Ekonomik değerleri olan üretim araçları satılarak milli olunduğu nerede görülmüş?

                Bu yandaşları ve uluslar arası tekelleri zengin etmektir.

                Bu mudur milli olmak?

                Eğitim sistemini dinselleştir, bilimsel olmaktan çıkar, eğitim kurumlarında, görsel ve yazılı medya yolu ile toplumda biat kültürünü etkin duruma getir. Sonra da milli olacağız öyle mi?

                Okullarda, “Kadınlarla tokalaşmak günahtır.”Diyen kitaplar dağıtarak milli olacağız öyle mi?

                Bir atasözü der ki:

                “Güneş balçıkla sıvanmaz.”

                Bozulmuş bir eğitim sistemini, ekonomiyi, insanların bizzat yaşadığı çarpıklıkları saklayarak gerçekleri saklayamayız.

                Ekonomi de, eğitim sistemi de, kültürel yapısı da, emperyalistlerin etkisi altına bozuk işte.

                İki Türkiye vardır:

                Birincisi, yandaş medyanın anlattığı Türkiye, burada yok diye bir şey yok. Bu dünya insanlarının bir eli yağda, bir eli balda görünüyor. İşsizlik, yoksulluk, açlık, eğitim sorunu, can güvenliği sorunu yok. Herkes rahat ve huzur içerisinde yaşamanı devam ettiriyor.

                Enflasyon düşmüş,

                İkincisi ise yandaş medyanın hiç görmek ve tanımak istemediği dünyadır.

                Bu dünyada işsizlik, yoksulluk, açlık, donarak ölen bebeler, yoksulluktan okuyamayan gençler, üniversite mezunu olmuş ama iş bulamamış gençler var. Çocukları aç olduğu için intihar eden insanlar var.

                Gelecek korkusundan yurt dışına çıkmanın çaresini arayan öğrenciler var.

                Öğretmen olmuş ama atanmamış yüz binlerce öğretmen var.

                Yetmiş bin sözleşmeli çalışan öğretmen var.

                Bütün çalışanların%45’ni meydana getiren ve asgari ücretle çalışan dar gelirli insanlar var.

                Beş milyon dolaylarında kayıt dışı çalışan emekçi var.

                Yaşamını kıt kanat sürdürmeye çalışan on iki milyondan fazla emekli vatandaşımız var.

                Bu sorunlar çözüm bekliyor.

                Yerli ve milli olmamızın önünde en önemli engel vardır.

                Birincisi emperyalizm.

                Ülkemizde ekonomik ve kültürel alanda emperyalizm toplumu tamamı ile kuşatmıştır.

İkincisi, emperyalizme bağımlı, onun çıkarlarına uygun hareket eden bir politika uygulanıyor. Yani gayrı milli bir politika uygulanıyor. Bunlardan vazgeçmek zorundayız.

                Üçüncüsü ise, tarikatlardır.

 Bazı çevreler bunlara” Cemaat” diyor.

                Bunların Kuran’ın ve Hz. Muhammed’in istediği İslâm ile uzaktan yakından ilişkileri yoktur.

                Buların siyasette etkinliği oldukça milli ve yerli olamayız.

                Politikada, ekonomide ve kültürde yerli ve milli olmak zorundayız.

                Milli ve yerli olmanın yolu Atatürkçü düşünce sisteminden geçer.

                Milli olmanın yolu tarımda, sanayide, hayvancılıkta milli üretimden geçer.

                Milli olmanın yolu eğitimde, bilimsel ve akılcı eğitim uygulayarak ulusal kültüre sahip çıkmaktan geçer.

                Atatürk ilkelerine sahip çıkar, Atatürkçü düşünce sistemine uygun politikalar uygulanırsa milli ve yerli oluruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.