Sitemizin; paylaşımı önemseyen, birlik ve bütünlük tercihini en iyi kullanan ve sürdürülebilir biçimi tercih eden kadınlarımız B Blok 7. Kattaki sevenimizle bir aradaydık. Sohbetler koyulaşmıştı. Bir taraftan da ikramlar hazırlanıyordu. Güle-şakalaşa ikramlar gelmeye başlamıştı ki, koltuklarımız yer değiştirmeye, sehpaların üzerindeki camlar ses çıkarmaya başladı. Tavana baktım, avize, beşik gibi sallanıyordu. “Deprem oluyor” derken ben, herkes farkındalıkla ayağa kalkmıştı. Bir an her şey yerli yerine geçmiş ve henüz oturmuştuk ki, yeniden ve daha hızlı biçimde sarsılmaya başladık.

Eşim, birinci kattaki evimizde dinlenmeye geçmişti. Şaşkınlık, acı, merak duygularıyla karışık biçimde eşimin adını seslenerek merdivenlerden koşmaya başladım. (27/Haziran/1998-Ceyhan depremi)

Tüm site sakinleri bahçedeydik.

Durum değerlendirmesi yapmaya çalışıyorduk.

Merkezi neresiydi?

Şiddeti ne kadardı?

Ardı gelecek miydi ve ne sıklıkta?

Geceyi geçirecek yerler arıyorduk…

Bir yıl sonra resmi olmayan rakamlara göre 40-50 bin kişinin öldüğü 17 Ağustos depremini yaşadık.

Mersin/Kumkuyu’daki yazlıktaydık. Sabah erkenden Mersin’e inecektik. Gün, kasvetli başlamıştı. Gökyüzündeki hüzün tüm ülkeyi kaplamıştı. Ağaçların boynu bükük, duvarların sesi kısıktı. Hava kurşun gibi ağırdı. (!) hıçkırıklar sessizdi. Deprem tüm ülkeyi beşik yapmıştı.

Bilimsel açıklamalar,

“İslam” adına yapılan çığırtkanlıklar,

Ordu düşmanlığına yapıştırılan yaftalar…

On binlerce can yok oldu.

On binlerce can sakat kaldı.

Anasız-babasız kalan çocuklar,

Çocuklarını kaybeden analar*babalar…

O acılar içinde, çıkarılması gereken ders açıklamaları…

Tam yirmi (Bir) yıl geçti

Hangi tedbiri aldık?

Yapılanmada özen gösterdik mi?

“Deprem kuşağı” ülkesi olduğumuz gerçeğini kabul ettik mi?

Depremin değil, tedbirsizliğin kaybettirdiğini öğrendik mi?

Peki, ne zaman öğreneceğiz ve gereğini yapacağız?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.