ay80153@gmail.com

                Ülkemizde birçok konu karma karışıktır.

                Mesela bunlardan cehalet, 1 Kasım 1928 tarihinden bu yana doksan bir yıldır giderilemedi. Ülkemizin en önemli sorun bu olsa gerek. Cehaletin giderilmemsi neticesinde özgür düşünemeyen insanlar hayatta karşılaştıkların sorunların çözümünde güçlük çekiyorlar.

                Sorgulama yeteneği kazanmamış olduklarından kendilerini yönetenlerin yanlışlıklarını sorgulayıp hesap sorma yerine kadere boyun eğerek her olayı oluruna bırakıyor.

                Cehalet aslında ekonomi, politik ve diğer sorunlardan da önemlidir.

                Aydınlanmış bir toplum birçok sorunun üstesinden kesinlikle gelir. Aydınlanmamış toplumlarda ise bireyler kendi öz benliğini kayıp ederek çaresizliğe düşer ve çözümü dinde aramaya başlar. İşte tam da bu durumdan emperyalist ülkeler, onların ülke içerisindeki yerli işbirlikçileri yararlanarak, toplumun ve ülkenin geleceği ile oyun oynarlar. Sömürü çarkını hızlandırırlar.

                Eğitim öğretim bir türlü çağdaş ve bilimsel anlamda yoluna konulamadı.

                İşte birkaç örnek:

                İlköğretim sonunda bir çocuğun günlük düşüncelerini ve sorunlarını ifade etmek için kullandığı sözcük türü sayısı altı yüz dolayındadır.

                Orta öğretim öğrencilerinin %66’sı ana dilinde okuduğu bir metni tam olarak anlamakta güçlük çekiyor.

                Yüksek öğretimde öğrencilerin %16’sı dört işlem problemini çözemiyor.

                Öğretmenlerin yetiştirilmesinde pedagojik formasyon dersi almaları zorunlu olmaktan çıkarıldı.

                Eğitim öğretim müfredatından pozitif bilimlerin ders saatlerinin sayısı azaltılırken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri zorunlu derslerden, matematik dersleri ise seçmeli derslerden kabul edildi.

                Eğitim öğretimde bilimselliğin yerini dinsellik aldı. İmam hatip okullarının sayıları arttırılarak öğrencilerin bu okullara gitmesi adeta zorunlu hale getirildi.

                Genel işsizlik oranı %14’lerde iken yüksek okul mezunu gençlerde %27.

                Yurt dışına beyin göçü alabildiğine artıyor.

                On milyona yakın emekçi asgari ücret ve bunun altında bir aylık gelirle geçinmek zorunda.

                Sekiz milyondan fazla işsiz var.

                Beş milyon dolayında insan kayıt dışı işlerde çalıştırılıyor.

                İki milyon çalışan, kırk bin sokaklarda yaşayan çocuk var.

                Ülkemizde bir buçuk milyon çocuk eğitim haklarından yararlanamıyor.

                Ekonominin yaklaşık %40’ı kayıt dışı.

                Gıda üreticileri derneği başkanına göre, ülke genelinde üretilen gıdanın %66’sı kontrol dışı üretiliyor.

                Ücretlerde dengesizlik o kadar yüksek ki, asgari ücretin onlarca katı maaş alan kamu görevlileri var.

                Toplum üretim toplumundan tüketim toplumuna dönüştürülmüş. Tarım ürünlerinde ihracat ithalatı karşılamaz duruma gelmiş.

                Ülkemizde son yapılan anayasa değişikliği ile Güçler Birliği İlkesi, Güç Birliğine dönüştürüldü ve bütün yetkiler partili cumhurbaşkanında toplandı. Bu demokrasiye vurulan en büyük bir darbedir.

                Anayasa değişikliği ile milletvekili sayısı altı yüze çıkarıldı ama yetkileri kısıtlanarak, partili cumhurbaşkanına verildi.

                Yerel yönetim seçimlerinde, muhalefet partilerinden kazanan adaylar, milletin iradesi hiçe sayılarak seçilmişler görevden alınırken, yerlerine “Kayyum” atanıyor.

                Ana muhalefet partisi başta olmak üzere iktidara destek vermeyen muhalefet partilerinin sesi kısılmak isteniyor.

                Sivil toplum örgütleri emekçi sendikalarının sesi çıkmıyor.

                Emekçilerin çoğunluğu asgari ücretle çalışırken, sözde bazı sendika başkanları seksen bin lira maaş alıyor, bir milyon lira değerinde makam arabasına biniyor. Ve bu sendikacı açlık sınırının altında maaş alan emekçilerin ekonomik, demokratik ve sosyal haklarını işverene karşı savunacak öyle mi?

                İktidarda hangi siyasi parti ve siyasi görüş olursa olsun, emekçilerin ve dar gelirli herkesin sorunları ortaktır.

Ortak sorunlar ancak güç birliği ile çözülür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.