Önceki gün bir dostu sonsuzluğa uğurlamak üzere Muğdat Camisi’nin avlusundayız; geride kalan çileli yılların kendimize konduramadığımız kocamışlığı, yaprak dökümündeki kuşaktaşlarımızın ağaran saçları, dökülen dişleri, kırışan tenleri yüzümüze vuruyor…
Güzel dostun çelebi kişiliğini anlatmaya sözcükler yetersiz kalır; namazı bekleyen tabutuna bakarken Camişerif Mahallesi’nde mobilyacılık yaptığı 80’li yıllara uzandım. Her şeyin çıkara endekslenmesinin yeni yeni tohumlandığı o süreçte karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı!
Kimileri servetini katlarken, O elindekini de tüketti!
Çünkü O, almak yerine vermeye adamıştı kendini. 
12 Eylül Darbesinin ardından kapatılan Cumhuriyet Halk Partisi yeniden açılırken Bülent Olgun’la birlikte harcadığı çabanın yakın tanığıyım.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin candan bir partili olup dönem dönem yöneticilik de üstlenen güzel Abim, günümüzün sözde particilerinin aksine, hanesine maddi ve manevi hiçbir artı sağlamamıştır.  
İçim burkularak çileli ömrün son durağı üzerine düşünüyorum…
Ölüm gelince söz hükmünü yitirir, ölen gitmiştir artık; arasanız bulamaz, sağlığında dünyayı yaratmışçasına caka satmış olsa da meydanlarda konuşup kendini savunamaz ölen. 
Suskunluk, “Dar yerleriniz geniş olsun” havasını estirir ortalıkta.
Ölen değil, ölümü gören çeker acıyı.
Ağır bir çökeltidir keşkeler geride kalanların gönül tarlasında.
Ve işte bu noktada, vicdan denen yargıcın terazisinde bulursunuz kendinizi. 
Düşünebilen beyinlerde, ezimevine dönüşür yürek, arada buruk anılar.
Ne yapıp söylese boştur artık. Isız sahillerde kayalara tutunan küçük çiçeklerin yalnızlığı duyumsanır.
Yüksek dağların ardında sessiz fısıltıdır, canhıraş çığlıkların bastırdığı oynak havalar.
Gezip tozma mutluluk vermez; yeme içme alışkanlıkların yerine getirilmesinden öte bir şey değildir…
Sizi bilmem, ama bu duyguları kaçıncı yaşayışım, sayısını unuttum ben...
Günyüzü görmemiş çocuk ölümleri, maden faciaları, emperyalist tezgâhların kıyım makinelerince söndürülen yaşamlar hep can evimden vurur beni…
Daldığım düşüncelerden imamın helallik istemsiyle kopuyorum.
Son olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir etkinliğinde gördüğüm güzel Abiyi, toprağa verirken, yüreğimde yetim ve öksüz bir çocuğun çaresiz yalnızlığını duyumsadım.
Sevenlerin seni unutmayacak, toprağın bol olsun can dost…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.