Seni üzenlere, eksik bırakanlara, sımsıkı sarılmak nedir bilir misin?

Acılar üzerine kurulmuş bir yaşantıda, mutsuzlukları yok sayıp, ideallerini senin olmayan gerçeklerde ummak nedir yaşadın mı?

Korktuğundan tutunduğun dalların seni hazin sonuna daha da yaklaştırdığını, uçurumların en sarp kayalıklarına hapsettiğini ve bir gün oradan düşeceğini bilmenin sezgisiyle kendi hayatının savunmasız seyircisi olma mecburiyetini, ölümü tatmakla eşdeğer olan çaresizliğinin ebedi mahkûmu olduğunu hissettin mi?

Ölüm demiştin en son hatırlıyorum…

Sen sevdiklerinin mezarlarına gittin mi?

Toprağına sarılıp hal eyledin mi? diye sormuştun

Haklısın çok uzun zaman oldu yaşamın en büyük realizmi ile hesaplaşmayalı. Belki de ölümden korktuğum halde ölüme inanmadığım için uzak duruşum soğuk taşlar dan.

Zihinlerde kaybolmak, unutulmak, bir toz zerresi misali anlamsız, yüklemsiz cümlelerin Öznesi olup sonsuzlukta hiç olmak.

Ölümü bilmek için yanında olmayanın sonsuz ziyaretgahına gitmenin gerek olmadığını biliyorum.

Defalarca yüzleştim ölümle henüz son nefesini vermemiş ama yaşamdan geriye de pek bir şey kalmamış yoğun bakım yataklarında. Hatta hiç kimseler fark etmeden sözsüz dili kullanarak sohbetler ettim; Nasıldı koca bir ömür heba mı edildi, doyasıya mı geçirildi?

Çok sevdin mi, sevildin mi?

Hayallerini gerçekleştirebildin mi?

Sadece ben mi dedin yoksa tüm insanlığın parçası gibi hissedebildin mi?

İyi ki yaşamışım diyebildin mi?

Peki sen yaşıyorum diyebiliyor musun? Direnmeden, mücadele etmeden, değiştirmek için gayret etmeden kendini kapatıp huzur yuvana ölüme teslim bekleyişin neyin muştalayıcısı. 

Ölüm, sana nefes, can, hayat olanın yanında olmayışıdır. Varlığıyla yokluğu aratandır. Yokluğuyla cehennemi yaşatandır. Ölümü başka diyarlarda, kara topraklarda, sessiz mezarlarda arama. Ölüm yanı başında bir gölge gibi, mutluluğun uzaklaştırdığı, kederin, üzüntülerin, acıların ve öfkelerin yakınlaştırdığı bir yoldaş sana.

Ölüm içinde büyüttüğün küçük kız çocuğunun hayallerini, umutlarını, sevinçlerini, beklentilerini, özlemlerini yok etmektir. Yaşama sevincini çalmaktır. Gizli hüznünü perdelediği sahte sevinçlerin kuşatmasında oynadığı oyunlardadır. Ölüm başını yastığına koyduğunda bir türlü gelmeyen uykudadır.

Ölüm varlığınla yokluğu yaşatmandır.

Ölüm, sen artık gelsen de gelmesen de çoktan bitip tükenmendir.

Ölüm başka baharlara sonsuza kadar yüreğini kapatmandır.

Ölüm son nefesi vereceğin günü sabırsızlıkla beklemektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.