Yazılı, görsel ve işitsel tüm basın-yayın organlarında “Ekonomik kriz” yazılır, gösterilir, seslendirilir. Örneklemeler yapılır. Satıcılar konuşturulur, alıcıların fikirleri sorulur…
                Ülkeyi yönetenler, hemen her gün;
                Enflasyonun düşeceğini,
                “Zam” değil, fiyat ayarlaması yaptıklarını,
Ülkenin bolluk ve bereket içinde olduğunu,
Çok sıkıştıklarında da “Tasarruf” edilmesi gerektiğini söyler dururlar.
Oysa
1)      “Üretim” esaslı hareket edilmesi gerektiği,
2)      İthal etmek yerine üreterek ihraç edilmesi gerektiği,
3)      Servetimizin başka ülkelere aktarılması yerine ülke kalkınmasına hizmet amaçlı olması gerektiği, kısaca ULUSALCI BAKIŞ gerekliliğini kavramalıyız.
Tarım Ülkesi olan ülkemiz ne oldu da,
 İTHAL eden,
Milyonlarca dönüm üretim toprağını atıl duruma düşüren,
Kurbanlık hayvanlarını bile elin Gavurunun hastalıklı hayvanlarını alarak temin eden,
Ülke gelirlerini, kendisi ve ülkesi için değil, adeta başkaları için elde eden durma düştük? Ya da “Düşürüldük” mü desek?
Tarlada üretmek,
Fabrika bacalarını tüttürerek üretmek,
Eğitimde dünya öncülüğüne doğru koşmak,
Sağlık hizmetlerinde, insan ömrünü daha da uzatabilme olanaklarını sağlamak,
Kadın-erkek her yaş ve her konumda; insani, saygı-sevgi, çağdaş tutum kazanımlarıyla dünyaya örnek olma çabasında olmalıyız. Olmak zorundayız.
Çıkış arıyorsak, istiyorsak, inanıyorsak, kararlı isek, artık tekotak sloganımız vadır: ÜRETMEK
Bunun için de DEVLETÇİLİK, HALKÇILIK ilkeleri doğrultusunda ve yaşadığımız sıkıntıların ÖNEMİNE dikkat çekerek bu ola BAŞKOYMALIYIZ.
Yaklaşan 10 Kasım gününün anlamının bilincinde olduğumuzun kanıtı olacaktır, tutumumuz. Atatürk’ümüze;
Ağıt yakmak,
Şiirler ve şarkılarla anmak,
Fotoğraflarını yakalarımıza, göğsümüze asmak,
Ne O’nu anladığımızı gösterir ve ne de içinde bulunduğumuz sıkıntılardan yakındığımızı…
Toprağımız var,
Emek gücümüz sınırsız,
Teknolojiyi kavramız ve kullanmamız hiç de zor değil,
Ne duruyoruz?
Üretelim!
Ülkeyi yönetenler yapmıyorsa, yapamıyorsa ya da birtakım ilişkiler nedeniyle özgün davranamıyorsa, tabandan başlayabiliriz.
Kooperatifleşmelerle,
Sendikalar aracılığıyla,
Demokratik Kitle Örgütleri elleriyle,
Kayıtlı olduğumuz siyasi partilere göstereceğimiz yollarla…
Çin’in “Yol-Kuşak” projesinin bir parçası olarak,
Rusya ile olan alışverişlerimizle,
İran, Suriye ve Irak, Azerbaycan gibi bölge ülkeleriyle ABD emperyalizminin her türlü baskı-şantaj ve tehditlerine rağmen alışverişlerimize yoğunluk kazandırmak ve hız vermek…
YAPARIZ!
Çünkü ÖNEMLİ
Çünkü varolmamız bunlara bağlı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.