Orta Doğu ilk çağlardan bu yana kaynayan bir kazandır.
    Kazanın altına odun atan çoktur. Bu nedenle de bu kazan ilk çağlardan bu yana kaynamaya devam ediyor ve daha da edeceğe benziyor.
Çünkü emperyalizmin bölgedeki çıkarları her şeyin üzerindedir.
    Orta Doğu Halklarının yöneticilerinin önemli özelliklerinden biri dini kullanarak, siyasal hale getirerek halkın beyinlerini başka konularda düşünemez hale getirip hep gücü elinde bulunduranlara itaat etmelerini sağlamalarıdır.
    Türkiye kırk yıldan bu yana terörle mücadele ediyor ve daha da edecek gibi. Terörü kısmen de olsa sona erdirmek için 9 Ekim Perşembe günü Suriye sınırında, sınır ötesi askeri bir operasyon başlatıldı.
    Hedef Türkiye Suriye sınırından otuz kilometre içeriye girip terör örgütlerinden temizlemek ve bir güvenlik koridoru oluşturup, Türkiye’ye sığınmış olan Suriyelilerin bir bölümünü yerleştirmek. 
    Operasyon başlatıldı .
    Operasyona Türk Silahlı Kuvvetleri ve önce adı “Özel Suriye Ordusu” iken, son günlerde adı “Suriye Milli Ordusu” olarak değiştirilen güç katıldı.
    Yandaş medyanın bir kısmı harekât alanının dışından, harekât alanındaymış gibi yayınlar yaparak basın görevini yerine getirmiş oldu.
    “İşte şu kadar köy teröristlerden temizlendi. Bilmem filan kasaba alındı, şu kente girildi. Bizi kimse durduramaz,” gibi açıklamalar yapıldı.
    İçişleri bakanımız Suriye harekâtı eleştirilerine yanıt verirken:
    “Amerika’dan büyük Allah var.”Diye yanıtladı.
    İyi de ama bölgede Amerika ve Rusya’nın sözü geçiyor.
    ABD Başkanının Twitleri, açıklamaları gündemi belirlemede önemli oldu.
    Fakat satrancı en güzel Rusya Devlet Başkanı Putin oynadı ve kazandı.
Operasyon bölgesinden terör örgütleri pek fazla görülmedi.
Terör örgütleri Suriye ile anlaşarak, Suriye’nin beşinci ordusuna katıldıklarını Suriye açıkladı.
ABD askerlerini belirli bölgelerden çekti.
ABD askerlerinin çekildiği yere Suriye Ordusu girdi ve Türk Ordusu ile sözde Suriye Ordusu karşı karşıya kaldılar.
Trump’ın tehdit içerikli twitleri, açıklamaları derken ABD ile Türkiye arasında ateşkes görüşmeleri başlatıldı.
Görüşmeler Türkiye’de sarayda yapıldı.
İçeride tarafların görüşmelere katılanları, ABD basın görevlileri yerlerini alırken Türk Basın görevlileri ise sarayın kapısının önünde yerlerini aldılar.
Erdoğan Pence görüşmeleri sonunda ateşkes anlaşmasına varıldı.
Ateşkes anlaşmasının 11. Maddesi 120 günlük bir ateşkesi, 13. Maddesi de Amerikan Kongresine sunulan ekonomik yaptırımların kaldırılmasını içeriyor.
Kısaca, ABD Başkanı tehdit içerikli twit attı mı?
Evet.
Terör çetesinin başının mektubunu gönderdi mi?
Evet.
Adamlarını gönderip Türkiye’yi ateşkese ikna etti mi?
Evet.
Peki ! O zaman harekâtı kim durdurdu?
Biz mi? ABD mi?
Geride kalan ne oldu?
Ölen insanlar.
Yerle bir olmuş onurumuz.
Milyonlarca dolar tutan savaş maliyeti.
Yaptırımların getireceği ekonomik kriz.
 Ceza evlerinde bulunana militanları terör örgütü tarafından serbest bırakıldığı için, güçlenmiş bir IŞİD (Irak Şam İslam Devleti.)
Tehdit mektubu kaldı.
İnşallah kandırılmamışızdır.
Uluslar arası diplomaside kandırıldık veya kandırdılar diye bir terim yoktur.
Diplomasi, zaten karşı tarafı ikna etme ve bunun için çeşitli yöntemler kullanma sanatı veya becerisidir. 
Yapabilirsen başarılısınızdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.