Önceki bir yazımızda demokrasinin “elitler arası eşitlik” olduğunu ortaya koymuştık. önüne hangi kelime gelirse gelsin eşitliği ve adaleti çağrıştırmaktan uzak bir kavram olma özelliğini yitirmeyecek.

Özgürlük yabancı dilde “liberty” olunca özgürlükçü de ister istemez “liberal” oluyor. Demek ki özgürlükçü demokrasi kavramı, liberalizmden apayrı bir şey değil.

Eşit Yurttaşlık

Biliyoruz ki eşitliği sağlayan toplumsal düzendir. “millet” yapısı içinde hukuk milletin ortak çıkarlarını koruyarak bireyler arasında eşitliği sağlar.

Oysa özgürlükçü/liberal düşünce bireyi her şeyin önünde görür: 

(Cumhuriyet Üniversitesi. İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi’nden Halis ÇETİN’in Ç.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisinin, 2. Cildinin 1. Sayısında yayımlanan LİBERALİZMİN TEMEL İLKELERİ başlıklı derli toplu çalışması bizi pek çok kaynağı okumaktan kurtarmış. Alıntılarımızın kaynağı bu makaledir)

“Birey, insan toplumlarının her türlü kurum ve yapılarının üstündedir. Liberalizmde birey herhangi bir toplumsal bütünden daha fazla ahlaki değere sahiptir. Birey toplumdan önce vardır ve bireysel haklar toplumsal haklardan önce vardır. S.3

Liberal düşünce bu bireycilik anlayışından yola çıkarak “kamu yararı”, “toplumun iyiliği”, “ortak iyilik” gibi toplumsal bütünlere atfedilen amaçları reddeder. Bireylerin, bireysel çıkarları dışında ve onlara üstünlük taşıyan bir takım “ortak çıkarlar” olduğunu kabul etmez. Bireyi toplumun çıkarı için kullanmak onu araç olarak kabul etmek anlamına gelir. Asıl olan bireylerin çıkarıdır. Bireylerin çıkarından toplumsal çıkar doğacaktır.  S.4”

Özgürlükçü demokrasi bu düşünce ışığında ulusal çıkar veya ulusal değerlerden vazgeçerek, bireyi ve bireylerin oluşturduğu özerk örgütleri devletin önüne koyar: “Liberal demokrasinin temel varsayımlarından ilki siyasal iktidarın sınırlı olmasıdır. Bunun anlamı iktidarın özerk, doğal bir biçimde insanların özgür iradeleri sonucunda kurulan çeşitli gönüllü örgütler çerçevesinde görev yapması gerektiğidir. S.19”

Özgürlükçü/Liberal düşüncenin doğası gereği bu özerk örgütler arasında cemaatler ve tarikatlar da yerini alacaktır.

Düşünce ve ifade özgürlüğü

“Liberal demokrasinin üçüncü varsayımı sistemde nesnel herhangi bir toplumsal ya da ahlaki değerin kesinlikle kabul edilmemesidir. Gerçeğin yalnızca toplumsal çoğunluk tarafından oluşturulduğunu kabul etmektir. Bunun sonucu olarak da toplumda hoşgörünün hakim olması ve çoğunluğun iktidarının azınlıklar üzerindeki etkisinin sınırlandırılması ortaya çıkar. S.19”

Toplumun ortak çıkarı, ortak değerleri kavramını kabul etmeyen özgürlükçü/liberal  düşünce,  gerçeğin toplumsal çoğunluk tarafından ortaya çıkarılabilmesi için hoşgörünün hakim olmasını ister. Toplumun tüm değerlerinin aşağılanmasına, etnik ayrımcılığın övülmesine, tarihin yalan yanlış anlatılmasına bu yüzden “hoşgörü” gösterilir. Amaç, toplumsal çoğunluğun gerçeği oluşturmasına olanak sağlamaktır.

Özgürlükçü/liberal düşünce oluşturulan gerçeğin gerçekten gerçek mi olduğunu umursamaz. Onun için önemli olan, bireylerin özgür iradelerini birleştirerek oluşturdukları bir gerçek olmasıdır. Oluşturulacak gerçeğin de sesi en çok çıkanların, sesini medya aracılığıyla en çok duyuranların oluşturacağı gerçek olması kaçınılmazdır.

Yazıyı fazla uzatmadan şunu da belirtelim: CHP’nin Kurultay kararına giren özgürlükçü demokrasi ancak yukarıda bir kısmını anlattığımız dünya görüşü ışığında kurulabilir.

Yukarıda anlattıklarımızdan yola çıkarak özgürlükçü/liberal düşüncenin eşitlik sağlamaya çalışıyor gibi yapıp toplumun düşük gelirli kesimlerini diğer kesimler karşısında güçsüz bırakmayı hedeflediğini kavrarız. Özgürlükçü/liberal düşüncenin tek amacı girişimcinin (parayı bulup yatırım yapan kişi) köpeksiz köyde değneksiz dolaşmasını sağlamaktır.

Ortada bu kadar bilgi varken “Yaa biz böyle düşünmüyoruz” demenin âlemi yoktur.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.