Değerli dostlarım, hepimiz Türkiye ekonomisi için yurtdışından para bulunması gerektiği konusunda hemfikiriz. Çünkü ekonomimiz için alarm sinyalleri çalmaya devam ediyor. Biz bu alarm sinyallerini görmezden gelirken, belki ötelerken kaçınılmaz son artık kapımızda. Bu para bulma işini ciddiyet ile ele alan iktisatçılardan değilim. Paranın nasıl ve nereden, Türkiye’nin hangi şartlara sahip olursa bulunacağını size uzun uzun yazmayacağım. Çözümü siz zaten benden daha iyi biliyorsunuz.

Ben bugün sizlerle beraber parayı bulduktan sonra yapmamız gerekenleri konuşmak istiyorum. Çünkü bu bahsi geçen para eni sonu bulunacak. Mesele bulunduktan sonra ne yapılacağı…

Dostlarım, problemin temeline inelim. Türkiye bu dışarıdan bulması gereken parayı neden istiyor? Türk ekonomisi bu parayı istiyor çünkü bizim ekonomik çarklarımız durmaya çok yakın. Hiç beklemediğimiz bir şekilde ülkemizi vuran covid-19 denilen illet, kamu bankaları tarafından köşeye kıstırıldığına inandığımız (!) dolar, ertelediğimiz vergi ödemeleri- ki bu vergi ödemeleri devletin yegâne gelir kapısı- ve an itibariyle hala geçerli olan devlet destekli destek yardım paketleri….

İşte Türkiye bu saydığım nedenlerden dolayı bu parayı dışarıdan bulacak. Ama konunun başında belirttim. Derdim nereden nasıl bulunacağı değil, bulunduktan sonra nasıl kullanılacağı…

Ekonomik çarkların dönmeme sebepleri belli. Sadece covid-19’un üzerine suçu atıp kaçmak kolay ama inanın artık sokaktaki emekli Veli amca bu söylemi benimsemiyor. Çünkü gerçeği biliyor. Demek ki Türkiye ekonomisinin asıl sorunu düzensizlik, liyakat, savurganlık ve en önemlisi programsızlık.

Bakın, hiç zorlanmadan Türkiye bu dışarıdan para işini çözünce “ne yapmayacak ya da ne yapmamalı? “ sorununu çözdük bile. Bu covid-19 süreci içerisinde en çok devlet yıprandı. Evet, esnafımız kobimiz de yıprandı fakat devlet var gücü ile ekonomik çarkların dönmesi için harcamalar yaptı. Yapmaya da devam ediyor. En çok yıpranan devlet. Üstüne bir de yegâne gelir kapısı olan vergi ödemelerini erteledi.

Bizim bu dışarıdan bulacağımız parayı kesinlikle devletin kasasına bir şekilde koymamız gerekiyor. Aksi halde bu harcadıkları, yarın bizlere vergi adı altında geri dönüş sağlayacak. Peki bu devletin kasasına bu parayı direk koysak olmuyor mu? Elbette oluyor. Fakat bu sefer de ekonomik çarkların tamamını döndürmüyoruz. Döndürmediğimiz çarklar paslanınca dönmesi bir hayli zorlanacak. O yüzden bizim ekonomik sistemi başından sonuna kadar çalıştıracak bir çözüme ihtiyacımız var.

Çarkları döndürmek için en tabana, yani bizim esnaf dediğimiz kesime inmemiz gerekiyor. Esnafın bir şekilde ekonomik yapısını düzeltmesi gerekiyor. Çünkü en mağdur durumda olanlar listesinde 2.sıradalar. En mağdur kim mi? Gündelik çalışanlar tabii ki.

Esnafın yapısını nasıl düzeltebiliriz? Esnafa mal aldırmamız gerekiyor, malları olmazsa neyi satacaklar? Peki mal aldılar diyelim, malları var diyelim. Bu sefer de bu mallara talip olacak müşteriler yaratılması gerekiyor. Yani vatandaş bir şekilde bu harcamaları yapmalı. Peki vatandaş tarafında durum ne? Ne yazık ki vatandaş kredi kartlarını ödemek ile meşgul. Çok öteye gitmeyin, geçtiğimiz birkaç ay eve kapandılar. Sadece gıda harcamaları yeterli…

Demek ki sadece esnafı ayağa kaldırmak yetmiyormuş, bir şekilde vatandaşı harcama yapmaya ikna etmek gerekiyormuş. Demek ki problemin kaynağı vatandaş tarafında çözülecek. Çünkü vatandaş esnafa, esnaf KOBİ’ye, KOBİ sanayicimize destek olacak. Oluşacak vergilerden de devletimiz nasiplenecek. Yani konuştuğumuz çözüm ya da sistem vatandaş tabanlı olmalı.

Burada soru şu: Ya Türkiye, yine bizi şaşırtmadan bildiğini okursa? İşte o zaman ne olacak? O zaman ne olacağını çok net kestirememekle beraber şunu net olarak biliyorum:

“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete…. “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.