Geçtiğimiz haftalarda, Büyükşehir Belediye Meclisi Mut’ta toplantı aldı. Bu kanımca yerinde ve faydalı bir karar.

 Merkezden uzak ilçelerde yapılacak toplantılarla başkanların ve meclis üyelerinin bu ilçedeki sorunları görme imkanı olacak. Aynı zamanda bu ilçelerde yaşayan yurttaşlar sorunlarını birebir muhataplarına söyleme fırsatını yakalayacaklar.

En azından meclis üyeleri, hakkında parmak indirip kaldırarak kaderlerini belirledikleri bu ilçelere dokunma fırsatı bulmuş olacak. Böylelikle verecekleri kararlarda doğasını, çevresini, sorunlarını gördükleri ve insanlarının sorunlarını kendi dillerinde dinledikleri yerler hakkında karar verecekler bu da doğru kararlar almalarında olumlu yönde etki edecektir diye düşünüyorum.

Sözkonusu bu toplantıların ilki sel felaketinin hemen ardında Mut’ta gerçekleşti. O günkü meclisin kuşkusuz en önemli maddesi Taşucu’na yapılması düşünülen tersaneydi.

Tersane yapımına AkParti’li ve MHP’li üyeler destek verirken CHP, HDP ve İYİ Parti’li üyeler karşı çıktı. Oylama geçilmeden meclis üyeleri tarafından yapılan tartışmaları canlı yayın sayesinde bizlerde izleme imkanı bulduk.

Yapılan tartışmaların neticesinde, ortaya çok acı bir gerçek çıktı. Bunu da divanın kendisi güzel bir eleştiri ve özeleştiriyle dile getirdi. Tersane yapımını savunan ve karşı çıkan üyelerin çoğu projenin ihtivası ve içeriği hakkında bilgi sahibi değillerdi.

Bu durum gerçekten ülke siyasetini gözler önüne seriyor. Meclis üyeleri, yaklaşık iki milyon insanın kaderini belirleyen kararlara parmak kaldırdıklarının farkında olmalı ve bu işin vebali olacağını bilmeliler.

Gerçi ülke demokrasisinin içinde bulunduğu durum meclis üyelerinin işlerini kolaylaştırmakta. Nitekim onlarda yurttaşlarda (işini iyi yapanları tenzih ederek) parti büyüklerimizin bir bildiği vardır, bana da parmak indirip kaldırmak düşüyor algısını fazlasıyla yaratıyorlar.

Tersaneye gelecek olursak eğer, Mersin’e nedense her zaman sanayinin çöp deposu muamelesi yapılmakta. Nükleer atıklar, cam sanayi, çimento fabrikası, gübre fabrikası, balık çiftlikleri ve daha birçok sanayi kuruluşu. Saydığımız bu fabrikaların çoğunu turizm ve tarım iddiası olan hiçbir şehir kabul etmez. Neden Mersin’e bu reva görülüyor kısmı ise genelde istihdamla açıklanıyor.

Nitekim 300 – 500 istihdam gerçekleştiren bu fabrikaların şehre zararı, faydasıyla karşılaştırılamayacak derecede büyük.

Nitekim bu fabrikalar şehrin havasını, suyunu kirletmekte, tarımı ve turizmi baltalamakta balıkçılığı yok edecek seviyelere indirmektedir.

Bilinçli bir şekilde yapılıp ve inanılırsa bu şehir turizm ve tarım yatırımlarıyla fazlasıyla istihdam ve zenginliği insanlarına getirir.

Hiçbir şehrin kabul etmediği, şehri kimyasal atığa çeviren fabrikalarda burayı atık çöplüğünden başka bir şeye çevirmiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.