Geçtiğimiz günlerde Meclis kabul edilen  kamuoyuna Pergel Yasası olarak yansıyan 

büyükşehir  belediyelerinin sınırlarını yeniden düzenleyen kanun,  kimi belediye başkan adaylarının hayallerini suya düşürdüğü gibi, özellikle  kırsal bölgelerdeki dar gelirli kesimin çanlarına ot tıkayacağa  benziyor.

Ankara’da masa başında oturup  sınır çizmekle yerleşim birimleri yeni kimlik kazanmaz. Büyükşehirin sınırlarının genişletilmesi demek, belediye için yeni hizmet götürülecek alanlar, sınıra dahil edilen bölgede oturan vatandaş içinse ek külfet demektir. Yürürlüğe giren bu yasayla birlikte, kırsal kesimde  çifti çubuğuyla uğraşan köylü, uzunca bir süre yaşam standardına ulaşamayacağı kentli gibi emlak ve çevre temizlik vergisi verecek. Kullandığı suya para ödeyecek. Eskiden muhtara müracaat ederek yaptığı başını sokacağı ev için bundan böyle belediyeden inşaat ruhsatı alacak; bu saydıklarımız gelecek külfetin sadece birkaçı.

Görünen o ki, belediye başkanlığını çantada keklik gören bazı adaylar ve siyasi partiler şapkalarını önlerine koyup enine boyuna düşünmek zorunda kalacaklar.

Yeni düzenlemeye göre, yaklaşık olarak batıda Kargıpınarı’ndan başlayıp,  kuzeyde  Fındıkpınarı eteklerinden geçip, doğudan Huzurkent’ti içine alan  bölgeden oluşan Mersin Büyükşehir sınırı içindeki seçmen kitlesi önümüzdeki yerel seçimler için büyük bir bilinmezlik oluşturmaktadır.

Yani bu demektir ki, eskiden olduğu gibi büyükşehirde 25-30 bin oy alan aday başkanlık koltuğuna oturamayacak.

Türkiye’de yıllardır aktörleri değişse de senaryosu aynı filmi izliyoruz. İktidara gelen bir parti süresini uzatmak için yaptığı ilk iş, seçim yasası üzerinde oyun oynamak. Geçmişte ANAP’ın yaptıklarını şimdide AKP iktidarı yapıyor. Eğer seçim kanunlarıyla oynanarak sürekli seçim kazanılsaydı ANAP yok olma noktasına gelmezdi. Seçim kanunlarıyla oynanarak, seçmen bölgesi değiştirilerek biraz süre uzatılsa da kaçınılmaz son değişmez. Bir dönem ANAP’ı siyaset sahnesine sürüp ülkeyi yönlendiren çevreler, aynı oyuna şimdi de yeni kozları AKP aracılığıyla devam ediyorlar. Süresini kestiremesek de, AKP’nin sonunun da ANAP’tan farklı olmayacağını kesinlikle söyleyebiliriz. Dileriz o süre fazla uzamaz.

Zaten uzayacağa da benzemiyor.Yazıya konu ettiğimiz Pergel Yasası da bunun göstergesi.

Çünkü geleceğini iyi gören hiçbir parti, durduk yerde seçim yasası ve çevresiyle oynamaz.

Her ne kadar işbirlikçi MEDYA’nın desteği ve rakam oyunlarıyla  ülke ekonomisinin iyiye gittiği havası verilmeye çalışılıyorsa da, üretimin olmadığı, işsizliğin  hızla arttığı  bir ortamda işlerin iyiye gitmeyeceği iktisadın temel gerçeğidir.

Türban gerginliğini sıcak tutarak, kuran kurslarını yaygınlaştırarak, ramazanda iftar çadırları kurdurarak, yoksul insanlara sadaka gibi kömür dağıtarak kentlerde fazla tutunamayacağının farkına varan AKP, bir anlamda iktidar süresine referandum niteliği taşıyacak olan yerel seçimlerde iyi sonuç alabilmek için dini duyguları ağır basan kırsal kesimin oylarına göz dikmiştir. İşte Pergel Yasasının esas çıkarılış nedeni budur. Oyun tutar tatmaz ayrı konu. Oyunun tutup tutmayacağını, muhalefetteki partilerin tavrı belirleyecek.

Şunun şurasında seçimlere yaklaşık dört ay kaldı. Bekleyip göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.