Sevgili dostlar, hepinize tekrardan merhabalar. Bildiğiniz gibi bu köşede size olayları basit bir dil ile anlatmaya devam ediyordum . Ediyordum ki, artık biraz da teknik bilgi tarafına gidelim istedim. Gözünüz korkmasın, çok basit bir teknik bilgi çerçevesinde ülkemizin ihracatını inceleyeceğiz. Buyurun, karşınızda PMI endeksi ve Türkiye.
Ekonomide PMI endeksi diye bir endeks var. Bu endeks, bize ekonomilerin genel durumunu anlatabilecek temel endekslerden bir tanesi. Bu endeks, basit olması kadar bana sorarsanız çok da açıklayıcı bir endeks. Ne işe yarar bu PMI endeksi? Gelin hep beraber bakalım.
PMI endeksi , bir ülkede bulunan şirketlerin satın alma yöneticilerinin eğilimlerini inceler. Daha mı basiti? O ülkedeki şirketlerin, satın alma yaparken davranışlarını inceler. Yani yeni mal alımı var mı? Yeni alım siparişlerinin sıklığı değişti mi? Gibi sorulara cevap verir. Bu endeksimiz 3 farklı alt endekse ev sahipliği yapar. Bunlar, üretim PMI , inşaat PMI ve Hizmetler PMI olarak adlandırılır.
Efendim bu endeks, 100 üzerinden ölçülür. 50’nin altı kötü gidişat beklentilerini göstermekte, 50’nin üstü ise ekonomide büyüme beklentisinin olduğunu göstermektedir.  PMI Endeksi, aylık olarak hesaplanır ve bir önceki ay 50 yani baz olarak kabul edilir. Yani 50 altı gelen bir değer, satın alma müdürlerinin yeni satın alma işlemleri yapmaya tereddüt ile baktıklarını, 50 üstü bir değer ise satın alma işlemlerinde sorun olmadığını gösterebilir.
Ben bu endeksi, size neden mi anlattım? Birazdan öğreneceksiniz. Türk milleti olarak en büyük problemimiz olan sabırsızlığı bir an önce aşmalısınız…
Türkiye, AB ülkelerine yaptığı ihracat ile öne çıkan bir ülke . İhracatımızın %10’a yakını Almanya , %7’e yakını İngiltere ve %6’ya yakınını ise İtalya’ya yapıyoruz. ( İlk 5 Sırasıyla Almanya, İngiltere, İtalya, Irak ve Amerika ) . En çok ihracat yaptığımız 10 ülke içerisinde ise , 7 ülke AB ülkesi. 
Az önce size yazıda bir PMI endeksinden bahsetmiştim. Az önce bahsettiğim ülkelerin üretim PMI değerlerine bakarak, gelecekte ülkemizin ihracatı konusunda da bir yorum yapabilme şansımız olabilir. O halde Almanya örneği ile başlayalım ve az önce saydığım diğer AB ülkeleri ile devam edelim.
Almanya, 2018 yılının başında 63.3’lük bir üretim PMI endeksine sahipti. O değer giderek eridi ve şu anki güncel veri 42.1. 
İngiltere, 2018 yılının başında 56.2’lik bir üretim PMI endeks değerine sahipti. Ne yazık ki Brexit tartışmaları ve genel ekonomik durum o değeri de eritti ve güncel olarak 49.6’ya geriletti.
İtalya, 2018 yılının başında 57.4’lük bir üretim PMI endeks değerine sahipti. Elimizdeki güncel veri değeri ise 47.7. 
Yani sevgili dostlar, kısaca AB ülkelerinin üretim satın alma talepleri giderek azaldı ve azalmaya da devam edecek gibi görünüyor. Bu noktada Türkiye, ihracat anlamında yara aldı ve alabilecek gibi de duruyor. Özellikle Almanya’da resesyon tartışmaları, bir diğer tarafta ticaret savaşları, bir diğer tarafta Suriye problemi devam ederken, ülkemiz ihracat anlamında büyük bir sınav veriyor ve vermeye de devam edecek. 
O halde, bu hafta için de sözün özünü yazıp; birkaç soru ile noktalayalım…
Küçücük şirketler bile yeni pazarlar ararken bir strateji içerisine girerler. 
Peki sizce; ülkemizin gelecek dönem ihracatı için yeni bir pazar stratejisi var mı? Yoksa aldığımız yaraları iç pazar talebi ile mi karşılayacağız ? İşsizliğin bu denli yüksek olduğu bir dönemde, bu ülkede iç Pazar talebi nasıl yaratılacak ? 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.