Bazı tarih bilmez ve gerçeği görmez, laik cumhuriyet rejimi karşıtları cumhuriyetin kuruluşundan sonra 2002 yılına kadar geçen zamana “Yüzyılın Prangası.” Diyor.

19 Mayıs 1919 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün birkaç silah arkadaşı ile Samsun’a çıkıp, emperyalizme ve orta çağ karanlığına karşı, yoksul halk ile birlikte dört yıl savaşarak Laik Türkiye Cumhuriyetini ilan etmeleri, Türk Milletinin ayaklarına vurulmuş bir prangaymış.

Onlara göre laik cumhuriyet idaresinin getirdiği medeni kanun, kadınlara tanınan seçme seçilme, kadınlara erkeklerle eşit miras hakları, halifeliğin, altı yüz yirmi yıl devam eden Osmanlı saltanatının kaldırılması, harf, kılık kıyafet, tartı ve ölçülerde çağdaş dünyaya uyum sağlamak için yapılan devrimler prangaymış.

Çok partili sisteme, demokrasiye geçilmesi, özgür seçimlerin yapılması, eğitim sisteminde çağdaş uygarlık yolunun tercih edilmesi prangaymış.

Kadınlarımızın hayatın her alanında erkeklerle eşit haklara sahip olması, TBMM’si ve yerel yönetimlere seçilmesi prangaymış.

Eğitimde akıl ve bilim yolunun tercih edilmesi prangaymış.

Türk Milletinin altı yüz yirmi yıllık yönetimin son üç yüz yılını orta çağ karanlığında yaşayan Türk Milletinin kurtarılması Türk Milleti için prangaymış.

Türk Milletinin bireylerinin kuldan yurttaşlığa geçmesi, ümmetlikten millet olması prangaymış.

Millet pranga vuruldu diyenler, özellikle Osmanlının son yüzyılında Türk Milletinin nasıl yönetildiğini ve ne hallere düşürüldüğünü anlatmıyorlar.

Osmanlıda cumhuriyete kadar geçen süre de, kurulan köle pazarlarında kadın köleler cariye, erkek köleler de bir hayvan gibi alınır satılırdı.

Kadınlar mirastan erkeklerin yarısı kadar haklara sahipti.

Mahkemelerde iki kadının tanıklığı bir erkeğin tanıklığına eşitti.

Osmanlı İmparatorluğunda ilk nüfus sayımı (1808-1839) yılları arasında Padişah olan Otuzuncu Padişah İkinci Mahmut zamanında 1831 yılında yapılmıştı. Bundan sonra her otuz yılda bir yapılan nüfus sayımında kadınlar sayılmamış ama vergi toplamak için erkeklerle birlikte hayvanların sayımı yapılmıştır.

Osmanlıda kadın tek başına sokağa çıkamaz, erkekle yan yana yürüyemezdi.

Evlilikte bir erkek birden fazla kadınla evlenir ve kadınların hiçbir konuda söz hakları yoktu.

Erkek eşini ister sever, ister döverken, bir dua ile evlendiği kadını üç defa “boş ol” diyerek boşardı.

Osmanlı da (1512-1520) yılları arasında Padişah olan Dokuzuncu Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim zamanında 1517 yılında halifelik kurumu Mısır’dan Osmanlıya geçince, padişahlar cumhuriyet dönemine kadar kendilerini “Allah’ın yeryüzünde gölgesi, Osmanlı tebaasındaki insanları da kendilerinin kulları görüyor ve onlara kullarım diye hitap ediyorlardı.

Osmanlı, Batı Dünyasında gelişen bilim ve teknolojiden uzak durmuş, bilim ve teknolojik gelişmeleri “kâfir icadı” diye kabullenmemişti.

Tabi ki nedeni cehalet ve bağnazlıktır.

Sonuç geri kalmışlık,  İmparatorluğun kurucusu Türk Milletine “Bi idrak-i Türk,”(Akılsız Türk) diyecek kadar özünden uzaklaşma.

Gelişen batı emperyalizminin sömürgesi olarak yıkılmaya kadar giden yol.

Bu yüce millete prangayı kimler vurmuş ve bunu kim kırıp çöpe atmış?

Türk Milletine pranga vurulmuş derken biraz da tarih okusak, güncel olaylara gerçekçi bir gözle baksak, kimin ne yaptığını, pranganın kimler tarafından ve kimlere, nelere pranga vurulduğunu öğrensek iyi olur sanırım.

Pranga yirmi birinci yüz yılın ilk çeyreğinde asıl bu millete vuruldu.

Pranga aydınlanmaya ve demokrasi vuruldu.

Parlamenter demokrasiye vuruldu.

Adalete, kişi özgürlüklerine, siyasi özgürlüklere vuruldu.

Seçilmiş belediye başkanları ve muhtarlar görevden alınıp yerlerine kayyum atanarak halkın özgür iradesine vuruldu.

Pranga basına ve basın görevlilerine vuruldu.

Bu gün ülkemiz Dünya’da gazetecilerin cezaevinde olduğu ikinci ülke konumundadır.

Düşünce ve düşünceleri ifade etme özgürlüklerine vuruldu.

Pranga, eğitim öğretim tamamı ile dinsel hale getirilerek insanların aklına vuruldu.

Pranga, doksan altı yıllık cumhuriyetin ekonomik değerleri olan fabrikalar satılarak ekonomide üretime vuruldu.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.