Hikmet AKSOY (KONUK YAZAR)
Hikmet AKSOY (KONUK YAZAR)
Yazarın Makaleleri
Mizaha saldırı ve Paris’te sergi açmak…
Şu çağda bile karikatürü, karikatür sanatçısını anlamakta zorlanan kafalar var ne yazık ki… Hem de Fransa gibi sanatsal eylemlerin en yoğun yaşandığı bir ülkede. Biliyorsunuz, geçen yılın Kasım ayında Fransa'nın başkenti Paris'te,...
İlkesiz, tutarsız ve basiretsizce karavana atışları…
İnsanın başkalarıyla kavgalı olmasını anlamak olasıdır ama, ya kendi-kendisiyle barışık olmayışına ne demeli? Çok katlı bir apartman ya da gökdelen düşününüz. Apartmanın/gökdelenin tüm katlarında öyle kavgalar var ki… Gürültü...
DOSTİİŞİ
Charlie Hebdo dergisine iyi ki gitmemişim… İtibarınız/saygılığınız oldu mu, düğününüz de, cenazeniz de görkemli olur. Günlerce konuşulur, dillerde dolaşır, anılara/belleklere yerleşir. Tarih anımsamalarında mihenk taşı olur, önce...
Demokrasiyi öğretmek “dürüst siyasetçi”nin görevidir
Bilgisizliğin/cehaletin egemen olduğu ülkelerde geçerli olan hep 'klişe sözler” olur. Birileri bir yerlerden aklına estiği gibi -dahası kendi çıkarına- konuşup bir-iki çarpıcı kelam/söz ettiğinde ağızlara sakız verilmiş olur böylece…...
Ahh… Nerede o “Sade Salih”ler, bir görsem…
1980'li yılların ikinci yarısı … Gazetede epey yorulmuş, biraz olsun soluklanmak için kendimi dışarıya atmıştım. İkindi vakti… Yakın olduğundandı belki, Taksim Parkı'nda Atatürk heykelinin hemen yanı başındaki masalardan...
Batı sanatçısını önemsiyor ve kazanıyor
10 Ocak Cumartesi günü 'Çalışan Gazeteciler Günü” yaşandı tüm yurtta… Ama ne gün!.. Hangi aklı evvel -şimdilerde böyle tiplere ‘akil adam' diyorlar –çıktı da gazetecileri ‘çalışan-çalışmayan' diye iki gruba...
Balıkesir’de sanatçı olmak…
Göçmen kuşları bilirsiniz. Sonbahar gelmeyi versin, dahası kış mevsiminin soğuğu kendini gösteri vermesin bakarsınız semada/gökyüzünde kafileler halinde uçan kuş grupları. Çoğunlukla leylekler, kimi zaman birbiri ardına dizilmiş, bir...
Neden “Kör Kuyu”ya taş atılıyor?
Yelken açtığınız her denizin huyunu/suyunu bilmeden yola çıkanın sonunun ne olduğunu öğrenmek isteyenler tarih kitaplarına bakması gerekir. '-Haydaaa!.. Şimdi de tarihten mi ahkâm kesmeye kalktın?” diye hemen itiraz yükseltmeyiniz...
Ah “Seçim Yasası, Vah Partiler Yasası…”
Biliyorum, kimi zaman kendinize kızdığınız oluyor. Siyaset hariç, her konuda 'Niçin ince düşünüp ondan sonra yapmadım” diye vahlananlar/pişman olanlar yok mu aramızda? Hem de ne kadar? Toplumsal yaşamda kişinin kendini özeleştirmesi/denetlemesidir...
Ey insanoğlu yolun nereye böyle?
Ne güzeldir dağ başındaki pınarın duruluğu/temizliği… Kim bilir ne zamandır akar durur kendi dünyasının saflığı içinde. Ah!.. O pınar - insanoğlunun eli uzanmadan/değmeden tüm varlığıyla yaşadığı- bu güzelliklerini sergileme...
Ege’nin havasını solumak farklı bir güzellik…
İzmir'deyim… 'Tebdil-i mekanda ferahlık vardır” diyor Atalar. Bu öğretiyle içine düştüğüm dar kuşatmayı yarıp dışına çıkmayı düşünüyordum. Bunu başardım. '-Yaz mevsimi değil, imbat da esmez. Ne işin var İzmir'de?”...
Torunum ve Kemençe…
Arkamdan 'çenesi düştü” diye söyletmemem için kimi konuları karşımdaki kişinin 'ârif” oluşuna sığınarak 'aydın havası”nda 'idare eder”, kısa keserim. Artık anlasın canım, uzun-uzun anlatacak kimin zamanı var...
İl ansiklopedileri… 100. Yıl kutlamaları…
Osmanlı'nın son döneminde güzel bir uygulama başlatılmış, 'İl Salnameleri” yayımlanır olmuştu. Her ilin salnamelerinde genel tanıtım yanında, il ve ilçe yöneticileri de belirtiliyor, böylece tarihe not düşülüyordu.. Bu çok...
Fındıkta yanlışlar ve doğrular…
Fındık konusunda şimdiye değin çok söz söylendi, yazıldı. Ama inanınız ki çok daha söylenecek söz var. Bir o kadar da yazı yazılsa yeridir. Öyle uzun-uzun yazacak değilim. Önce sorumu öne alıp sormama izin veriniz lütfen: -Hangi aklı...
Ucuz demokrasi yahnisidir bunlar…
Kış ortası, ama siyaset pazarında havalar ısınmaya başladı. Ankara'ya kapağı atmanın yolları için kafalar yoruluyor şu sıralar. Niçin yorulmasın ki? Siyasette çoktandır 'en çıkar yol” oldu kimilerine. Önce şöyle ufaktan-ufaktan...
Şiddet, TV ekranlarından taşıyor…
Yaşama hiçbir zaman karamsar gözle bakmam/bakmadım. En zor anımda bile yaşadığım durumun öte yüzünü, olumlu yanını da düşünürüm/ararım. Dünyaya bakış açımın bir yönü de böyle… Mizahın kanıma değin işlemiş olmasındandır...
Demokrasi ham beyinlerde gelişmez…
Siyaset yapmayı, siyaseti sevmediğimi herkes bilsin isterim. Öteden beri de bu çizgimden hiç şaşmadım. O parti, bu parti, şu parti 'ötekileştirme”lerini de bilmem ve yapamam. Partileri de; yurttaşların görüşleri için söylem alanları...
Demokrasiyi anlamak ve sevmek…
Sevmek ve sevilmek… Aynı kaynaktan içilen bir duygu bütünlüğü… Sevmek eylemini zorlayan, zaman-zaman ona sınırlar çizen, ona geçilmesi gereken köprüler kuran 'anlayış/hoşgörü” zenginliği varsa ortada sorun yoktur bir anlamda....
“Ne efsunkâr imişsin ey didar-ı koltuk…”
Yaşanan her olayın arka planında bizler için bir ders olduğunu unutuyoruz çoğunlukla. Sonra da aynı filmi tekrar – tekrar izleme durumlarına düşüyoruz. Lütfen bir bakar mısınız demokrasi tarihimize… 1946'da ağzımıza-burnumuza bulaştırıp...
Aman dikkat!.. Üçkâğıtçılar her tarafı sardı.
'…………………..(14 rakamlı numaram) IMEI numarasi KLONLANMIŞTIR, cihaz 30 gun icinde kapatilacaktir, satin aldiginiz yere basvurunuz.” Yukarıdaki anlamsız, yazım hataları olan mesaj 'Yasal Uyarı” başlığıyla 0542 685 70 85...