Hikmet AKSOY (KONUK YAZAR)
Hikmet AKSOY (KONUK YAZAR)
Yazarın Makaleleri
Müsaadenizle, buraya kadar!..
Bilmeyenler için bir uyarıdır bu cümle… Gece geç vakit belediye otobüsü son seferinde son durağa varmıştır, ama şoför bakar ki otobüste uyuyanlar var. O zaman sesini biraz da yükselterek: '- Beyler buraya kadar!..” diye uyarı yapar....
AKP+CHP+MHP Koalisyonu kurulsun, artık…
Siyasette yeni bir sınavı daha başarısızlıkla sonuçlandıracağız, görünüyor. Seçmenin otaya koyduğu tercihlerle oluşan tabloda -istenmese de- koalisyonun kurulması gerekiyor. Bunun başka bir tarifi yok… İki partili ya da üçlü oluşacak...
“Bir iç üzüntüsü”nün düşündürdükleri…
'Ben gurbette değilim,/Gurbet benim içimde.” diyor bir şiirinde şair Kemalettin Kamu. Yaşama bir şekilde tutunan herkes, yalnızlığa düştüğü anlarda bir garip duygu okyanusunda yüzer bulur kendini. Yalnızlığının tutsaklığını...
Bayram öncesi düşünceleri…
Zaman-zaman yaptığım gibi bu kez de ünlü yazarımız, merhum Peyami Safa'nın Objektif adlı köşesinde yayımladığı 'İki Peygamber ve iki medeniyet” başlıklı yazısını kısaltarak sunuyorum. Yazı, Hadiselere Tercüman gazetesinde...
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli birlikte Davutoğlu’nun kapısını çalmalı
Suruç'taki terör olayına dışarıdan bakıp dün, bugün ve yarın için yorum yapabiliyor muyuz? Yapabiliyorsak mesele/sorun yok. Mutlaka gerçeği görür olmamız gerekir. O halde soralım: Terör ısınma hareketlerine mi başladı ülkemizde?...
Ben vasiyetimi buraya yazıyorum.
İletişim alanında yaşaman atılımları yakalama konusunda toplum olarak moda sevdaya yakalanmışız yıllardır. Cep telefonlarının en yenilerini almak için olanak/imkân düşünmeden, borç/harç demeden saldırıp, yarış yapıyoruz birbirimizle......
“Biat demokrasisi”nden Batıya yolculuk…
'Ucuz etin yahnisi” olmuş bir demokrasimiz var. Önce 'Demir kırat”lıkla/demokratlıkla başlayıp bugün gelinen noktada 'yamalı bohça” görüntüsü veren bir demokrasi… Tıkanan durumlarda güne göre koltuğu kurtarma çabaları…...
Ne diyelim; Allah akıl versin…
Artık işler eskisi gibi değil… Ticari piyasa tedirgin… Finans dünyasında 'sıcak para” sorunu var. Dolar, Euro aldı başını gidiyor. Terör pusu üzerine pusu kuruyor. 'Analar ağlamasın…” dilekleri havada kaldı. Her gün şehit...
Vefa duygularımızı niçin hapsediyoruz?
Mart ayı çoktan geçti. Hem de çok soğuklar yaşamadan… 'Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır” durumuna düşürmeden… Ama, kediler hala damdan bir türlü aşağıya inmiyor. Sıcaklar bastırdı, onlar hala orada birbirlerini...
Ne oldum deliliğine karşı birlik olmak…
Kimilerine masal gibi gelecek ama anlatmak durumundayım. Son zamanlarda -kimileri- tarihi gerçekleri bugünün koşullarına göre değerlendirip güve gibi kemirmeyi hüner sayıyorlar kendilerine. İstiklal Savaşı'ndan söz ediyorsunuz, hemen bu...
Bıktım belediye hoparlörünün anonsundan…
Bıktım belediye hoparlörünün anonsundan… 'DERLEME Yasası” ne zaman çıktı bilen var mı? 1930'larda… Atatürk zamanında yani… Seksen yıl geçmiş aradan… Bu yasanın üzerine kaç yama yapılıp günün sorunlarının böylelikle...
Rüzgâra karşı işemek hüner değil elbet…
Bu ülkede hastaneler var mı? Var tabii ki, hem de çeşitli alanlarda… Hem de dünle orantılanamayacak bir gelişme var ortada…Doktorların sayısı arttı. Tıbbın her dalında dünyaca ünlü doktorlarımız var. Ama hastanelerimiz yoğun bir hasta...
Sanatçı olmanın sorumluluğu…
Mizahın kendi içindeki bütünlüğü önce kişisel kimlikle başlar. Nice ustalar vardır ki, kendi yaşam tarzları/inançları uğruna hiçbir saplantıya kapılmadan düz bir çizgide yaşamlarını tamamladılar. Başka bir ifadeyle, yaşam kavgası...
Peki, şimdi “şaşkın ördekler” ne olacak?
İnsanlar ve meyveler… Tanımadan, huyunu-suyunu, tadını-tuzunu bilmeden hangisine sarılırız hemen? 'İnsanın dış görünüşüne aldanma” demiş, unutmamak için küpe takmış kulaklarımıza eskilerimiz. O nedenle insanlarla olan ilişkilerimizde...
Siyaset kurumunu labirente çevirdik…
Edirne Kırkpına r'ı bilirsiniz… Hani şu, her yıl gelensel yağlı güreşlerin yapıldığı alan… Ülkemin dört bir yanından gelen güreşçiler burada 'Başpehlivan” unvanını kazanmak için güç/gövde gösterisi yaparlar. Siyasette...
AKP-CHP-MHP’ye acil çağrımdır.
'Nasıl yazıyorsunuz? Konu bulmakta zorlanmıyor musunuz her gün?” diye sorularla karşılaşıyorum sık-sık. Aslına bakarsanız konu o kadar çok ki… Hani, derler ya 'Söylesem bir türlü, söylemesem bir türlü…” Tıpkı onun, o...
Bu bir imdat yazısı… Lütfen okur musunuz?
Boşuna yere tepinip duruyoruz yıllarca… Hiç düşündünüz mü; '-Yaşadığımız bunca sorunun ben neresindeyim?” diye… İyi ya da kötü her şey kendi eserimiz değil mi? Oluşacak iyi bir örneği daha başlangıçta sahipleniyoruz, katkı...
Ziyad Nemli’yi 25 yıl önce yitirmiştik…
Yeni kuşak/nesil, gazeteci/yazar Ziyad Nemli'yi nereden tanısın/bilsin ki… Geçmişte bu kente kimler ömrünü adamış… Kültür/sanatta kimler kent yaşamına renk katmış… Ticaret dünyasına kimler hareketlilik getirmiş… Hukukta, sağlıkta,...
Balık av sezonunun düşündürdükleri …
Karadenizlileri başka yerlerde hep denizci/balıkçı olarak bilirler. Onlar öyle bilsinler, bizler Karadeniz'de yarım yüzyıldan bu yana deniz yolculuğu unutmuşuz. Denize sırt çevirmişiz nice yıllar. Çocuklarımıza vapurun nasıl bir şey...
Lokantada çorbayı avuçlayıp içmek…
Baba Salim Öğütçen geçen yüzyıl Trabzon'da yaşayan bir halk ozanıdır. Yaşama tutunma konusunda pek çok iş denemiş, ama hiç birinde başarılı olamamış kalender bir halk adamı… Özellikle günlük yaşamı hicveden şiirleri/dörtlükleriyle...