Hikmet AKSOY (KONUK YAZAR)
Hikmet AKSOY (KONUK YAZAR)
Yazarın Makaleleri
Bu bir oyundur bizce…
Kaynayan kazanın başına Türkiye'yi çekip çorbanın tadına baksın diye 'oyun üzerine oyun” düzenleniyor. Nicedir Türkiye'nin başına çorap örmek isteyen güçlerin bu hain gayretlerini boşa çıkarmazsak/çıkaramazsak oluşacak...
TBMM Başkanlığından dileğimdir…
Halkın oylarıyla TBMM'ye gönderilen kişilere Cumhuriyet'in ilk yıllarında 'Milletvekili” deniliyordu. Sonraları Türkçemizi arılaştırma/durulaştırma/özleştirme çalışmalarında bu sıfat 'Saylav” olarak değiştirildi....
“ Körebe oyunu” ve Ortadoğu…
Hangimiz çocukluğumuzda ' körebe oyunu” oynamadık ki? Hele de benim gibi yaşlılar için böyle bir soru sorulmaz bile… Günümüzde çocuklar teknolojinin de gelişmesiyle telefonla, tablet bilgisayarla istedikleri mekânda ve zamanda oyunun...
İmdaaaaat!.. Artık uyumayalım…
Meyve vermeyen ağacı silkeler misiniz? Silkelemezsiniz… Çünkü öyle bir şeye kalkışmakla gülünç olursunuz. Görenler sizi 'ti” ye, gırgıra alır. Haklıdırlar da… Bu neye benzer biliyor musunuz? Kızılağacın dibine oturup daldan...
Bu akıllarla ve vahlanmanın anlamsızlığı…
Dün KTÜ'nün eğitime başlayış yıldönümüydü. Önceki gün de TRT Trabzon Radyosu'nun… KTÜ'nün kuruluş yasas 20 Mayıs 1955'te çıktı, 2 Aralık 1963'te eğitim-öğretime başladı. TRT Trabzon Radyosu ise 1Aralık...
Hasan Pulur’un ardından…
Yaşam iki solukluk bir süreç… Doğuyorsunuz, sonrası bir koşuşturma… Önce sizin için koşuşanlar vardır çevrenizde. Sonrasında kanatlanıp uçma sırası gelince artık kendi sorumluluğunuzu ağırlık olarak duyarsınız omuzlarınızda…...
Her şeye maydanoz olmak…
Yüce Allah Kuranı Kerim'inde 'Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” şeklinde bir uyarı yapıyor hepimiz için… Tabii ki 'bilen ile bilmeyen” bir tutulamaz, eşit görülemez. Bir tarafta alanında bilgi birimi için eğitim görmüş,...
4 Aralık 1945 "Tan Olayı" ayıbı...
Ülkemizde ilk Türkçe gazete 1831 yılında 'Takvim-Vekayi' adıyla yayımlandı. Bu gazete günümüzün 'Resmi Gazete'si kimliğindeydi. Devletin çıkardığı yasaları, duyulması emredilen genelge/tamim ve benzeri resmi uyarıları...
Sadece İstanbul basını mı var?
Dikkatinizden kaçmış olacağını sanmıyorum. Siyasi parti genel başkanları hep gazetecilerle iyi diyaloglar kurup, onlar aracılığıyla görüşlerini kamuoyuna duyuruyorlar. Partiler olsun, gazeteler olsun, öteden beri birbirleriye sıkı iletişim...
Ne oldu fındık borsası işi?
İflas etmiş tüccar eski defterleri karıştırırmış… Benimkisi de ona benziyor mu acaba? Fındık üzerine yazmadan önce geçmişten bugüne neler yazdığıma bakayım dedim. Tam yarım yüzyıl önce o tarihlerde Trabzon'da yayımlanan Hizmet...
1918’in karanlığında Trabzonlular…
Rica etsem, 1918'e kendinizi ışınlar mısınız? 'Ya, ben ne bileyim o günleri…” diyorsanız, size yardımcı olabilirim. Lütfen gözlerinizi kapatır mısınız? Görmüyorsunuz… Karanlık bir dünya değil mi? 1918 Osmanlı için böyle...
İstanbul'dan Yitik anılar...
ISTANBUL - 1959 yılında İstanbul'a gazeteci olarak geldim. Hesapta okumak için geldim ama aklım hep Babıalii'de... Gazetelerde... Gazetecilerde... Trabzon'da iken Tercüman, Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet ve Vatan gazetelerinin muhabirliklerini...
Demokrasi sevdalıları ve umutlar...
"1940'ların en Özgün, en ilginç ozanlarından biri olan Orhan Murat Arıburnu'nun 'Dünya döndükçe/ Umut fakirin ekmeği/ Ye Memet ye/ Ye Memet ye..." dizelerindeki umutlu dünyayı seviyorum. Zaman-zaman umutlarıma kapılıp kendim...
Gazetecilik yeni bir döneme girerken...
Sabancı ve Koç Üniversitesi ortaklaşa yaptıkları çalışmada "Türkiye'de ve Dünyada Vatandaşlık" raporunda ülkemizde gazete okuru profili ortaya çıkarıldı. Buna göre 13 Şubat - 6 Nisan 2015 tarihleri arasında 58 ilde bin 509 denekle...
Tatsız bir kahvaltı deneyimi...
Turizm için istediğimiz kadar yırtılalım, sonuçta kafalarda değişim/tadilat olmayınca "sıfıra sıfır, elde var sıfır" durumundan öteye varacak değiliz. Almanya'dan gelen bir arkadaşım anlattığında kan akışım durdu. Meğer ne denli...
Bugünden düne bakıp ders alabilmek üzerine...
Osmanlı'nın son döneminde istilacı/işgalci/sömürgeci güçlerin yanında yer alan gazeteler vardı. Sahipleri işgal güçlerine ve Saray'a yakın görünüp Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'da yaktığı "Kurtuluş Ateşi"ne karşı...
Yeni yıllar için...
Yeni yılın eşiğinde bir yitik dünyamız var usumuzda/aklımızda... Bir umut dolu dünyamız var avuçlarımızda... Biri yitik, diğeri yeni bulduğumuz bir dünya... Biri salise-salise, dakika-dakika, gün-gün, ay-ay yaşayıp tükettiğimiz, yitik......
Hamsinin tadını biz kaçırdık...
Hamsi 15 lira... Uzaktan seyret ya da yan sokaktan dolaş, görme dönemi... Doğu Karadenizlinin kış gününde sofrasından eksik etmediği hamsinin tadı eskisi gibi değil. Nerede o eskinin çıktığında köylerde "- Hamsi çıktııı!... Hamsi çıktıııı!"...
Yok mu bu zehirlenmeleri önleyecek biri?
Öyle konular vardır ki, söylersin/yazasın, yine de bitsin istemezsiniz. Hani, bir deyim vardır; "Çorba çok daha su kaldırır" diye... Tıpkı onun gibi... TV 'nin olsun, radyonun olsun anahaber bültenlerini kaçırmam... Bütün kanalları izlerim...
"Büyükşehir"lerin küçücük hesap yanlışları...
Eskiler "Yanlış hesap Bağdat'tan döner" diye söylemişler. Doğru da söylemişler... Eskileri karıştırıp yorum yapacak değilim. Birilerinin önerip gündeme getirdiği "Büyükşehir" uygulamasına her zamanki "balıklama dalma" hünerimizi...