"4+4+4 SİSTEMİ İLE OKULLAŞMA ORANI ARTACAK" SONER AYDIN'IN RÖPORTAJI

Özdemir, "4+4+4 sisteminin devreye girmesi okullaşma oranını arttıracak, böylece lise mezunları çoğalmış olacaktır" diye konuştu.

- Bu haber 901 kez okundu.

 Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yüksel Özdemir, 2014-2015 eğitim yılını konuştuk. Özdemir, değişen eğitim sisteminin, eğitime olan faydalarını ve zararlarını, dershanelerin temel liseye dönüştürülmesini de değerlendirdi.

 

-2014-2015 Eğitim öğretim yılı geride kaldı. Geride kalan yılı bizim için değerlendirir misiniz?

 

Eğitim öğretim yılının bütün üniversitelerde başarılı geçtiğini düşünüyorum. Bizde de aynı şekilde başarılı geçti. Bizimle birlikte kurulan birçok üniversite bu yıl ilk mezunlarını verdi. Tabi en sevindirici durum, bütün vatandaşlarımız görüyor ki; üniversiteler bugün rekabet halinde. Bu yıllar önce arzulanan bir durumdu. Vakıf üniversitelerinin yanında devlet üniversiteleri de bu rekabetin içine girmiş bulunuyor. Bu da eğitim öğretimin niteliğinin arttırılması ve öğrencilerimizin daha donanımlı bir şekilde mezun olması açısından önemlidir.

 

-Toros okulları açısından 2014-2015 eğitim öğretim yılı nasıl geçti. Hedefleriniz nelerdi. Ne gibi hedeflere ulaştınız? Bundan sonra ki hedefleriniz neler olacak?

 

Bizim için 2014-2015 Akademik Yılı son derece verimli geçti. Bu yıl Toros Üniversitesi olarak ilk mezunlarımızı vermenin mutluluğunu yaşadık. Sayın Valimizin de teşrifleriyle son derece görkemli bir mezuniyet töreni gerçekleştirdik. Tabi ki burada en büyük mutluluğu eminim ki Mütevelli Heyeti Başkanımız Sayın Ali Özveren yaşadı. Keza onun için bu mezuniyet yıllar önce kurduğu hayallerin gerçekleşmesi demek.

 

Toros Üniversitesi henüz çok genç bir üniversite olmasına karşın şuanda bünyesinde 3 Fakülte, 1 Sağlık Meslek Yüksekokulu, 1 Meslek Yüksekokulu ve 2 Enstitü barındırıyor. Biz üniversite olarak eğitim kalitesini yukarılara taşıyarak ayakları yere sağlam basan adımlarla yolumuzda ilerliyoruz, ilerlemeye de devam edeceğiz. Bu sağlam adımları atmamamızın en önemli sebeplerinden birisi de şüphesizdir ki; 51 yıllık Toros Okulları geleneğinden gelmemizdir. Üniversite olarak bu yıl 5 yeni bölüm daha açtık bunlar: Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri, Aşçılık, Diyaliz, Fizyoterapi, İlk ve Acil Yardım.

Bundan sonraki hedeflerimiz; 8 Temmuz itibarıyla üniversitemizi daha da büyütmek amacıyla Diş Hekimliği Fakültesi, Teknoloji ve İşletme Yüksekokuluna Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültemize bağlı İngilizce Öğretmenliği ile Uluslararası Ticaret ve finans bölümleri açmak için kararlar aldık. Umarım önümüzdeki yıl bu kararlar doğrultusunda bu bölümlerimizin eğitim ve öğretime başlaması için gerekli çalışmaları yapmış olacağız.

 

- 2012-2013 eğitim-öğretin döneminde, 4+4+4 eğitim sistemi adında yeni bir sistem getirildi.  Olumlu ve olumsuz anlamda eğitime katkıları neler oldu?

 

4+4+4 sisteminin devreye girmesi okullaşma oranını arttıracak, böylece lise mezunları çoğalmış olacaktır. Bu bize şunu gösteriyor; bu üniversitelerde bekleyen birçok kişinin yeni açılan bölümler ve fakültelerle birlikte mesleki eğitimin nedenli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Mersin veya diğer bölgelere baktığımızda lisans düzeyinde mezunlardan çok meslek yüksekokulu mezunlarının rağbet göreceğine inanıyoruz ama üniversitemizde bizim politikamız gerçekten sektörle işbirliği ile öğrencilerimize meslek kazandırıp, onlarla birlikte müfredatları geliştirme politikası izliyoruz. Bu açıdan daha önceki özellikle kaybolan mesleklerin, nitelikli eleman bulmakta güçlük çeken mesleklerin bu vesile ile daha nitelikli eleman bulma şansları ortaya çıkacak.

 

- Öte yandan dershanelerin temel liseye veya kolej tarzı bir eğitim kurumuna

dönüştürülmesine yönelik yeni karar alındı. Sizce bunun eğitime katkısı olur mu?

Dershanelerin kapatılması ile üniversite sınavına girecek öğrenciler zorlanır mı?

 

Bildiğiniz gibi ilk kez temel liseye dönmüş oldular. Temel lisenin getirdiklerini önümüzdeki yıllarda daha net bir biçimde görmüş olacağız. Benim bir eğitimci olarak dışarıdan gördüğüm, eskiden normal lisede son sınıfında okuyan öğrencilerimiz artık okula gitmek yerine tamamen dershaneye ağırlık veriyorlardı ve böylece eğitim öğretimleri sekteye uğramış oluyordu. Umarım, tam içeriğini bilmemekle birlikte bu temel lisede normal lisedeki eğitim öğretimin yanında daha tamamlayıcı olan bilgileri de alıp, daha donanımlı bir şekilde üniversiteye gelmeleri büyük bir kazanç olur. Çünkü şuanda üniversitelerin birinci sınıflarına baktığınız zaman gerçekten sadece lisedeki bilgilerini daha da pekiştirip, tamamlamak için neredeyse bir yıl hazırlık eğitimi veriyoruz. Bu da normal mesleki eğitimdeki ders müfredatını azaltmış oluyor. Eğer öğrenciler donanımlı bir şekilde gelirse üniversiteler mesleki eğitimlerini bir az daha genişletir ve böylelikle nitelikli, donanımlı elemanlar yetişmiş olur.

 

- Küresel çapta baktığımızda ülkemizin eğitim seviyesi bir hayli düşük. Eğitim daha kaliteli hale getirilmesi ve eğitim seviyesinin yükseltilmesi için neler yapılabilir?

 

Bu biraz önce bahsettiğim okullaşma oranı ile alakalı bir durum. Ülkemizde gerçekten okullaşma oranı son yıllarda hızlıca artıyor. Üniversite sayılarının artması bu yükseköğrenimdeki nitelikli eleman sayısını da arttırmış olacak. Tabi eğitim seviyesi ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar düşünülmesi gereken önemli bir konu. Bunun yükseltilmesi amacıyla üniversitelerin nitelikli eleman yetiştirme konusunda rekabet içinde olması birçok üniversitenin özellikle Avrupa Birliği müfredatlarıyla Bologna süreçleriyle eş değer hale gelmesi Erasmus ve Mevlana gibi programlarla bütün üniversitelerde öğrenim görmelerine imkân sağlamasıyla bu kalitenin artmasını bekliyoruz. Bu bakımdan üniversitelere çok önemli görevler düşüyor ama şunu da unutmamalıyız; gerçekten Türkiye’deki üniversiteler dünya çapına baktığımız zaman çok önemli bir yerlerdeler.

 

 

- Ülkemizde sayıları her geçen yıl artan atanamayan öğretmen sayısı 320 bin nüfuslu İzlanda’yı geçerek, 330 bine ulaştı. Atanamayan öğretmenler için nasıl bir formül üretilebilir?

 

Burada birinci sorun 70’li yılara bakarsanız eğer ihtiyaçlar doğrultusunda eleman yetiştirme politikası vardı. Örneği Ziraat Fakültelerinin amacı Tarım Bakanlığına eleman yetiştirmek için yapılmıştı, öğretmen yetiştirme politikamızda bu. Biz tamamen Milli Eğitime eleman yetiştirme politikası ile gidersek bunu da iyi bir şekilde planlamaz isek bu sıkıntılarla karşı karşıya oluruz. Yani öncelikle iyi bir planlama yapılması gerekiyor. Bunun için Milli Eğitimde ne kadar öğretmen var, bu okullaşma oranının özellikle ortaöğretim ve lise kısmında ne kadar ihtiyaç var ve bu ihtiyaçlara göre üniversitelerle eş güdüm içinde olduğu zaman bu sorun kendiliğinden ortadan kalkmış olur. Şu andaki sorun planlama olmadığı için mezun sayısı fazla, yetiştirilen elemanlarda tamamı Milli Eğitim’de görev yapmak için yetiştirildiği için başka meslekleri yapamamaları nedeniyle bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bence üniversiteler sadece bir meslek eğitimi vermekten çok; bireylere donanımlı, dünyanın her yerinde istihdam edilebilecek bilgi birikimi verebilecek bir düzenleme yapılırsa bu sorun ortadan kendiliğinden kalkar.

Tabi bu her yıl özellikle bu Fen Edebiyat Fakültesi mezunları ve aynı şekilde alanla ilgili öğretmenler konusunda tartışmalar var. Bu tartışmaları bitirip gerçekten öğretmen ihtiyacımıza göre nitelikli eğitim fakülteleri kurulması, sayıların ona göre belirlenmesi ve sorunun böylelikle çözülmesi gerekiyor. Son yıllarda özellikle hükümet politikalarında özel ortaöğretim önünün açılmasıyla birlikte bu okullaşma oranı artacağı için kısa süre içerisinde belki bu sorun azalacak ama bizim öğretmen yetiştirme politikamızı yeniden gözden geçirmezsek biz bu sorunla uzun süre daha boğuşuruz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.