"FOTOĞRAF GERÇEKLİKTİR" / TURAN DAL'IN RÖPORTAJI

Mersin’de Fotoğraf sanatçılığı yapan Ali Osman Abalı ile söyleşi gerçekleştirdik.

- Bu haber 1317 kez okundu.

 Mersin’de yaşayan ve yakın zamanda açmış olduğu Fotoğraf Atölyesinde çalışmalar yürüten Fotoğraf sanatçısı Ali Osman Abalı, temalarında toplumsal konuları işlediği ve her fotoğrafın bir fikir barındırması gerektiğini belirtip aksi takdirde fotoğrafın ruhsuz bir kareden başka bir anlam ifade etmeyeceğini kaydetti. 


Abalı, en iyi fotoğraflarını makinesiz, yani gözleriyle çektiği fotoğraflar olduğunu ifade etti.

- Kendinizden biraz bahseder misiniz?

ABALI: 1987’de Adana’da doğdum. Ailem aslen Siverekli… Ailemin Mersin’e göç etmesiyle çocukluk ve gençlik yıllarım Mersin’de geçti. Çocukken vasıfsız çeşitli işlerde çalıştım. 2002 yıllarında İnternet haberciliği yapmaya başladım ve hala da bağımsız olarak dergilerde hem haber yapıyor, hem de fotoğraf çekiyorum. 2006 senesinde tiyatro ile tanıştım ve birçok özel tiyatroda da oyunculuk yaptım. Merhaba Sanat Tiyatrosuyla Türkiye genelinde turnelere çıktım. Devrimci bir tiyatrodur Merhaba Sanat Tiyatrosu bana olumlu çok şey kattı. Fotoğrafla tanışmam da 2002 yılına dayanıyor. Fotoğraf konusunda kişisel gelişimim için uzun süre çalıştım. “Tamam, artık fotoğraflarım gün yüzüne çıksın dedim” ve ilk karma sergim olan ‘Yansımaları’ 2011 senesinde bir gazeteci arkadaşımla açtım. Çeşitli etkinliklerde sokaklarda sergiler yaptım. Elimde fotoğraf makinesiyle toplumsal fotoğrafların hemen hepsini takip edip fotoğraflamaya çalışıyorum.

- Yaşamınızda sizi Fotoğraf sanatçılığına götüren etkiler neler oldu?

ABALI: Ben aslında bir tiyatro yazarı olmak istiyordum. Geçmişte yazdığım birkaç oyun da oldu. Çocukken arkadaşlarla denize girmek için Mersin sahiline giderdik. Gazeteciler Cemiyeti Sahildeydi Gazeteciler Cemiyetinde zaman zaman açtıkları sergiler olurdu, onlardan etkilenirdim. Sergilerde gördüğüm çocuk fotoğrafları, resimler bunlardı beni etkileyen… Birde fotoğrafların arasından geliyordum aslında… Devamlı şunu da söylerim, “En iyi fotoğrafçı fotoğraf makinesi ile değil gözleriyle fotoğrafı çekendir” Öyle mahallelerde yaşadım ki, fotoğrafın ana temasını, sosyolojisini betimleyen yerlerdi. Gördüğüm, izlediğim her şey benim için bir fotoğraftı. Elimde o fotoğrafları kayıt edecek bir cihaz yoktu sadece… Daha sonra fotoğraf makinesi edinip bugüne dek gözlerimle çektiğim kareleri bu sefer bir kayıt altına almaya başladım.

 -Fotoğraf çekerken dikkat ettiğiniz ayrıntılar var mı?


ABALI: Fotoğraf çekerken benim en çok göz önünde bulundurduğum husus fotoğrafın konusudur. Fotoğrafın dilsizliğini çözüp onunla temasa geçen göze bir şeyler fısıldaması gerektiği kanısındayım.


- Mersin’de uğraşınız olan bu sanat dalı nasıl bir konumda?

ABALI: Mersin’de fotoğraf sanatı Türkiye’nin hemen hemen her yerinde olduğu gibi yetersiz kalıyor. İki dernek var fotoğraf sanatçılarına dair… Bunlarda çeşitli alanlarda kendileri iş yapıyor. Sahaya çıktıkları pek söylenemez. Bizimde temennimiz sahaya açılmaları, kentte neler oluyor, mahallelerde ne gibi şeyler yaşanıyor.

- Mersin’lilerin fotoğraf sanatına bakışı hakkında izlenimleriniz nelerdir?

ABALI: 2002-2003 dönemlerinde elimde fotoğraf makinesiyle dolaştığım zaman insanlar korkuyordu. Kimisinin fotoğrafını çektiğimde kavga edecek duruma geliyordum. Benim mahallemdi, altından kalkıyordum bir şekilde bu sorunların ama yabancı bir yerden fotoğraf çekmeye gelenler benim kadar şanslı değillerdi. Fotoğraf çekeni ‘Cinci hoca’ gibi gördükleri dönemler dahi oldu. Türkiye’ye çok geç gelmiş bir kültür olması ve hani biraz da elit kesimin elinde büyüyen bir sanat olduğu için… O tür zorluklara maruz kaldık. Günümüz adına konuşursak eğer çok şey değişti, tabi o günlerden bugüne… Biraz da şuna dayandırıyorum bu gelişmeyi; ‘fotoğraf, bir proleter sanattır’. Azınlıkların, yoksulların ulaşabileceği bir sanattır ve fotoğraf bunu başardı.

- Sizin için fotoğraf ne demektir?

ABALI: Fotoğraf bana göre gözlerin baktığı her şey demektir. Gözün gördüğü çıplak gerçekliğin ta kendisidir, fotoğraf…

-Örnek aldığınız, etkilendiğiniz veya tarzı ile sizi kendine çeken fotoğraf sanatçıları var mı?

ABALI: Mehmet Özer hep etkilendiğim isimdir. Kendisini sonrasında tanıma fırsatım oldu. Çocukluk dönemlerimde fotoğraf ve şiir konusunda oldukça yetenekli, başarılı bir sanatçı… Ara Güler, Fikret Otyam gibi isimleri saymayacağım. Çünkü fotoğrafla ilgilenen herkes onlardan etkilenir. Bu alanda geliştikçe ‘Magnum’ fotoğrafçıları beni etkiledi. Robert Capa, Bresson gibi sanatçılar.

 - Gerçekleştirdiğiniz projeleriniz oldu, bu çalışmalar hakkında neler söylemek istersiniz?


ABALI: Geçmişte birçok proje gerçekleştirdim. Yakın tarihte ‘Eller ve Yüzler’ adlı tematik bir sergi açtım. İnsan bedeninde en çok kullanılan iki unsuru işledim. Bu proje için yoğunlukla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde çalışmalar yürüttüm. Cevap bulan bir sergi oldu. İki defa açtım bu sergiyi ve ileri ki süreçte bir daha açmayı düşünüyorum. Geçmişte yine tematik bir ‘ Kadın, Çocuk’ sergisini açmıştık. 3 sanatçı bir arada açmış olduğumuz bir sergiydi. Heykeltıraş, şair-yazar ve fotoğrafçı olarak… Ben fotoğrafları çektim. Adil Okay, şiirlerini yazmıştı. Hasan Caner de heykelleriyle yer almıştı. Bunların dışında da birçok karma sergide yer aldım.

-Yakın zamanda planladığınız bir projeniz var mı?

ABALI:  Şuan gerçekleştirmeye çalıştığım bir projem var. Mersin’i anlatan bir çalışmam olacak. Eski Mersin’i ve yeni Mersin’i karşılaştıracağım fotoğraflarla. Çalışmam şimdilik masa başı evresini tamamladı. Uzun süredir bu kente bir şeyler kazandırmak için proje hazırlama düşüncem hep vardı. İlerleyen zamanlarda projem eyleme dönüşüp vücut bulacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.