BEDİR SOLMAZ

 

Uzayan insan ömrüne paralel yaygınlaşan Alzheimer hastalığının, gerekli önlemler alınmaması durumunda giderek büyük bir soruna dönüşeceğini savunan uzmanlar, ilerleyen süreçte Mersin’in yüzlerce yaşlı yaşam merkezine ihtiyaç duyacağı görüşünde.

Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri kapsamında bir hafta boyunca toplumu bilgilendirme uğraşı veren Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi, değişik içerikte 8 aktivite düzenledi.

Hastalığın toplumda yeterince içselleşmediğini dile getiren Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi Başkanı Prof. Dr. Aynur Özge, her hastanın 4 aile bireyinin yaşam şeklini değiştirdiğine dikkat çekti.

Yapılan hesaplamalara göre 2050 yılında dünyadaki Alzheimer hastasının 113 milyona ulaşacağını belirten Prof. Dr. Aynur Özge, Mersin’inin bünyesinde 75 yaş üstü nüfusu barındıran 9. il olduğunu ifade etti.

Alzheimer hastalarına dönük hizmet verecek olan 150 kişi kapasiteli Yaşlı Yaşam Merkezi’nin çalışmaları hakkında toplumu doğrudan bilgilendirmek için Prof. Dr. Aynur Özge ile konuştuk.

Yılbaşında hizmete sunulması hedeflenen merkezin bir an önce tamamlanabilmesi için acil desteğe ihtiyaç duyduklarını söyleyen Prof. Dr. Özge, yeni atanan Vali Özdemir Çakacak’ı dernekleriyle sıcak bir başlangıç yapmaya çağırdı.

-Sayın Özge,  ilk söyleşimizi 2012 Aralığında yapmıştık; ihale aşamasındaydınız, o günden bugüne ne değişti?

Aynur Özge: İsterseniz merkez hakkında bilgi vermeden önce Alzheimer hastalığının Mersin’deki seyrini kısaca özetleyelim. Ülkemizde 500 bin, iklim koşulları nedeniyle emeklilerin tercih ettiği 75 yaş üstü nüfusun en fazla yaşadığı 9. il olan şehrimizde ise 10 bini aşan Alzheimer hastası var. Yaşlı Yaşam Merkezi’ni bu gerçekten yola çıkarak kuruyoruz, ancak 150 kişi kapasiteli bu merkez olayın ne başı ne de sonu; ilerleyen süreçte Mersin, belki de yüzlerce yaşlı yaşam merkezine ihtiyaç duyacak. Merkezin kaba inşaatı tamamlanıp duvarları örüldü. Şimdi sıva altı elektrik, su, kalorifer ve benzeri tesisatları döşeniyor. İşin asıl zor kısmına gelindiğinin yeni farkına vardık. Bu çalışmalar daha çok kaynak istiyor.

-Küçük bağışların dışında asıl kaynağın oda ve ünitelerin isim haklarının satışından geldiğini biliyoruz, bu konuda son bilgileri alabilir miyiz?

-A.Ö: Odalarla birlikte isim hakkını satışa sunduğumuz 78 birimden bugüne kadar 40’ı satıldı. Birimlerin fiyatı 4 bin ile 100 bin lira arasında değişiyor. Biz istiyoruz ki, Merkezin oluşumuna her kesimden insan katılıp kurumu sahiplensin, az çok seçmiyoruz, 1 liralık bağışlar bile bizim için çok değerli. Herkesi katkı vermeye çağırıyoruz. Bu iş sona erdiğinde ortaya çıkan eser, Halkevi’nden ( Kültür Merkezi) sonra tamamen toplumun katılımıyla vücuda getirilen kentteki ikinci bina olacak.

-Destek derken, umduğunuzu bulabildiniz mi?

-A.Ö: Gönüle dayalı bağışlarla yürüyen bir işe ölçü koymayı doğru bulmuyoruz; süreç ağır işlese de büyük bir aşama kaydedildi. Bugüne kadar maddi manevi yanımızda olan herkese teşekkür ederiz. Bizim istediğimiz sadece maddi destek değil, Bir saat boş zamanı olan gelip derneğimizde çalışsın, 1 lirası olan versin, o küçük miktarlar karılan harcın çimentosudur. Bir dakika vakti olan bize fikir verip daha yapmamız gerekenlere dair öneri getirsin. Kapımız herkese açık, destek üzerine konuşurken, ben buradan yeni gelen Sayın Valimizi de derneğimizle sıcak bir başlangıç yapmaya çağırıyorum.

 

-Önceki haftayı yoğun geçirdiniz, isterseniz birazda 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri üzerinde duralım.

A.Ö: Alzheimer dünya ölçeğinde bir sorun, yapılan hesaplamalara göre uzayan insan ömrüne paralel 2050 yılında dünyadaki Alzheimer hastasının 113 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bizde Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi olarak 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri kapsamında, 15 Eylülde başlayarak 7 günde konferans, kermes, dans gösterisi, kokteyl, yemek, tekne gezisi, sorun ve görüşlerin anlatıldığı serbest kürsüsen oluşan 8 aktivite düzenledik. İnsanlar hastalarını sokağa çıkardı,  Form Alışveriş Merkezi’ndeki gösteriyle yüreklere dokunduk. Buradaki hedefimiz farkındalık yaratarak toplumu bilinçlendirmek. Çalışmalarımız toplum, hasta ve hasta yakını üçgeninde yoğunlaşıyor. Öncelikli olarak hastalığın toplumda içselleştirilmesini sağlamalıyız. Çünkü insanlar görüp, duymazlarsa hasatlığın kendi semtlerine uğramayacağı düşüncesindeler gibi, yok öyle bir şey! Alzheimer herkesin kapısını çalabilir. Haftanın verimli geçtiğini düşünüyoruz; özellikle üniversiteli gençlerimizden gördüğümüz ilgi ve katılım dikkate değerdi. Biz toplumun desteklediği ölçüde güçlü ve verimli olacağımızın bilincindeyiz.

-Son olarak Merkezin bitilmesine ve ihtiyaç duyulan kaynak tutarına dönük bir tarih verebilir misiniz?

-A.Ö: Bize kalsa hemen bitirelim isteriz, ancak her şey paraya dayanıyor. İsim hakkı satışlarımıza duyulan ilgi süreci kısaltacaktır. Merkezimizi yılbaşına açmayı hedefliyoruz, umarız hesaplarımız boş çıkmaz; ihtiyaç duyulan kaynağa gelince, değişken piyasa koşullarında rakam vermek yanıltıcı olur. Ayrıca asıl harcama bundan sonraki işlere gidecek gibi gözüküyor. Ama şunu herkesin bilmesini isteriz, her kuruş ince eleyip sık dokunarak yerine göre değerlendiriliyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.