Bundan 5 yıl önce Mersin’e çocukluğumun gençliğimin geçtiği şehre eş durumundan tayin olup geldiğim de ilk yaptığım şeylerden biride Mersin Tabip Odasına gidip üye olmak ve ben artık Meslek örgütümde Hekimlerin onurlu mücadelesinin içinde yer almak istiyorum demek oldu.
Bizler insanlık tarihinin en kadim, en gurur verici, saygın mesleğini icra eden hekimlerin son yıllarda getirildiği haksız konum artık bende, kendi adıma, dur diyebilme noktasına getirmişti. O gün odada iki kadın hekim vardı biri ne yazık ki özellikle biz kadın hekimlere özgü mesafeli hatta biraz soğuk tavırdayken Sevgili Ful ün o insanın içine huzur veren, sonra güzel yüzünün ışığını karşısındaki ne yansıtan neşeli içten samimi hoş geldiniz deyişi ve sımsıkı kucaklayışı tamam evimdeyim duygusunu yaşamama yetmişti. Bazı insanları görür görmez sever ve evet ben bu insanla uzun bir yol arkadaşlığı yaparım dersiniz ya Ful o insanlardan biridir.
Tarihte güçlü kadın karakterler vardır bilirsiniz, bazıları fikirleriyle bazıları eylemleriyle rehberlik eder, yön verir, değiştirici dönüştürücü yani devrimci kadınlar. Çok uzağa gitmeden kadın hekimlerimiz içinde Türkan Saylan, Füsun Sayek, Özen Aşut gibi kendi canlarını, hastalıklarını dinlemeden gece gündüz koşturan, yorulan, çabalayan, daha fazla ne yapabilirimi kendine destur edinen, halkını çok seven, onurlu, dik başlı, asla bildiği doğru yoldan döndürülemeyen, inandığı değerlerden hiç taviz vermeyen, korkusuz,  insan, hem de sapına kadar insan, kadınlarımız, işte tamda bu tanımların yanında eksik kalacağı, ismi o güzel insanlarla beraber anılacak, Sevgili Ful Uğurhan.
Kadın sorunları, sokak çocukları, madde bağımlıları, Nükleer Santral karşıtı, mesleki etik değerlere sahip iyi bir hekim…
Onu tanımlarken kalıplara sığdırmaya kalkarsanız büyük bir yanılgıya düşersiniz. Bir bilenimizdir o. İyi bir öğretmen.
İlk yılımda Tabip odasında görevim pratisyen hekim kolu üyesi olmaktı. 2. Dönemde Ful bana sen olsana Pratisyen Hekim kolu başkanı dedi. Olmaz dedim. Bir sonraki dönem olurum söz. Ama bu dönem sen ol ve ben senden öğreneyim. Evet onu hala dikkatle izliyorum ve uslu bir çocuk gibi uyarılarını ciddiye alıyorum, yani ondan öğreniyorum ve öğreneceğim o kadar çok şey var ki gün geçtikçe onu yakından tanıdıkça işte bu ya, gerçek insan ve ben onun yanındayım ne kadar da şanslıyım diyorum ve bunları tüm samimiyetimle söylüyorum. Yürekler soğudukça insanlar katılaştıkça ve kalpler birbirinden uzaklaştıkça ve biz insanoğlu birbirimize yabancılaştıkça çok daha özlem duyar olduk insan kalabilene, gerçek olana. Yapmacıksız, içinden geldiği gibi davranan, yürekli, duyarlı, samimi, candan olana. Ful bir çiçek ismidir bilirsiniz. Yasemingillerden, Akdeniz ve Ege bölgesinde yetişen, akşamları açan ve çevresine mis gibi kokular salan bembeyaz bir çiçek. Tıpkı karların altından inadına başını gökyüzüne uzatan adaşı beyaz kardelen gibi. Ful de bir kardelendir. Aykırıdır, isyankardır, kimselere benzemez. Sevdası dertli insanlaradır, haksızlığa uğrayanlaradır. Kocaman yüreğine herkesi sığdırabilir. Dokunmasını bilene.
Mersin Tabip Odası ve Hekimleri olarak çok şanslıyız. İlk kadın başkanımız yıllarını bu örgüte vermiş, onca emek harcamış, tecrübeli, akıllı ve üstüne çok da güzel olduğu için. Hep böyle kal Sevgili Ful Uğurhan. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.