Dört gözle beklenerek uğruna dualar edilen yağmur, nihayet toprakla buluştu; şu günlerde boz bulanıklaşan Müftü deresi bir başka akıyor. 
Anadolu’nun dört bir yanında kışa özgü güzel yaşam kesitlerinin yanı sıra özellikle yoksul kesimleri vuran su baskını, soba zehirlenmesi ve benzeri acı olaylarsa kimi zaman gündeme bile gelmeden kurbanları gibi yitip gidiyor!
Uludağ’a kar yağmış, kayak merkezlerindeki işletmeler dolmuş, objektifler kartpostallarla taş çıkaran kareleri saptıyormuş, neyleyim…
Benim aklım telef olan canlarda…
Bu duygularla yağmur altında yürürken Orhan Murat Arıburnu'nun, "Şemsiyeler yağmuru durduramaz / yağ yağmurum yağ / bulutlar güneşi örtemez / doğ güneşim doğ / miskin yürek devrimciye yakışmaz / vur yüreğim vur!" dizelerini anımsıyorum.
Yaşım altmışa dayandı; “İşte geldim gidiyorum” derken, toplumsal anlamda özlemlerimin hiçbirisine ulaşamadım…
Oysa geçmişte nasılda umut doluydum…
Geride bıraktığımız süreçte, ne uğruna çırpındığımız barış oldu, ne de insanlığın yüzünü güldüren bir bayram yaşadık.
Dünyanın her köşesi ayrı bir kan gölüne döndü. 
Komşumuz Irak, Suriye ve Mısır’da her gün yüzlerce masum insan ölüyor.
Gün geçmiyor ki, yurdumuzun dört bir yanında emperyalizmin maşalığını yapanların kundaklaması sonucunda çeşitli boyutlarda yıkımlar yaşanmasın… 
Belleğimde şekillenen her bir düşünce, içimi üşüten kırık camlı pencereye dönüşüyor.
Düş kırıklıkları, ölümler, şiir…
Şiir okuyup yazmak yavan günlerimin katığıydı.
Daha naif olan o yılları özlemle arıyorum.
İnsanlar bu denli omurgasız değildi!
Değer yargılarının aşındırıldığı dünyamızda şiirin de boynu büküldü.
Ama şu bir gerçek ki, şiirin yaşam alanı bulamadığı coğrafyalarda insanlığa yıkım getiren iklimler daha kolay egemen oluyor.
Ne acıdır ki tüketim kültürünün sarmalına dolanan toplum, özünden uzaklaşırken şiir denen soylu ağacın da kökünü kuruttu!
Kısa tanımla, özlü söz, doğal yoldan duygu ve düşünceleri anlatım sanatı olan şiir, yalanı dolanı, ilgisizliği asla affetmez; nazlı bir çiçektir, çok çabuk küser…
Şiir, yaşayarak yazılır.
Toplumun büyük bir bölümü artık yaşamıyorlar ki, şiir okuyup yazsınlar!
Sakın, yaşamakla gün geçirmeyi birbirine karıştırmayın; yaşayan kişi başta kendi olmak üzere çevresindeki olayları sorgulayıp gerekirse hesap sorar, oysa günümüzde bırakın sorgulayıp hesap sormayı çoğunluklar azınlığın zorba gününe boyun eğiyor!
Şiir okuyup yazan yaşayanlara selam olsun.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.