Gazetecilerin gözüyle “1 Kasım”

Mersinli gazeteciler 1 Kasım seçimlerinin ardından ortaya çıkan tabloyu Mersin İmece Gazetesi’ne değerlendirdi.

- Bu haber 679 kez okundu.

Gazetecilerin gözüyle “1 Kasım”

ÇUKUROVA GAZETESİ ALİ YÜREKLİ

 

Çukurova Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Yürekli Ak Parti'deki oy artışının herkes için sürpriz olduğunu, özellikle anket şirketlerinin bu süreçte yanıldığını dile getiren Çukurova Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Yürekli, "Hepsi için yüzde 2-3 sapma oranı vardı ama bu sonuçların ardından hepsinin kapısına kilit vurması lazım. Tabi bu sadece anket şirketleri için geçerli değil. Muhalefetin de bu süreci doğru okuyamadığını düşünüyorum. Eğer parti olarak alanda iseniz seçmenin nabzını iyi okumanız lazım" dedi.

 

"KORKU SİYASETİ ÜZERİNDEN İKTİDAR OLDU"

 

1 Kasım seçimlerini Ak Parti açısından değerlendiren Yürekli, Ak Partinin korku siyaseti üzerinden oy artışı sağladığını öne sürdü. Ak Parti'nin Batı, İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinde insanları işle, aşla, ekmekle, Doğu ve Güney Doğuda ise 'Beyaz Toroslar'la, ölümle korkuttuğunu belirtti. "İnsanlar kaos ortamında nereye kaçacağını bilemez" diyen Yürekli, "İnsan bu ortamlarda ani refleksler verir. Belki de ona zarar verecek olanın üzerine bilinçsizce giderler. Ben bunun seçimlere yansıdığını düşünüyorum" ifadesini kullandı.

 

"MUHALEFET KENDİSİNİ SORGULAMALI"

 

Bu süreçte muhalefet partilerinin tutumunu da eleştiren Yürekli,"Ana muhalefet partisi CHP'ye baktığımızda, CHP'nin bütün stratejisi tamamen koalisyon üzerine kurulu idi. CHP'nin bu süreçte tutumunun sorgulayan ve hesap soran bir yapıdan ziyade yarın bir koalisyon kurabilir miyiz hesabı üzerinden olduğunu düşünüyorum. Ekonomik vaatlerde bulundu ama AKP'nin vaatleri daha inandırıcı geldi. MHP ye bakarsak, hayırcı tutumu AKP iktidarının kurulmasının nedeni halindedir. Koalisyona yanaşmaması AKP'yi tek başına tekrar iktidar yaptı. HDP'den bakarsak çok ciddi bir kayıp yaşamadı. Evet çok ciddi bir oy potansiyeli bekliyorduk ama olmadı. Bunda da hem çatışmalı ortamın hem de ana akım medyada görünür olmamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Özellikle batıda insanlar HDP'yi çatışmalarla iç içe görünce yanaşmadı. Diğer yandan 7 Haziran seçimlerinin ardından biraz rehavete kapıldıklarını düşünüyorum. HDP'nin kendisine verilen yüzde 13'lük oyu koruması lazımdı ve daha fazlasını istemeliydi" şeklinde konuştu.

 

"KOCAMAZ'IN TUTUMU MHP'Yİ OLUMSUZ ETKİLEDİ"

 

Yerlerde ortaya çıkan fotoğrafın genel sonuca çok benzediğini kaydeden Yürekli şunları söyledi: "Yapısı itibari ile Mersin Türkiye'nin bir özeti gibi. Mersin'de CHP'nin 7 haziran sonarsı HDP'ye verdiği emanet oy tartışmasıydı. Ancak CHP'den, HDP'ye genel anlamda oy kaymasının olmadığını gördük. Bunu Mersin için de söyleyebiliriz. Tabi HDP'den, CHP'ye giden oylarla CHP 1 vekil kazanırken HDP 1 vekil kaybetti. Aynı şekilde MHP'den de AKPye giden oylarla AKP 1 vekil arttırdı. MHP'den AKP'ye giden oylarda Büyükşehir Belediyesi'nin etkisi olduğunu düşünüyorum. Sadece genel siyasetle değil özellikle Kocamaz'ın Mesin'de yürüttüğü politikanın partisinden giden oyları etkiledi."

 

 

*********************************/

 

"HDP'NİN OYLARI EMANETMİŞ"

 

HDP'nin Türkiye'deki oy kaybının Mersin'e de yansıdığını ve 7 Haziran'da aldığı oyların emanet oylar olduğunun ortaya çıktığını kaydeden Haberci Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hediye Erdoğlu, "Biz HDP'de böyle bir düşüş beklemiyorduk. Oylarını koruyacağını ve Mersin'deki oylarının emanet olmadığını düşünüyorduk. Birinci olduğu Akdeniz'de bile önemli oy kaybı yaşadı. İkinci olduğu bölgelerde 3., 4. parti oldu. HDP kendisini yeterince anlamadı. Yerelden uzak bir siyaset yürüttü. HDP'nin Mersin'de yürüttüğü politika Türkiye'de yürüttüğü politikaya oranla kısır kalıyor. HDP Mersinde yerel politika yapamıyor. Daha çok Mersin'i konuşmaları lazım. Eğer emanet oyları korumak istiyorlarsa  yerel siyaset üretmeleri lazım. Bugüne kadar Akuuyu ile, yerel belediyecilik eksikleri ile ilgili ne konuştular? Kendisini yeterince anlamadı ve karşısına bir Hacı Özkan faktörü sürüldü. Evet çok iyi bir siyaset üretmedi ama tabandan geliyor. Sokakta bir karşılığı oldu. Hacı Özkan Mersin'de doğup büyüyen bir insan değil fakat buradan kazanıp buranın insanına kazandıran bir insan. 'İnsanlar bizim içimizden biri meclise gidiyor' dedi. Ben Çilem Öz'ün bir kadın olarak kadınlara yeterince hitap edemediğini düşünüyorum. Dengir Fırat'a gelince o zaten yerel değil üst düzeyde, tamamen liderle kendini eşdeğer tutan biri. Evet siyaset yapmaları engellendi ama bunun ciddi bir faktör olduğunu düşünmüyorum. Öreneğin, sosyal medyayı ne kadar kullandılar, basın halkla ilişkilerde ciddi vizyon eksikliği var" diye konuştu.

 

"ÇATIŞMALARDAN DOLAYI KAYGI YAŞIYORLAR"

 

Mersin'in önemli gelir kaynaklarından olan lojistik sektörünün Kürt kökenli işinsanlarının elinde olduğunu ve bu insanların yaşanan olaylardan ciddi kaygı duyduğunun altını çizen Eroğlu şunları söyledi: "Lojistik sektörü bu kentte sıcak para girdisini sağlayan en önemli faktör. Lojistik sektöründe yer alan işinsanları Doğuda, Güneydoğuda yaşadıkları olayları kaygıyla takip ediyor. Hepsinin oralarda yaşanan akrabaları tanıdıkları var. Vicdanen rahatsız oluyorlar. İnsanlar abluka altındalar, elektrikler kesik, hastaneye gidemiyorlar. Bu da onları endişelendiriyor. Evet insanlar ne yazık ki 'Beyaz Toroslarla' korkutuldular. Günlerce ablukada kaldılar. Binlerce çocuğun okula gidememesinden, hastaların hastaneye gidemediği için ölmesinden dolayı üzülüyoruz. İnsanlar evden dışarı kafasını uzatamıyor. Mersinde bir çok aile yakınını yitirdi bu olaylarda. Bu insanlar bu şehirde söz sahibi olan insanlar. Bu olaylarda HDP'ye olumsuz yansıdı.

 

"MHP ÖNCELİKLE KENDİSİNİ SORGULAMALI"

 

Mersinin 13 ilçesi var ve 8'inde MHP'li Belediye başkanlar koltukta oturuyor. Mersin'de her zaman bir CHP MHP çekişmesi oluyor. Ak Parti 2011 seçimlerinde ve 1 kasım seçimlerinde birinci parti çıktı ama az farkla. Mersin'de köklü bir MHP tabanı vardı. Bu 8 ilçe belediye başkanının önce bir dönüp kendilerini sorgulaması lazım. Bu insanlar Ak Parti'ye oy vermişse demek ki önce kendinizi sorgulamalısınız. Biz çok iyi çalışıyoruz diyorsunuz, eğer çok iyi çalıştıysanız insanlar size niye oy vermedi. Çünkü çatışmalı siyaset yürütülüyor ve insanlar bundan rahatsız oluyor. Çatışmalı siyaset dilinden uzak durmalı.

 

"CHP YEREL SİYASETTEN UZAK KALDI"

 

CHP bu seçimde vekil sayısını arttırdı ancak CHP'den de Ak Parti'ye bir kayma var. CHP sol bir parti idi fakat, insanlar bugün Ak Parti'ye yöneliyorsa demek ki CHP artık bir sol parti değil. CHP'de HDP gibi yerel siyasette zayıf kaldı. Örneğin, kentte yaşanan belediyecilik sorununa ne kadar eğildiler. İl başkanı açıklama yapıyor Ortadoğu'dan, IŞİD'den yada genel siyasetten bahsediyor. Evet bunlarda önemli ama yerel anlamda ortay bir şey koymuyor. Yerel siyasetten çok uzaklar. Kıyı kesimlerde balık çiftlikleri kuruluyor, Ak Parti yol çalışması yaparken ormanlık alanlar tahrip ediliyor. Bunların dile getirilmesi lazım. İnsanlar yerel siyaset görmek istiyor artık."

 

"HALK AK PARTİ'YE YERELDE DE ŞANS VEREBİLİR"

 

AK Partinin yükselişinin şaşırtıcı olduğunu kaydeden Eroğlu, "AK Parti Mersin'e vaatlerde geldi ancak daha önceden verilen Havaalanı, Tarım OSB, Yenice Lojistik Merkezi'ni hala bekliyoruz. Mersin'e Bakanlar gelip gitti ama değişen bir şey olmadı. Baktığımızda yerel yönetimde yoklar, şehir hastanesi faaliyete girmedi. Demek ki kapalı kapılar arkasında farklı şeyler konuşulmuş. Öte yandan Mersin'de ki işinsanları AK Partiyi destekliyor. Bunu dile getirmeseler de bu insanların binlerce çalışanı var ve hepsi yeni yatırımların beklentisi içinde. AK Parti insanlara vaat sattı insanlarda bunu aldı. İnsanlar refahına ve ekonomiye bakar. İnsanlar istikrar istiyor. Şehit haberlerinin gelmemesi, patlamaların olmaması vicdanen rahatlatıyor. Eğer bu vaatler yerine gelirse insanlar yerel yönetimde de şans verebilir" diye konuştu.

 

 

Son olarak Mersin'den bir kadın vekilin Meclise gidemeyecek olmasını eleştiren Eroğlu, "HDP'yi dışarıda tutacak olursak çünkü seçilebilecek bir sıradan aday göstermişlerdi, açıkçası diğer partilerde ki kadınlar yerlerini erkeklere bırakıyorlar. Kadınların birinci sırayı, ikinci sırayı istemeleri lazım. Türkiye'de seçim çalışmalarında kadınlar hep önlerde yer aldı, ayaklı billboard oldular nerdeyse. Kadınlar daha fazlasını istemeli ve almalı" dedi.

 

 

************************************/

 

 

 

 

 

"MERSİN'DE SEÇİMİN KAZANANI AKP OLDU"

 

Mersin'de seçimin kazananının AKP kaybedeninin ise MHP ve HDP olduğunu söyleyen Cumhuriyet Gazetesi Mersin Muhabiri Abidin Yağmur ise 1 Kasım seçimlerini, "CHP ise rölantide kalıp fırtınayı az hasarla atlattı. Oy artışı olsa da CHP ikinci parti konumuna düştü. Psikolojik üstünlüğü yitirdi. AKP'nin kazanmasında istikrar ve huzur vurgusu, bakanın köylere vaatleri, kamu kurumlarının secime müdahil olması etkili oldu. MHP ve HDP Türkiye genelindeki gerileme eğilimi Mersin'e de yansıyınca geriledi ancak MHP'nin yerel unsurları özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Kocamaz'ın yarattığı iklim MHP'nin düşüşünü sertleştirdi. MHP 2014'te gelen HDP 2015'te gelen CHP oylarını elinde tutamadı. Ayrıca her iki partinin seçmeninin AKP'ye oy verdiğini söylemek olası. Yerel secimde bu tablo sürmez. AKP normal seviyesine inecektir. CHP ve AKP arasında bir yerel secim yarışı olası. Çünkü MHP'nin iç dengeleri toparlanma değil daha çok karmasa hatta bölünme sinyali veriyor" şeklinde değerlendirdi. 


HABER: SONER AYDIN



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.