“Siyasete alet edilmesin”

AK Parti Mersin Milletvekili ve Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Çiğdem Münevver Ökten, acımasızca öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Arslan cinayetinin siyasi çatışmalara alet edilmemesini, olaya bir anne bir baba açısından bakılması gerektiğini bildirdi.

- Bu haber 772 kez okundu.

“Siyasete alet edilmesin”
 

 

 

Konu ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda gündem dışı bir konuşma yapan Ökten, kadına yönelik şiddeti toplumsal cinsiyet farklılığıyla sınıflandırmanın yanlış olacağını, bunun altında çevresel ve psikolojik nedenlerin topyekûn olarak araştırılması ve önlem alınması gerektiğine vurgu yaptı. Sağlık, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ortaklaşa çalışmasının önemini bildiren Çiğdem Münevver Ökten şunları söyledi.

“Özgecan'ın ailesinin derin ve sahici acılarının karşısında sosyal medyada sloganlar ve ne yazık ki Mecliste de hakaretamiz sözler havada uçuşurken, konu üzerinden siyasal çatışmalar yaşanmasından inanın bir milletvekili olarak derin üzüntü duyuyorum, aynı zamanda bir anne olarak Özgecan cinayetinden büyük bir üzüntü duyuyorum. Mersin'den yükselen bu acı çığ gibi büyüyerek hepimizin yüreğini yaktı. Bu bir cinayettir, insanlık vicdanının ve değerlerinin asla kabul edemeyeceği vahşice ve barbarca işlenmiş bir cinayettir. Doğru analiz etmemiz, yaşanan bu menfur olayı kadına uygulanan şiddetin başka bir boyutunda değerlendirmemiz gerekir. Çünkü kadına yönelik şiddeti yalnızca toplumsal cinsiyet farklılığıyla kategorize edersek bu cinayette birçok şeyi göz ardı ederiz. Nedir bu göz ardı etmememiz gereken şeyler? Erkeğin öfke kontrolsüzlüğü altında yatan nedenler, erkeğin alkol ve madde bağımlılığının şiddete dönüşmesi, erkeğin ruhsal hastalıklarının tedavi edilememesi neticesinde oluşan bireysel psikopatolojidir ve bu, canavarlaşmaya neden olan toplumsal olaylara neden olur. İşte bu, çok katmanlı olan bu şiddetin tanımlanmasında ve mücadelesinde toplumsal ruh sağlığı analizlerinin doğru yapılması gerekir. Bunun için de arkadaşlar, 18 yaş çok geçtir. Çocukluk dediğimiz süreç içerisinde aile ve okuldaki davranış bozukluklarını, zalimce davranışları, küçük suçları, hayvanlara da yapılan şiddeti asla önemsiz görmemeliyiz.

Aileden gördüğü şiddet doğrultusunda oluşan anti sosyal kişilik bozukluklarını tespit etmek ve bunun için Sağlık, Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlarının seferberlik ilan ederek ortak çalışma yapması gerekir. Çünkü Türkiye genelinde yapılan psikiyatrik incelemelerde, psikopat kişilik bozukluğuna sahip insanların oranının yüzde 3'leri geçmekte olduğunu görüyoruz ki bu da 200 bin kişiye tekabül etmektedir. Bunun yüzde 10'u doğrudan kriminaldir arkadaşlar. Diğerleri de toplumsal koşullar uygun olduğunda yani toplumda artan şiddetle birlikte kendilerine alan bulabilmektedirler. Adli psikoloji ve her türlü bağımlılık geçmişi olan erkeklerin bu noktada doğru teşhis ve tedavi edilmemeleri, takiplerinin yapılmamaları psikopatolojik ölümcül bir şiddeti doğurur. Böyle babaların, eşlerine ve evlatlarına uyguladıkları her türlü şiddetin oluşturduğu travma, o ailelerin bedenlerinde ve ruhlarında kapanmaz yaralar açar ve yüzde 12'sinin intihara teşebbüs etmesine neden olur, bu vakada olduğu gibi cinayete varan vahşi sonuçlara neden olur. Şiddetle mücadelede, toplumsal ruh sağlığı analizlerinin etkisel değerlendirmesinin yapılması ve verilerinin toplanması işte bu nedenle gereklidir. İşte, Özgecan olayında baba Mehmet Aslan'ın şu beyanatı belki de bu seferberliğin ilk adımı olabilir, diyor ki Mehmet Aslan: "Siz hiç mucize gördünüz mü?" Bunu benim gözlerimin içine bakarak söyledi. "Şu an bir mucize gerçekleşiyor, olayın tüm Türkiye'ye mal olmasının Allah katında bir hikmeti var." diyor. Ben de buna yürekten inananlardanım. Evet, bu şerden, bu menfur cinayetten, bu canavarlıktan bir hikmet hâsıl olması için siz milletvekili arkadaşlarımızla birlikte, hep birlikte el ele vermeliyiz, daha geniş bir bakış açısıyla çalışmaya devam etmemiz gerekir çünkü biz zaten 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar" bölümünde hep birlikte değişiklikler yaptık. Bu canilerin hiçbir iyi hâlden indirime tabi olmayacak şekilde otuz dokuz yıl ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla cezalandırılması konusunda yargının gerekeni yapacağına inancım tamdır. Bu durum, hiçbir insanlık vicdanının değerlerinin asla kabul etmeyeceği vahşice ve barbarca bir cinayettir. Cezaların caydırıcı olması, mücadelede en önemli adımdır. Özgecan Aslan, ailesinin canı iken şimdi tüm Türkiye'mizin canı olmuştur. Allah, o asil aileye sabırlar versin. Bizler, bu yüce Mecliste, başka Özgecan'lara kıyılmasın diye, kadın, çocuk tecavüzlerini, cinayetlerini engellemek adına çok kapsamlı ama hep birlikte çalışmalıyız. Allah acılı aileye sabırlar versin. Özgecan, mekânın cennet olsun yavrum”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.