ay80153@gmail.com
 O rahat koltuklarınızda otururken veya oturmak için kavga yaparken, ülke çıkarlarının birçoğunu görmeyen ve görmek istemeyenler!
    Siz yoksulluğun ne olduğunu bilir misiniz? 
    Siz o koltuklarda otururken, vatandaş nasıl yaşıyor hiç düşündünüz mü?
    Evine bir lokma bir ekmek alırken, insanların ne kadar ölçüp biçtiğini biliyor musunuz?
    Kendinden birer parça olan, canı gibi değer verdiği çocuklarına meyve, et, süt, ısınmak için yakacak, sıcak tutacak sağlıklı giysiler alamayan baba ve annelerin halini hiç düşündünüz mü?
    Okula giden çocuğuna zamanında ayakkabı alamayan babanın halini, yırtık ayakkabı ile okula giden çocuğu öğretmen tahtaya kaldırdığında o öğrencinin davranışını hiç gördünüz mü?
    Elinde çocuğunun eli, manavın önünden geçerken çocuğuna meyveleri görmesin diye manav tarafına kendisi geçip çocuktan saklayan babanın yerinde kim olmak ister?
    Sabah okula giden çocuklarına cep harçlığı veremeyen veya vermekte sıkıntı çeken velinin yerinde hangi kişi olmak ister?
    İşte işsizlikten ve yoksulluktan bu insanlar intihara ederek canlarına kıyıyorlar. Hem de çocukları ve eşi ile birlikte.
    Bazen de kendisi tek başına.
    En son 25 Kasım günü İzmir’de Ali Kabasakal adındaki şahıs av tüfeği ile intihar ederek canına kıyanlara katıldı.
    Eşi:
    “Pazara gidelim.”Diyor.
    Ali Kabasakal parasızlığı onuruna yediremiyor ve:
“ Param yok.” Diyemiyor.
Av tüfeğini alarak intihar ediyor.
Fabrikalar satılır, yandaş zenginler yaratılarak gelir dağılımı adaletsizliği artarsa, tarlalar ekilmez, hayvan yetiştirilmez gıda maddesi ithalat etmek zorunda kalırsak, tüketim mallarının fiyatları böyle yükselir.
İşsizlik, yoksulluk artarsa sonu buraya kadar gelir.
İktidar ekonomiyi uçururken, ana muhalefet partisi iç karışıklıkla uğraşıyor, vatandaşlardan çaresizlik içerisinde kalanlar intihar ediyor.
Bazı çevreler bu duruma, “efendim kader işte, ne yaparsın” diyecekler.
İşsizlikten, yoksulluktan çaresiz kalmak asla ve asla kader ve alın yazısı değildir.
Bu çarpık kapitalist liberal ekonominin yarattığı gelir adaletsizliğinin sonucudur.
Nüfusun çok az bir kısmı gittikçe zenginleşirken, çoğunluğun yoksullaşmasının sonu buraya çıkar.
 Nerede vatandaşların ekonomik sıkıntılara düştüğünde veresiye ekmek, şeker, çay ve diğer gıda maddeleri aldığı mahalle bakkalları? 
Tekellerin büyük alışveriş merkezleri bu bakkalları yuttu bitirdi değil mi?
Ekonomiyi dengeleyen ve karma ekonominin vazgeçilmezleri olan kamu iktisadi teşebbüsleri nerede?
Önemli bir kısmı yandaşlara ve uluslar arası tekellere satılarak, karma ekonomi, özel sektör lehine yok edildi. Ekonomide dengeler tamamen değişti ve bozuldu. Gelir adaletsizliği oldukça arttı.
Yatırımlar yeteri kadar yapılamaz oldu.
İşsizlik arttı.
Ücretlerde yeteri kadar artış sağlanamazken, ürünlerin fiyatları aldı başını gitti. Sonuç işsizlik ve yoksulluk.
Bu da kader öyle mi?    
İnsanların insanca yaşaması, ekonomide tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçiş ve adaletli bir gelir dağılımındadır.    Yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik, sosyal adaletsizlik asla kader değildir ve olamaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.