22/Haziran/ 2014 Pazar
Günlerdir duyurusu yapılıyor. (Yaygın ve yerel basından)
Özelleştirmeye karşı kamulaştırma” yürüyüş ve mitingi yapılacak, Türkiye Maden-İş Sendikası öncülüğünde.
Saat; 9.00
Narlıdere’de Atatürk Eğitim ve Sağlık Polikliniği’nin önünde bekliyoruz.
Urla’dan gelecekler var.
Geldiler, yola koyulduk.
Balçova’ya uğradık, oradan da katılacaklar vardı.
36 kişi olduk ve yolculuk başladı.
Tanışmalar, açıklamalar, amaçlarımızın seslendirilişi derken zaman aktı geçti.
Soma’ya girecektik ki, polisin tüm araçları durdurduğunu gördük.
Üst araması ve araç kontrolü yaptılar!
Bayan polis memuruna “ Üst aramaları miting alanına girişte yapılır. Bu aramalar niye? diye sordum. “Bilmem” diyebildi sadece…
Soma’ya girdik. Yol boyunca otobüs, minibüsler ucsuz bucaksız sıralanmışlar.
Somalılar sakin, durgun ve gözlemlemede.
Otobüslerden indik.
Yürüyüş” başladı. Yürüyerek giriyoruz miting alanına.
*                      *
1974’ten beridir siyasi etkinliklerin içerisindeyim. Sayısız yürüyüş ve mitinglere katıldım. Konuşmacı, yöneteni ya da katılımcı olarak.
Soma” ve Soma’daki yürüyüş ve miting farklıydı;
Katılımcıların çoğunluğu gençlerdi ve çocuklardı. (Beş binin üzerindeydi kalabalık)
Belki de babalarını kaybedenlerdi, ya da dayılarını veya amcalarını…
“İkizler” de vardı şehitler arasında… Birlikte doğan ve birlikte vedalaşan…
Tümünün yüzlerinde hüzün vardı.
Baretlerle yürüdüler. Ve her baretin üzerinde bir şehidin ismi yazılmıştı.
Yürüyüşe ve miting alanına “Kararlılık ve gurur” egemendi.
Konuşmacılar yürekliydi.
Israrla;
1)Hesap soracaklarını,
2)Özelleştirmelere karşı olduklarını ve kamulaştırmayı gerçekleştireceklerini,,
3)Taşeron sisteminin, gerçekte “Ölüm fermanları” olduğunu bildiklerini,
4)Sistemi bir gün ve mutlaka değiştireceklerini tok sesleriyle duyurdular.
Şiirler okundu, şehitler üzerine yazılan.
Andımız” okundu, çocuğumuz öncülüğünde.
Gözyaşları döküldü, konuşmacı kürsüsünden ve yanıt gözyaşları gecikmedi alandan.
İşçi Partisi, EMEP, Türkiye Gençlik Birliği, ADD’nin çeşitli şubeleri, Cumhuriyet
Kadınları Derneği şubeleri, Çeşitli sendikalar ( TÜRK-İŞ, DİSK vb) Somalılarla bütünleştiler. Acılarına ortak olmaya çalıştılar. Onları dinlediler. Mücadele birlikteliği isteklerini belirttiler.
Bir ara miting alanı dışına çıktık. Somalı bir kadınla sohbet ettik. Onlardan dinlemek istedim.
Taşeronluğu anlattı. İşsizliği ve korkuyu…
Ve hepsinden önemlisi “Önderlik edecek birileri gerek” demesi oldu.
Yalın, katıksız ve gerçekçi…
Haa, Soma’da her işyerinde;
“Başımız sağ olsun” ya da “Hepimizin başı sağ olsun” duyuruları vardı. Acıları ortaktı. Yürekleri dağlanmıştı.
Soma, bizi de yaktı, bir kez daha.
Metrelerce uzunluktaki Türk bayrağı ortak paydayı belirlemişti.
Soma yürüyüş ve mitingi, gerçek anlamda yürüyüş ve mitingdi.
“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”
“Hükümet istifa”
“Gün gelecek Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek”
“İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız”
Birleşe Birleşe kazanacağız” sloganların belirleyici olanlarıydı.
Somalı haklıydı,
Soma gururluydu.
Hepimiz tek yumruk olmuştuk ve kararlılıkla ayrıldık, ayrılmaksa eğer…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.