Bu filmi çok seyrettik. Bir seçim başarısızlığından sonra derhal olağanüstü kurultay sesleri yükselir ve Genel Başkan olur verirse kurultaya gidilir. Şimdi gelinen noktada, 5-6 Eylül tarihlerinde seçimli kurultaya gidiliyor. Bu durum CHP’de klasikleşmiş davranışlardan biridir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarısızlık ve hezimet yaşandı diyenlere şu soru sorulabilir: Belediye seçimleri ile genel seçimlerde zafer mi kazandınız? 
 
Benim çok söylediğim bir söz vardır: “Aslında AKP’nin önemli bir başarısı yok, CHP’nin başarısızlığı AKP’ye başarı gibi yansımaktadır.” Elbette, başarı göreceli bir kavramdır. Kişiden kişiye değişebilir. CHP’yi yönetenler istedikleri sonucu alamamanın en önemli nedeninin, halkla bütünleşememek ve güven verememek olduğunu anlasalar, başarı kendiliğinden gelecek. Gözü kör olsun koltuk ve makam hırsının.  CHP’nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel yapı taşı olduğunu bir tarafa bırakıp, çıkar ilişkileri üzerine siyaset yapıldığı sürece, hayal kırıklıkları yaşanmaya devam edilecektir.
 
CHP, her zaman halkın umudu olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Yeter ki, ilkelerinden ve programından ödün vermesin. O kadar çok yanlış yapılmıştır ki, şaşırmamak elde değil. Önce kara çarşafa CHP rozeti taktılar. Daha sonra merkez sağın tükenmiş siyasetçileri milletvekili adayı oldu. Çarşaf, sarık ve takkenin ilköğretim kurumlarından tüm kamusal alana girmesini görmemezlikten geldiler. Zannettiler ki siyasette 2+2=4 eder. Sağı solu birleştirmeye çalıştılar. Sonucu hüsran oldu. Kafalarını çevirip de sağa sola baksalar, AKP, MHP ve BDP'nin kendi öz adaylarıyla Belediye Seçimlerine girdiklerini göreceklerdi. Sonunda yeni bir buluş yapmış gibi, en İslamcı adayla Cumhurbaşkanlığı seçimine girdiler. Şimdi CHP tabanı şunu söylüyor: “Hepsine evet dedik. Şimdi söz bizde: Özünüze dönün Efendiler !!!”
 
Neden, “Sonucu belli kurultay” sözünü de şu şekilde açıklayabiliriz. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na kurultayda rakip çıkarsa, Kılıçdaroğlu 800 civarında oyla yeniden Genel Başkan seçilir ve güven tazeler. Tek aday olarak katılırsa, 1050 civarında oyla Genel Başkan olur ve yine güven tazeler. Aslında alacağı oyların sayısının çok önemi yok. Sonuçta her iki durumda da Genel Başkan seçilecektir.
 
Esas yarış 60 kişilik Parti Meclisi seçiminde yaşanacaktır. Bu seçimde de Genel Başkan’ın listesi 2/3 çoğunlukla üstünlüğü ele geçirecektir. Parti Meclisine seçilenler de kendilerini doğal milletvekili adayı olarak göreceklerdir. Milletvekilliğine devam etmek isteyenler, kendilerine milletvekili sözü verilenler, diyet borcunu ödeyecek olan belediye başkanları ve çıkarları doğrultusunda oy kullanacak olan kurultay delegeleriyle, bu sonuç kolaylıkla alınabilir.
 
CHP’nin varlığının olmadığı Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu İllerinden gelecek olan 300 civarındaki kurultay delegesi, genelde kapalı odalarda yazılmış delegelerdir. Bu delegeler çoğunlukla Genel Merkez’in talimatları doğrultusunda hareket ederler. Bu ve buna benzer etkenlerle Genel Merkezciler kurultaya 300-0 önde başlar. Bu bakımdan, Genel Başkan’a rağmen kurultay kazanmak çok güçtür. İşte, “Sonucu belli kurultay” dememizin gerçek nedeni buralarda yatmaktadır.
 
Sonuç olarak; başka CHP yok. Herkes aklını başına almalı. Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler, sosyal demokratlar, düşünce ve ifade özgürlüğü sevdalıları, emekçiler, laik ve sosyal hukuk devletinden yana olanların umudu olan CHP’de kimsenin hata yapma lüksü yoktur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.