KALİ-ESCRİMA ATEŞİ MERSİN'DE

Bir savunma sanatı olarak öne çıkan 'Kali Escrima', Mersin başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında yaygınlaşmaya başladı.

- Bu haber 2100 kez okundu.

KALİ-ESCRİMA ATEŞİ MERSİN'DE

Adem Beyaz

Türkiye-Arnis Kali Escrima Organizasyonu Kurucusu Bilâl Erbatan, Kali-Escrima Sanatını Türkiye'de daha üst seviyelere taşımayı hedeflediklerini belirtti.

‘Kali Escrima’, İspanyolca bir kelime olan ''Arnis De Mano'' el sanatları ya da ustalığı olarak tercüme edilse de, esas olarak keskin uçlu kılıçları ya da sopalara dönme hareketleriyle karşı koyan Filipinler'den türemiş olan bir savunma (self-defense) sistemi.

Bu alanda Taekwon-do, Kick Boks, Boks, Muay Thai branşları da dahil eğitim alan, 2000 yıllardan sonra da tamamen Kali-Escrima ile  ilgilenerek bu dövüş sanatıyla uğraşan ve 2012 WSEF (Dünya Serrada Escrima Federasyonu) tarafından resmi olarak 'Grand Master Guru' ünvanıyla bu sıfatı  alan ilk Türk Eğitmen olan Bilal Erbatan, Kali-Escrima sanatının Türkiye'de ve Mersin'de tanıtılmasında ve geliştirilmesinde büyük hizmetler sunuyor.

Çok etkili bir savunma sanatı olan ve 10 yaş üstü her yaşa hitap eden 2000 yıllık bir geçmişe sahip olan bu branş, problemli insanlara öğretmeye müsait bir dal değil. Bunun açıklamasını ise Erbatan şu şekilde yapıyor:

 

 ’’Her türlü saldırı ve savunma taktiklerinin öğretildiği bu eğitim yanlış kişilerde sadece saldırı sanatı olarak kullanılabilir. Bu sebeple bu spor herkese gelişigüzel öğretilmiyor. Çünkü kişinin psikolojik durumu ve self-control mekanizması burada çok önemli. Sorunlu birine bıçak kullanması öğretiliyorsa kişi bunu kendi çıkarları için kullanabilir. Dolayısıyla eğitimi alan kişi ve ne öğretildiği çok önemli. Eğitmenler bunun farkında ve bunlara göre hareket ediyor.’’

 

Kali-Escrima, ABD ve AB'de kolluk kuvvetlerinin eğitimde de uygulanıyor ve NATO kolluk kuvvetlerinin yakın dövüş eğitiminin % 80'lik parçasını oluşturuyor. Bu sporun toplumsal olaylara müdahale konusuna kolluk kuvvetlerine belirli bir eğitim seviyesi ve ahlakı kazandırdığını belirten  Erbatan, Türkiye'de ise kolluk kuvvetlerine verilen bu eğitimlerin kısa periyotlarda, çoğu zaman bir hafta gibi sürelerde yeterli bir eğitim verilemeyerek basitleştirilmiş ve kolay öğretiler olarak uygulandığını, dolayısıyla profesyonel bir eğitim  süresi olan 6 aylık ve 1 yıllık periyotlarda düzenli yapılması ve eğitimden sonra seminerlerle bilgileri güncel tutulması gereken bu dövüş sanatı öğretisinden yeterli faydayı sağlanamadığını söyledi.

 

Özellikle Avrupa'nın gelişmiş ülkelerindeki kolluk kuvvetlerinin sporcu ve atletik duruşlarının yanı sıra, davranışları ve toplumsal olaylara müdahalelerinde belirli bir profesyonellik göze çarpmaktadır. Bunlar kanunla orantılı değil, bireysel ve teknik çalışmalarla orantılıdır.

 

''SPOR SADECE FUTBOLDAN İBARET DEĞİL''

 

Ülkemizin değerine değer katmak ve farklı ülkelerde yapılan aktivitelerde bulunarak  ülkemizi gururla temsil etmek istediklerini belirten deneyimli hoca; Türkiye'deki futbol, basketbol ve voleybol üçgeni olarak tabir ettiği spor anlayışını ''Sporun sadece 3 dalda geliştirilip yürütüldüğü bir ülkede bayrak dalgalanmaz paralar dalgalanır ve siz bu sistemde onur bulamazsınız'' sözleriyle eleştirdi.

Devletin bireysel branşlara ciddi anlamda destek vermediğini ve kendi imkanlarıyla sporlarını idame ettiklerini de sözlerine ekleyen Erbatan şöyle devam etti: ''Bilgi var ve yaymak için elimizden geleni yapıyoruz ama bayrağımızı yurtdışında dalgalanmak gerçekten kolay bir şey değil. Ülkemizde futboldan, basketbol ve voleyboldan ziyade bireysel branşlara yönelinirse halkımız daha çok bilinçlenir ve son zamanlarda artan obeziteye de bu denli rastlanmaz. Çünkü bireysel branşlarda sevgi, saygı ve onurlu yaşam ülküsü vardır. Ben örneğin futbolda bunları göremiyorum. Aynı toplumun takımları gerek ideolojik gerekse başka sebeplerden birbirlerine giriyorlar. Dolayısıyla ülkemizin özellikle devlet yönetiminin kaynaklarını eşit olarak bireysel branşlara da açması ve desteklemesi bizler için, Türk sporu ve halkı içi hayırlı olacaktır.''

 

BÜROKRASİ DÜĞÜMÜ

 

2012 yılında Arnis Kali Escrima Federasyonunu kuran ve 2012 yılından 2015 yılına kadar Federasyon Başkanlığını yapan Erbatan;’’Mersin'de 2013'te Akdeniz Olimpiyatları için yapılan bir çok tesis boş durumda. Genellikle futbol basketbol ve voleybol için faydalanıyor ve bu yüzden tesislerden kapasitesi oranında gerekli verim alınamıyor. Bunun en önemli sebebi ise bürokratik engeller.

2014 yılında Arnis Kali-Escrima Başkanlığı, kuruluşunun ardından faaliyetler yapmak için bürokratik olarak birçok yerle yazışmaya girdi. Resmi bir  Federasyon olarak İç İşleri Bakanlığına bağlı olmalarına ve onay görmelerine  rağmen Spor Bakanlığına bağlı olamadıkları için kabul görmediler. Yani devletin bir kurumu kabul ediyor diğeri etmiyor. Bu tür bürokratik çaprazlıklar  tabi ki sadece belirli spor dallarına has değil. Bu bütün Türk spor camiasının sıkıntısıdır ve bu tür örneklerle sık sık karşılaşılmaktadır.’’

 

''TÜRKİYE'DE BU BRANŞIN MERKEZİ MERSİN''

 

Kali-Escrima'nın Türkiye'de gelişmesinde Mersin'in lokomotif olduğunun altını çizen Erbatan, ''Bu sporun bizim  ülkemizde kabullenmesi belki 5 seneyi bulacak ama yine de hak etti seviyeye ulaşacaktır. Bu dalda Mersin, Türkiye'de merkez konumda. Çünkü birçok kıdemli eğitmenler burada. Burada çok fazla öğrencimiz olmasa da ve yeterli desteği göremesekte Türkiye genelinde seminer ve kamplar düzenliyor ve misafirlerimizi ağırlıyoruz. Biz işimizi disiplinimizi bozmadan yapmaya devam edeceğiz ve bu güzel savunma sanatının Türkiye'de serpilmesine hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135