Kasım Ayı içinde Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP)mahalle delegelerinin seçimi yapılacaktır. Parti içi demokrasinin uygulanması, birilerinin veya bir grubun adamı değil, partinin ve parti siyasetinin adamı olanların delege adayı olmalarının tam zamanı.
    Partinin programında belirttiği gibi sosyal demokrasinin temel ilkelerini, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini ileride yaşama geçirmek için bu delege seçimleri oldukça önemli bir fırsattır.
    Ülkemizde bu kadar fazla ekonomik, sosyal, kültürel ve politik sorunlar varken sosyal demokrat bir programa sahip olan CHP, beklide Dünyada emekçi ve ezilen toplum sınıflarından en az oy alan sosyal demokrat partidir. Artık CHP’nin bunu yıkması, emek ve emek cephesine daha da yaklaşarak onların sorunlarına sahip çıkıp oylarını alması için bu önemli bir fırsatın değerlendirilmesi gerekir.
    Dünya’da ve Türkiye’de hiçbir şey eskiden olduğu gibi değildir.
    Kapitalizmde kriz derin ve çöküşe doğru gidiyor. 
    Kriz yalınız ekonomik kriz de değil; kapitalizmin sistemi de kapitalist emperyalist ülkelere bağımlı ülkelerde de hem ekonomi, hem sistem krizde. 
    Kriz toplum hayatının her alanında var.
    Sağlık, adalet, sosyal hayat, politik, ekolojik, iklim, eğitim kısaca hayatın bütün alanlarında kriz var. Buna bağlı olarak etik yozlaşma hızla artıyor, toplumsal ayrıştırma artıyor.
    Artık politikacılar toplumu kolay yönetmiyor.
    Politikacıların elinde, dinsel bağnazlık, bağnaz milliyetçilik, ırkçılık, şiddet, baskı ve savaşları yönetim aracı haline getirmekten başka bir çare kalmadı. Mevcut yönetim şekli ile de büyüyen krizler atlatılamaz duruma geldi.
    İktidara göre yıllık enflasyon 2018 yılında %25’lerde iken, 2019 Ekim Ayında %8,55. Bu memur,  memur emeklilerine ve diğer kamu kuruluşlarında çalışanların maaşlarına 2020 yılı maaş zamları verilirken iktidarın açıkladığı enflasyon. Bir de 2020 yılının vergi, harç ve cezalara yapılan zam var. O da %22,58, asıl enflasyon budur.
    Gerçekten enflasyon %8,55 ise vergi, harç ve cezalara zam neden%22,58?
    Gerçekleri saklayarak doğru olan bulunamaz.
    Ekonominin yaklaşık yüzde kırkı kayıt dışı.
    Gelir dağılımındaki dengesizlik gittikçe artarak devam ediyor.
    Aylık en düşük maaş ile en yüksek maaş arasındaki fark onlarca katı buluyor.
    On milyon çalışan asgari ücret ve altına maaş alıyor.
    Beş milyon insan kayıt dışı çalıştırılıyor.
    İki milyona yakın çocuk işçi çalışıyor.
    Kırk bin çocuk sokaklarda yaşam savaşı veriyor.
    Sekiz milyon işsiz var. 
İşsizlik yüksek okul mezunlarında yüzde yirmi yedilerde, genel işsizlik ise yüzde on üçten fazla.
On dokuz milyon vatandaşımız devletten sosyal yardım alarak yaşamını sürdürüyor.
Otuz bir milyon insan sosyal yardıma muhtaç.
TBMM’sinin yetkileri kısıtlanarak, rejim tek adam rejimine dönüştürülmüş.
Ülkede, bazı tarikatlar siyasette siyasi partilerden daha etkili duruma gelmiştir.
Demokrasilerde vazgeçilmez ilke olan Güçler Ayrılığı İlkesi, Güçler Birliği İlkesine dönüştürülmüş, devlet yönetiminde yetkilerin büyük çoğunluğu partili cumhurbaşkanının yetkisine bırakılmıştır.
Yerelde seçilmiş muhalefet adayları görevden alınıp yerine “Kayyum” atanarak millet iradesi hiçe sayılıyor.
Eğitim bilimsellikten tamamı ile uzaklaştırılmıştır. Böyle giderse yakın bir zamanda eğitim sistemi çökecektir.
Bu kadar sorunun olduğu Türkiye’de Sosyal Demokrat Parti olan CHP emekçi ve dar gelirli toplum sınıflarından neden oy alamıyor?
Parti bu durumu kendi içerisinde neden sorgulamıyor?
CHP’nin mahalle delege seçimleri böyle bir ortamda yapılıyor.
Siyasette sosyal demokrasiye ve sola etkinlik kazandırmak, Türkiye’nin siyasi hayatında solun etkinliğini arttırmakta CHP’ye çok önemli sorumluluklar düşmektedir.
CHP, rant peşinde koşanların partisi değil, yurtsever, demokrat, sosyal demokrat, Atatürkçü ve kısaca emek cephesinin partisi olmak zorundadır.
Siyaset birilerin adamı olmak ve rantiyecilik değil, ülkeyi ekonomide, kültürel alanda, bilim ve teknolojide gelişmiş ülkeler seviyesine yükselmek için çalışmak, fikir üretmek içindir.
Siyaset, demokrasiyi kurumsal hale getirmek için çaba harcamak zorundadır. Yoksa demokratikleşme sağlanamazsa siyaset yapma olanakları da ortadan kalkar.
Delege seçimleri,  bu durumlar göz önüne alınarak partinin çözüm üretimine hazırlanması düşüncesini amaç edinmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.