Tartışma programlarından bıktım. Hep aynı insanlar,aynı yüzler.         

Konu dış politika tümü sanki dışişleri uzmanı mübareklerin.

Veya siyaset tamamı doktorasını siyaset bilimi üzerine yapmışlar.

Politikayı onlar biliyor,depremi onlar biliyor,kadın cinayetini onlar biliyor,tarımı, sanayiyi onlar biliyor.

Bilmedikleri konu,söz söylemedikleri alan yok gibi.

Öyle zaman oluyor ki; tıpkı fotokopi makinası gibi aynı nakaratları tekrarlayıp duruyorlar.

Daha önce konu başlıklarını verdikleri için papağan gibi ezberleyip ahkam kesiyorlar.

Hangi siyasi partiyi destekliyorlarsa tamamen ona angaje oluyorlar.

Ak ise kara,kara ise ak demekten imtina etmiyorlar.

Doğmatik bir düşünceyi savunmak ve liderine yaranmak için var güçleriyle birbirlerini karalayıp duruyorlar.

Benim gözümde tıpkı bir ev eşyası gibi eskidiler.

Keşke bu proğramlara değişik insanlar çıkarsalar.

Sanki yetmiş milyon insan içinde başka kimse yokmuş gibi sürekli aynı insanlar çıkarılıyor ekranlara.

Başka bir konuda sadece mecliste üç parti varmış gibi bu partileri destekleyen konuşmacılar çıkıyor.

 Diğer partileri savunan,o partilere gönül veren hiç bir konuşmacıya yer vermiyor bu televizyon kanalları.

Eskiden de yapılırdı bu açık oturumlar.

Tek kanalımız olan TRT de öyle açık oturumlar olurdu ki,milyonlar televizyon karşısında ilgiyle izlerdi.

Ama böyle hergün hatta günde bie kaç kere değil ayda bir kere yapılırdı.

 Rahmetli Uğur Mumcu,Nazlı Ilıcak gibi yazarların katıldığı proğramlar ilgiyle izlenir,en az bir hafta kritiği yapılırdı.

O zaman Nazlı Ilıcak Tercüman'da yazardı,Uğur Mumcu ise Cumhuriyet'te.

Seviyeli ve tatmin edici yorumlara şahit olurduk.

Mesela 12. Eylül'den sonra üç parti seçimlere katılmaya hak kazanmıştı.

Bu partiler Anavatan partisi, Halkçı parti ve Milliyetçi Demokrasi partisiydi.

Üç lider birlikte açık oturuma çıkmış ve çok heyecanlı konuşmalar yapmışlardı.

Mesela Anavatan partisi genel başkanı Turgut Özal iktidara gelirse köprüleri satacağım diyordu,buna karşı Halkçı parti genel başkanı Necdet Calp ise köprüleri sattırmayacağım diyordu.

Bu tartışma uzun süre gündemden düşmedi.

Şimdi bu tartışmaları özlüyoruz. En son Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu tartışması hariç artık aynı yüzlerin ekranları da eskittiğini söylemek mümkün.

Konusuna göre uzman insanlar tartışma proğramına çağrılırsa o zaman bunun bir anlamı olur.

Yoksa herkes her konuda ahkam keserse bu fayda yerine zarar verir.

Sırf Reyting uğruna yapılan bu tür proğramlar şunu gösteriyorki;artık insanlar bu konuşmaları dikkate almıyor.

Her seçim öncesi anket firmalarının yöneticilerinin seçimlerden sonra çuvalladığı gibi bazı tartışmalılar da çuvallıyor.

Her şeyin aslı iyidir. Taklitlerden kaçınmak gerekir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.