Çocuğum ben, ülkemin aydınlık yarınları olmalıyım. Eğitimli, donanımlı, sağlıklı ve mutlu yetişmeliyim. Benim üzerimden inşa edilecek güçlü yarınlar için iyi hazırlanmalıyım. Önce ailemin sonra devletimin koruyucu, kollayıcı, şefkatli kollarında güvenle büyümeliyim.

Oysa devletin resmi kaynağı olan TÜİK verilerine göre 2016 Ocak itibariyle çeşitli iş kollarında 18 yaş altında 133 bin 33 çocuk işçi çalışıyor. Son 3 yılda iş kazalarında yaşamını yitiren çocuk sayısı ise 176.

Türkiye’nin onayladığı Birleşmiş Milletler Çocuk hakları sözleşmesinin 1. Maddesi, 18 yaşından küçük herkesi ‘Çocuk’ olarak tanımlamaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) ise, 15-24 yaş grubunu genç işçi olarak kabul ederken, 15 yaşın altında aile bütçesine katkıda bulunmak ya da yaşamını kazanmak amacıyla çalışanları ‘Çocuk İşçi’ olarak adlandırmaktadır.

Çocuk işçiliğinin en önemli nedeni yoksulluktur. Ailenin gelir düzeyinin düşük olması çocuğun kazancına da ihtiyaç duyulmasına neden olmaktadır. Ve yine yoksulluk ailenin çocuğun eğitim masraflarını karşılayamamasına neden olmaktadır.

Eğitim sorunu çocuk işçiliğinin önemli diğer bir boyutu olup aynı zamanda yoksulluğu yaratan etmenler arasındadır. Yoksulluk nedeni ile yeterli eğitim alamamış bireylerin, bilgi ve beceri eksikliği vasıfsız işçi olarak düşük ücretle çalışmalarına ya da iş bulamamalarına neden olmaktadır. Bunun tam tersi eğitim düzeyi yükseldikçe yoksul olma riski de azalmaktadır. Türkiye’de okuryazar olmayan %11.27’lik nüfusta yoksulluk oranı %41.07 iken; yüksek okul, fakülte ve üstü eğitimli %3,79’luk nüfusta yoksulluk oranı %1.57’e düşmektedir.

Çocuk işçiliğin diğer bir nedeni geleneksel bakış açısıdır. Özellikle kırsal alanda tarım sektöründe çalışan ailelerin çocukları da tarım işçiliği yapmaktadır. Çocukların çalıştırıldığı diğer bir sektörde el yapımı, süs eşyaları, geleneksek dokuma ve örgü ürünleri, tekstil gibi çocukların daha başarılı oldukları ev ve atölye tipi üretim yapan küçük işletmelerde ya da esnaf ve sanatkârlar yanında meslek öğrenme gibi sektörler gelmektedir.

Çocukların çalışma nedenlerine gelince; ilk sırada hane halkı gelirine katkıda bulunmak, 2. Sırada hane halkı ekonomik faaliyetlerine yardımcı olmak, 3. sırada ailesi istediği için çalışmak, iş öğrenmek, meslek sahibi olmak takip etmektedir.

Küçücük çocuk bedeni için çoğu zaman ağır olan ve uygun olmayan çalışma koşulları bedensel ve ruh sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Ve ne yazık ki küçük ve kendini korumaktan aciz olan çocuklar, fiziksel şiddete ve kötü muameleye maruz kalabilmektedir.

Sokakta çalışan, su, balon, simit satıp, ayakkabı boyayan, hamallık, çöp toplayıcılığı, çiçek satıcılığı yapan çocuklarda yetersiz beslenme, ağır yük taşımakla çeşitli kazalarda yaralanma hatta uzuv kayıpları yaşanmakta ve fiziksel- cinsel istismara maruz kalabilmektedirler. Sokaklarda çalışan çocuklar sokak çetelerine katılabilmekte, zararlı maddelere alıştırılmaktadır.

Sonuç; Ülkemde çalışan çocuklarla ilgili yapılan bir araştırmada çalışan çocuklarda öz saygı eksikliği, utangaçlık, suçluluk duygusunda artış, intihar düşüncesi, olumsuz sosyal davranışlar, kendine güven eksikliği, depresyon, karşı cinsten korkma, uyumsuzluk, anksiyete sık görülen bulgular olarak tespit edilmiştir.

Eğitim ve okul çocuk işçiliğin önüne geçmek için en etkili yollardır. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılmış olması çocuk işçiliği yüzdesini önemli bir biçimde düşürmüştür. Sokaklarda çalışan çocuklar için yerel yönetimler tarafından mesleki eğitim kazanabilecekleri ve yaşadıkları olumsuz travmaların azaltılabilmesi için Rehabilitasyon merkezleri kurulmalıdır.

Kadınların çalışma yaşamına katılımlarının artırılması yönündeki politikalar, çocuk işçiliğini de azaltacaktır. Son on yıllarda uygulanan doğru politikalar sayesinde ciddi ilerleme kaydedilen çocuk işçiliği sorunu minimuma indirilmelidir. Son dört yıldır ülkemizin en önemli problemi olan göç ve göçle gelen nüfus ve neden olduğu onlarca konu başlığı altında ki sorunların en önemlisi ekonomik olarak en alt gelir seviyesinde olan bu insanların eğitim seviyelerinin de çok düşük olması ve kayıt dışı istihdamla ucuz iş gücü olarak görülmeleri nedeni ile dikkatleri göç ve çocuk işçiliği konusuna yönlendirmelidir.

Merkezde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından üretilen ortak projeler yerelde yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ile desteklenmelidir. Bireysel olarak yapabileceğimiz çok şey var en başta konuya duyarlı olmalıyız evde ya da iş yerlerinde çocuk işçi çalıştırmayınız. Çocukları eğitime yönlendirebiliriz yoksul ve gereksinimi olan ailelerin çocukları için imece usulü burs desteği sağlayabiliriz. Sokakta mendil, su satan çocuklardan alışveriş etmeyebiliriz. Çetelerin kucağına düşmüş çocukları ya da uyuşturucu bağımlılığı sorunu olan çocukları görmezden gelmek yerine ilgili kurumlara bildirebiliriz. Herkes işin bir ucundan tutarsa sorunlar önemsizleşir ve çözümü kolaylaşır. Haksız mıyım?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.