Sevgili dostlar, hepinize tekrardan merhaba. Benim de çok sevdiğim bir cümle olan Türk’ün kendinden başka dostu yoktur cümlesini, tarihimizin her noktasında kullanabiliriz. Şanlı ordumuz Barış Pınarı Harekâtına devam ederken gelin, biraz tarihe dönelim ve Türk’ün kendinden başka dostunun olmadığını bir kere daha inceleyelim. 
23 Ocak 2015, Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz el-Suud vefat etti. Türkiye, 24 Ocak’ta bir günlük milli yas ilan etti. Yapılan açıklamada, kardeş Suudi Arabistan halkı ile Arap İslam alemine taziyelerimizi iletiyoruz denildi…
20 Temmuz 1974, Kıbrıs’ta yaşanan Rum eziyetlerine, işkencelerine ve terörüne karşı adada bulunan Türk’leri korumak amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri Atilla Harekâtı kod adıyla bir operasyon başlatır. “Ayşe tatile çıksın” parolası ile başlayan harekatta 498 şehit veren Türk Silahlı Kuvvetleri, adada yaşanan zulme son verdikten sonra, ülkemize döner. 
24 Eylül 2019, Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna elinde bir harita ile hitap etti: “Merak ediyorum bu İsrail nerede? 1947’de neredeydi ve şu an neresi? “Diye sordu. Filistin’in işgal altında olduğunu belirtti. Filistin için her zaman belli olan rengini ve dolaylı olarak rengimizi, bir kere daha Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da belli etti. Mavi Marmara olayının ise üzerinden 9 yıl geçti…
Bu olayları ve tarihleri size neden mi hatırlattım?
Türkiye, sınırlarında yuvalanan teröristlere karşı başlattığı ve başından sonuna kadar haklı olduğu Barış Pınarı Harekâtına devam ederken, dünyanın dört bir yanından “Türk’ün kendinden başka dostu yoktur” cümlesini doğrulayan açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Misal?
Suudi Arabistan kralı vefat edince, milli yas ilan etmiştik hatırlarsanız. Peki onlar nasıl bir açıklama yaptılar? “Krallık, Türk ordusu tarafından Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere başlatılan saldırıyı kınıyor. Türkiye’nin saldırısı Suriye’nin egemenliğini ihlal ederken, bölge güvenliğini tehdit ediyor.”
Misal?
Kıbrıs’ta eziyet ve işkence başlayınca, Türk ordusu adada yaşayan Türklerin hakları için adaya girmiş ve barışı sağlamıştı. Peki KKTC Cumhurbaşkanı ne açıklama yaptı? “Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil, kandır. Bu nedenle bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir.”
Misal? 
Filistin’in işgali için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda elimizde harita çıkmıştık kürsüye. Birkaç gün haberlerde gördük, Filistin; Türkiye’yi kınadı diye. Sonra Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el -Maliki’den açıklama geldi: “Filistin, Suriye’nin Kuzey Sınırında olanlara dair hiçbir açıklamada bulunmadı, bulunmayacak.”
Elbette bir kişinin açıklamalarını herkesin görüşü olarak almamız yanlış olur. Fakat,498 vatan evladının şehit olduğu Kıbrıs’ta, güvenliği sağlamak ve işkenceye son vermek adına adaya çıkan Türkiye’ye bu denli açıklamalar yapmak, kimsenin haddine değildir. Er ya da geç adama; “senin bu oturduğun makamı biz tahsis etmedik mi?” diye sorarlar. Zaten eminim merhum Rauf Denktaş’ın kemikleri sızlamıştır…

Araplara gelince…
Araplar, bildiğimiz Araplar. Tarihin hiçbir noktasında Türklere olan bakışlarını değiştirmediler Mekke’de Osmanlı İmparatorluğunu arkadan hançerleyen Arapların açıklamalarına şaşırmadım. Açıklama yapmayacağız diye Filistin’e ise sadece bıyık altından güldüm.
Sevgili dostlar; şahsi kanaatimce, Ortadoğu’da oyun kurucu rolünü üstlenecek isek, önce kimler ile beraber olduğumuza bakmalıyız. Bir de aklımızdan her zaman şu cümleyi geçirmeliyiz: “Türk’ün kendinden başka dostu yoktur. “
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.