Yüzyılların tanığı, dalları göklere uzanan ulu bir ardıç vardı. Uzaktan bakınca da heybetli görünürdü.
Adlarımız yazılıydı iri gövdesinde. Onu anmadığımız gün olmazdı: Ulu ardıcın üst yanı, ulu ardıcın beri yanı, ulu ardıcın altı, ulu ardıcın sol yanı, ulu ardıcın sağ yanı, ulu ardıca varmadan önce, ulu ardıcı geçtikten sonra, ulu ardıcın karşısı, ulu ardıcın tepesi, ulu ardıcın dibi, ulu ardıcın gölgesi, ulu ardıcın heybeti, ulu ardıç gibi, ulu ardıca benzer, ulu ardıç kadar, ulu ardıçtan da büyük, ulu ardıçtan da ulu, ulu ardıç, ulu ardı… Ulu ard… Ulu ar… Ulu a… Ulu… Ul… U… …
Balta sesi durdu. Ulu ardıç uzandı yere. Ve o günden sonra bir daha anılmadı.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.