Bir zamanlar şairlerin dizelerinde, yazarların romanlarında, halkın özdeyişlerinde ağırlıklı yer tutan “utanmak” kavramı şimdilerde bir köşeye atıldı.

Utanmak mı?

Çek bir kalem…

Yediden yetmişe kimse utanmıyor artık. Karnını doyurmak için hırsızlık yapan,”Beni bu halleri düşüren utansın” deyip sıyrılıyor işin içinden.

Büyük vurguncunun  ar damarı zaten çatlamış!

Eskiden  verdiği sözü yerine getiremeyen kimse duyduğu utancın altında ezilirdi.

Ya şimdi?

Topluma karşı sorumluluk makamını işgal eden koca koca sözde adamlar desteksiz atıyor. Aldığı kararlar, yerine getiremediği sözler başkalarına zarar veriyormuş, insanlığa olan güven sarsılıyormuş kimin umurunda!..

Dün söylediğini bugün inkar ediyor. Adamdaki yüz değil manda derisi. Suratına tükürsen “Yağmur yağdı” diyor

Kimisinin hedefi koltukta biraz daha uzun süre oturmak, kiminki günü kurtarmak…

Utanmak  mı?

Çek bir kalem… 

Oysa, insanlığın başlangıç noktasıdır utanmak.

İşgalcilerin komşumuz Irak’ta yaptıkları işkencelerin fotoğrafları hepi topu birkaç gün gazete ve televizyonlarda yer aldı. Diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de ses getirmeyen cılız tepki gösterildi hepsi o kadar. İğrenç olaylar kısa sürede tarih arşivindeki rafa kaldırıldı.

Bu acı olaylarda gösterdi ki, gelişen teknolojiye paralel olarak metalaşan insan ilişkilerinde insanlığın en güzel hasleti “utanmak”, sözde uygar dünyada yaşam ortamı bulamıyor artık.

Uygarlaştığı  söylenen dünya yangın yeri gibi.

Utanmayı unutanların ar damarı öylesine çatlamış ki, çıkarları uğruna savaş çıkarıp insanları birbirine kırdıranlar, kanlı ellerine bakmadan kendilerini insan hakları savunucusu olarak ilan edebiliyorlar.

Bu utanmazların  yüzsüzlüğüne mi kızalım, yoksa milyarların boyun eğmişliğine mi yanalım?

Hadi dünya egemenlerine gücümüz yetmiyor diyelim; ya günlük yaşantımızda tanık olduğumuz küçük çabalarla önüne geçebileceğimiz haksızlıklara ne demeli?

Görmüyoruz, duymuyoruz. Görüp duysak da “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” deyip geçiyoruz.

İnsana değer verildiği dönemlerde, “Karşındakini sakın ola ki utandırma, sen utan” derlermiş.

Gelişmişliği ile övünülen sözde uygar dünyada utananların sayısı gün geçtikçe azalırken, utandıranlarsa çoğalıyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.