1)O, bir çocuk değil,
2)Orası, herhangi bir sokaktaki herhangi bir ev değil,
3)O direğe tırmanabilmek, herkesin harcı değil…
Değil, değil de peki olan nedir?
1)  BOP Eşbaşkanı’nın; görevi gereği başlattığı ve sürdürdüğü “Açılım” sürecinin bir
sahnesidir.
2) Ayaklar altına aldığı Türk Milliyetçiliğine yapılan bir saldırı dahadır.
3) Tabelalardan silinen TC’ye vurulmak istenen son darbedir.
4) Varlığını, Türk varlığına armağan eden millete “Hadi ordan sen de” demektir.
5) Cesareti BOP Eşbaşkanlığı’ndan, talimatı AB-D’den almak demektir.
6) Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sahnelenen yeni bir oyunla mağduriyet ve sahiplenme demektir. (TSK’ye “Dur” emrini verip, “Neden müdahale etmedin, ben mi geleyim Ankara’dan?” haykırışı ne anlama gelmektedir?)
7) PKK paçavralarına yapılan polis korumaları, “Muhatap” konumuna getirilen teröristbaşının mektupları ve en son Kandil’den gelen “Direk görüşmemiz gerekir. Yoksa…?” tehditlerinin AB-D merkezli uyduculuğu demektir.
*                      *
Geçtiğimiz günlerde Silvan’da, İstiklâl Marşı okutmak ve bayrağımızı göndere çekmekte kararlı olan öğretmenlerimizden söz etmiştik.
Çocuklarının dağlardan getirilmesini isteyen annelerden de.
“İbre” vatanseverlerden yana dönüyor tespitini de yapmıştık.
Son çırpınışlar” mı desek acaba?
*) Eli kolu bağlanan TSK’ye yapılan son saldırı, TSK kullanılarak Türk Milleti’ne yapılmıştır.
*) Bayraklar bir milletin var olduklarının simgeleridirler. Kurtuluş Savaşı sonrasında, Atatürk’ün ayakları altına serilen Yunan Bayrağı’nı hemen toplatarak “Bayrak, bir milletin varlık simgesidir” diyen davranışını çok iyi kavramalıyız.
*) Bayrağımız, İşçi Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek’in dediği gibi, “Grafikerlerce çizilmedi
*) Milletimizi parçalamak üzere, Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi öncelikle subaylarımız esir alınmıştır. (Ordumuz ayaklar altına alınmıştır.)
*                      *                     
“Korkma” diye başlayan İstiklâl Marşımızı anımsayalım!
Korkmuyoruz!
Namusumuz olan Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan ellerden hesap soracağız.
Bu sorgulamayı; Türk ve Kürt birlikteliği ile gerçekleştireceğiz.
Örnek mi?
Diyarbakır’dayız ve TV haberlerini izliyoruz, İşçi Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu
Perinçek açıklıyor ve “1-2 yıl içerisinde Milli Hükümet kurulacak ve bölücülük tasfiye edilecektir…” diyordu. Birlikte dinlediğimiz bir yöre insanı; ”İnşallah, inşallah… Olur da biz de kurtuluruz…” sözlerini büyük bir istençle seslendirdi.
Hastasına refakat eden Muşlu bay, Lice olaylarında ağır yaralı olarak Dicle Üniversitesi Hastahanesi’ne getirilen  hasta nedeniyle çıkan olaylarda gazdan oldukça etkilenmişti ve isyan ediyordu.
Diyarbakır’da açlık grevine başlayan analara CKD Genel Merkezi desteğe gideceğini açıkladı.
Diyarbakırlılar,
Analar,
Hasta yakınları, hepsi hepsi BİRLİKTEN yana.
Hep birlikte bayrağımızı sahipleneceğiz ve “Hesap sorma” zamanını ertelemeyeceğiz!
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.