Bundan dört sene önce “Yaşamımda Kapanan Bir Dönemin Ardından” başlıklı bir yazımda “Olacaklar, her zaman olanların ebeliği sayesinde gerçekleşiyor; Mersin’de kapanan bir dönem, Ayvalık-Altınoluk’ta açılan dönemin ebeliğini yapacak ve bıraktığı izlerin bir kısmı soluklaşsa da hiçbir zaman silinmeyecek.” diyerek kamudaki yaşantıma ve yaşadığım Mersin’e veda etmiştim.

Bir hafta sonraki  “Merhaba Altınoluk Merhaba Özel Ekin Tıp” isimli yazımda ise Özel Ekin Tıp kurucularının içtenliği, çalışanlarının sıcaklığı ile birleşince çok özel bir yerde çalıştığım hissini yaşıyorum.”  diyerek yeni bir dönemi selamlamıştım.

Aradan, nasıl aktığını anlamadığım, bir dört sene geçti. Bugün bir sosyal medya iletimde dediğim gibi “başlayan her şey biter” ve Özel Ekin Tıp Merkezi’ndeki hekimlik yaşamım da bitti; işe ilk başlarken ilk izlenimlerimin üzerine kurduğum yukarıdaki cümlenin ziyadesiyle gerçekleştiğini görerek, yaşayarak…

Hekimliğin tadını çıkardığım bir yer oldu Ekin Tıp; hastalarla geçirdiğim zaman, kurduğum ilişki, vermeye çalıştığım hekimlik hizmeti ile doyumun zirvelerinde olduğum yerdi.

Kurucu ve yöneticilerinin içtenliği, beraber çalıştığım hekiminden hemşiresine, teknisyeninden yardımcı sağlık personeline, idari hizmetlerde çalışanından sekreterine kadar tüm mesai arkadaşlarımın samimiyeti, sıcaklığı ve sevgisi kelimelere sığmaz, ancak yaşanır ve ben de doyasıya yaşadım.

Aklımın bir kenarından bana seslenen; ‘artık çalışmayı bırak, zihninde ve zamanında işin kapladığı yeri boşalt ki hayata yerini yeni bir şeylerle doldurma fırsatı tanı.’ sesi, Ekin Tıp’ta yaşadığım güzellikler nedeniyle davranışa yansıyacak kadar gür çıkamıyordu.

Covid-19 salgını sardı dünyanın dört bir yanını; çoğunlukla altmış yaş üstü ve kronik hastalıkları olan insanlarda ölüme kadar götürebilen, ağır hasarlar yaratan.

“Evde kal!” dediler bu yüksek risk gurubunu taşıyan insanlara…

Evde kaldım…

Ekin Tıp’tan ayrı kaldım…

Ayrılmak zorunda kaldım…

Hayat yine kendi işini kendi yaptı, zihnimde ve zamanımda kendine yer açtı…

Şimdi burayı ne ile dolduracağını sessiz ve sakin bir şekilde, merakla bekliyorum.

Teşekkürler Ekin Tıp; yöneticisinden yardımcı sağlık personeline kadar birlikte çalıştığım hepiniz, anı dağarcığımın en güzel köşelerinden birinde sevgi ve saygıyla yerinizi aldınız ve yaşamım boyunca orada kalacaksınız.

Jean-Luc Nancy’nin “Gitmek/Yola Çıkış” adlı kitabından bir alıntıyı kullanmıştım bundan dört sene önce yazdığım ve yukarıda söz ettiğim iki yazıda da. Bu yazıya da yakışıyor.

 “…Biz insanız çünkü gitmekteyiz, hiçbir nihai varışın mümkün ya da vaat edilmiş olmadığını bilebileceğimiz, bilmek zorunda olduğumuz bir gidişe/yola çıkışa ayarlıyız. Yaşamaya değer bir hayatı, ancak böyle bir atılım içinde, gidişin zorunluluğu içinde –zira başka türlüsü elimizden gelmez- ve bu risk alış içinde, gidişin bahsi içinde yaşayabiliriz. Bu aynı anda hem çok zor, hem çok tedirgin edici hem de çok heyecan vericidir…”

Yaşamımın sevgi dolu, sevinç dolu bir dönemini geride bırakarak; sevgi, sevinç ve hüzün rüzgarlarıyla yeni bir döneme yelken açıyorum.

Vira Bismillah!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.