Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Yargı Reformu Strateji Belgesini"açıkladı. Uzun süredir hazırlığı yapılan,toplumun bir çok kesimiyle görüşülen ve 82 milyonu memnun etmek anacıyla hazırlanan belge gerçekten büyük bir reform niteliği taşıyor.

       Bir çok başlık altında ve yine birçok alt dalları ihtiva eden reform paketinde Avrupa normlarına ve uluslar arası ilişkilere atıfta bulunularak büyük bir adalet anlayışını hayata geçirmek hedeflenmiştir.

       Daha bir kaç gün önce yazdığım uzun tutukluluğun insan hakkıyla bağdaşmadığını ve bundan kaçınılması gereken yazımdan sonra bu konuya atıfta bulunulması doğrusu doğru yolda olduğumuzun kanıtı.

        İnsanları sahte deliller ve dijital oyunlar ile suçlayıp yıllarca tutuklamak her insanın başına gelebilecek çok büyük yanlışları ihtiva etmektedir.

         Özellikle hain Fetöcü hakimlerin kurduğu kumpasla o kadar insan boş yere cezaevinde kaldı ki; bu kararlar daha sonra yargıdan döndü ama yattıkları uzun süre yanlarına kaldı.

         Reform belgesinde özellikle düşünce suçları ve internet üzerinden yapılan bireysel özgürlüklere dair eleştirilere daha müsamahalı yaklaşılacağı vurgulanıyor. Burada çok sesliliğin ne kadar önemli olduğu konusunda geniş bir konsesyus sağlandığı anlatılıyor.

         Hukuk fakültelerinin sayılarının azaltılması ve öğretim süresinin beş yıla çıkarılması reform paketinin en önemli ayağını oluşturuyor.Gerçekten bu sadece hukuk fakülteleri için değil hemen hemen tüm mesleklerin ortak derdi diyebiliriz.O kadar üniversite ve bölüm açıldı ki;işte işsizlik ve nitelik açısından handikap burada başlıyor.

          Türkiye Barolar Birliği Başkanı Turhan Fwyzioğlu'nun heyecanla alkışladığı avukatlara yeşil pasaport verileceği müjdesi de yeni bir başlık olarak önemli bir adımdır.Ama her avukata değil sadece kamuda çalışanlara bu hak verilecek.

           Avrupa insan hakları mahkemesine (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi karar ve içtihatlarına sık sık atıfta bulunulması ve adil yargılamanın önünün açılması konusu başlı başına devrim niteliğindedir.Buna neden vurgu yaptım.Çünkü son zamanlarda insanlar adalete güvenmiyor ve kendine yakın hakim arayışına giriyordu. Bu başlık çok önemlidir.

          Savcılara büyük yetkiler verilerek daha dava aşamasında bir takım anlaşma yollarının önünü açma açısından önemli kararlar alması sağlanıyor.Tıpkı uzlaşma aşamalarının bir benzeri pakete konulmuş.

           Ayrı ve önemli bir konu savcı ve hakim yardımcılıklarının ihdas edilmesi.Bu neden önemli?Özellikle Fetö hakim ve savcılarının temizlenmesinden sonra doğan boşluğu tamamlamak üzere göreve başlayan yargıçların tecrübesiz olduğuna dair şikayetler vardı.Verilen kararlardan bir çok yurttaş şikayetçiydi.Bunun için paketteki bu başlık önemli bir adımdır.

          Bizim en çok üzerinde durduğumuz ve bana göre en önemli konu uzun yargılama sürelerinin kısaltılmasıdır.Ben hukukçu değilim.Ancak kıyısından köşesinden işin içine bulaşmış biri olarak uzun yargılamaları,kilolarca dosyaları ve tozlu evrakları görünce bu davaların bir an önce sonuçlanarak karara varılmasının insanların adalete güvenini artıracağını düşünüyorum.

           Mahkemeler öylesine gereksiz yere uzuyor ki,insanlar gereksiz yere belki konuyu tam bilemeden davalar açıyor,bazı avukatlar sırf para kazanayım diye kaybedeceğini bile bile davaları alıyor ve davalar 10 yı,30 yıl,50 yıl bile uzayabiliyor.

           Burada bir süre konulacak ve dava her iki tarafıda memnun edecek şekilde bitirilecek.Her duruşmadan sonra beş altı ay sonraya gün verilmeyecek.Geciken adalet adalet değildir.O zaman insanlar başka şekilde adaleti aramaya başlıyor.

            Tabi bu reform inşallah 2010 reformuna benzemez.O zamanda aynı şeyleri duymuştuk.Ama Fetö yargıçlarının elinde hukuk garabetine dönüştü.Genel çerçevesiyle açıkladığımız yargı paketinin tüm halkımıza hayırlı olmasını dilerim.

            

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.