Jeotermal elektrik santralleri, JES, yenilenebilir temiz enerji kaynakları olarak düşünülmekte ve öyle reklamı yapılmaktadır. Ancak uygulamada böyle olmadığı ortaya çıktı ne yazık ki. Jeotermal suda bulunan Hidrojen Sülfür’ün kokusu, yine Arsenik, Cıva, Bor içeren jeotermal su ve onun su buharı, kullanılan suyun yeryüzünde bırakılması ya da alındığı derinliliğe tekrar pompalanmaması sonucunda içme ve sulama suyunda ısınma ve kimyasal bozulmalar; bir yandan tarımsal üretimde verimi düşürürken diğer yandan da su, toprak ve havada yaptığı kimyasal bozulmalar nedeniyle insan sağlığına zarar vermektedir. Üstelik atılan taş ürkütülen kurbağaya değmemektedir: 2018 yılı ilk altı aylık verilerine göre işletme halindeki 40 JES’in ürettiği elektrik toplam elektrik üretimimizin ancak %1,3’ünü oluşturmaktadır.

Balıkesir Valiliğinin Edremit Körfezi’nde on bir farklı alanı jeotermal amaçlı ihaleye açması çevre örgütlerini ve çevre gönüllerini endişelendirerek harekete geçirdi. Yazının da başlığı olan bir basın duyurusuyla konuyu kamuoyu ile paylaşırken, imza kampanyası başlattılar.

Ne söylediklerini hep birlikte okuyalım.

“Edremit, Burhaniye, Ayvalık ve diğer ilçelerimizde 11 farklı alan jeotermal amaçlı olarak Balıkesir Valiliği tarafından 21.01.2020 tarihinde ihale edilecektir.

Bu alanlardan elde edilecek jeotermal kaynaklar ile Bölgemizde jeotermal enerji santrallerinin yapılmasının amaçlanmasından kaygı duyuyoruz.

Yoğun tarımın yapıldığı Edremit’in Çıkrıkçı ve Bostancı Köylerinin, Burhaniye'nin bereketli Çoruk Ovasının,  Adremitteion'un, turizmin gözbebeği Ayvalık ve Cunda Adasının jeotermal enerji santrallerine heba edileceğinden endişe ediyoruz.

Bölgemiz Dünya çapında ünlenmiş bir zeytin-zeytinyağı bölgesidir. Coğrafi işaretlerini almıştır. Zeytin dışında her türlü sebze ve meyveyi yetiştirmektedir.

Bu bölgeler enerji uğruna gözden çıkarılamaz. 

Bölgemizde jeotermal enerji santralleri kurulması durumunda:

1.           Halkın birinci derecede geçim kaynağı olan zeytinin verimi ve kalitesi düşecek ve kuruyacak, diğer tarım ürünleri etkilenecek,

2.           Jeotermal atık suları ile Edremit Çayı, Üyücek, Kadıncık, Karınca, Nikita Dereleri ve deniz kirlenecek ve canlı yaşam yok olacak,

3.           Jeotermal santrallerinden ve bacalardan salına gazlar ile körfezin hava kalitesi bozulacak,

4.           Körfezi çürük yumurta kokusu saracak,

5.           Turizm olumsuz etkilenecektir.

Aydın Kızılcaköy’de, İzmir Tire Başköy’de, Manisa Salihli ve Alaşehir’de yaşanan tecrübeler göstermiştir ki; yenilenebilir enerji diye savunulan JES’ler insana ve doğaya zarar vermektedir.  

•            Bölgemizde jeotermal enerji santralleri için arama ve işletme ruhsatları verilmemeli,

•            Isınma ve sağlık amaçlı kullanımlarda kullanılan suyun yeniden yerin altına vermek yerine derelere ve denizimize boşaltmaları ve kirlilik yaratmaları engellenmeli,

21.01.2020 tarihinde yapılacak ihale iptal edilmelidir.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.