Sudan bahanelerle öldürüyorlar!

Saçını kızıla boyatmak, yeni elbise almak, patates köfte yapmamak...

- Bu haber 590 kez okundu.

Sudan bahanelerle öldürüyorlar!

Ahmet Yiğit

Kadın cinayetleri her geçen gün artarak devam ediyor. Kadın cinayetlerinin artış yaşandığı 2015’te sadece Kasım ayında 25 kadın katledildi. Son beş yılda erkek şiddetiyle katledilen kadın sayısı bin 134’e ulaştı.

Kadın cinayetleri her geçen gün giderek artıyor. Ekimde işlenen 20 kadın cinayetinin ardından Kasım ayında kadın cinayetlerinde artış yaşandı. Kadın cinayetlerinde ateşli silah kullanma oranı %80’e varırken, dikkati çeken bir diğer nokta ise tespit edilemeyen bilgilerin çokluğu oldu. Kasım ayında 8 kadın kocası ve 2 kadın eski kocası tarafından öldürülürken, kadın cinayetlerinde katillerin %16’sı tespit edilmedi veya kamuoyuna açıklanmadı.

SAVAŞ BİLANÇOSU GİBİ

Türkiye’de 2010-2015 yılları arasında en az 1134 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Cinayet bahaneleri arasında ‘saçını kızıla boyatmak’, ‘yeni elbise almak’, ‘patates köfte yapmamak’, ‘tuzluğu uzatmamak’ veya sadece ‘gıcık olmak’ dahi yer alabildi. Failler ise koca, sevgili, baba, oğul, erkek kardeş, kısaca kadınların en yakınındaki erkekler oldu.

"ERKEK VURUYOR, DEVLET KORUYOR"

Kadın ciyateleri ve Özgecan Aslan davası ile ilgili gazetemize açıklama yapan Kadın Cinayetlerini Durdaracağız Platormu Ankara Temsilcisi Ayşen Ece Kavas, "Platformumuzun kurulduğu ilk günden bu yana kadın cinayelerinde sudan sebepler ve pişmanlığın indirim sebedi olmamaasını istedik. Kadın cinayetlerinde ceza idirimlere derhal son verilmeli, deyim yerinde ise erkek vuruyor devlet katilleri koruyor" dedi. Özgecan Aslan davasında çıkan sonuca da değinen Kavas, "Özgecan Aslan davasında olduğu gibi bütün kadın katilerine müebbet hapis cezası verilmeli" ifadelerini kullandı.

 “CEZASIZLIK ÖLDÜRÜYOR”

25 kadının katledildiği Kasım ayında, en fazla kadın cinayeti işlenen iller İstanbul ve Bursa oldu. İstanbul’da 6, Bursa’da 5 kadın öldürüldü. Öte yandan önceki gün görülen duruşmanın ardından Mersin'de vahşi katledilen Özgecan Aslan’ın katillerine müebbet hapis cezası verilirken, Hatice Kaçmaz isimli kadının katiline verilen “aşırı sevgi indirimi” ve bir tecavüzcüye verilen “saygın tutum indirimi” kadınlardan ve toplumdan, kadın cinayetleri ve kadına şiddet konusunda caydırıcı olmadığı için büyük tepki aldı. Cezasızlığa neden olan indirimlerin sonucu, Kasım ayında daha fazla kadının katledilmesi ile yaşandı.

“BAKANLIK SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRSİN”     

Kadın cinayetlerinde ortaya çıkan bir gerçek ise, öldürülen kadının koruma altında olup olmadığı başta olmak üzere, tespit edilemeyen bilgilerin çokluğu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu göreve gelirken “kadına şiddetle mücadelede korumaya dair projeleriyle yol kat etmeyi hedeflediklerini” açıklamıştı. Artan kadın cinayetlerinin ardından ‘Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan yapılan açıklamada ise;  “Aile Bakanlığı’nın bir an önce tüm sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bu noktada vurgulanmalıdır ki bakanlıkların, meclisin, devletin görevi olan etkin yasalar ve uygulamalar olmadığı için kasım ayında 2 kadın kardeşimiz, Doktor Aynur Dağdemir ve Fatma Yılmaz, bir başka kadının öldürülmesini engellemek isterken öldürüldüler” ifadelerine yer verildi.

Platformdan yapılan açıklamaya göre; Kadına şiddetin önüne geçilmesi, kadın cinayetlerinin durması için derhal alınması gereken tedbirler raporun yansıttığı üzere şunlar öne çıktı;

 1. Kadın hareketinin ve tüm toplumun görüp deneyimleyerek düzeltilmesini istediği indirimler, kadın cinayeti suçlarında yasayla düzenlenmelidir. Bu kaçınılmaz görevin yerine getirilmemesinin sonucunu, kadın katillerine indirimlerin uygulandığı her ay daha fazla kadın kardeşimizi kaybederek yaşıyoruz.

2. Kadın cinayeti suçlarında “ateşli silah” kullanımı eylül-ekim döneminde %40’lardan %60’lara çıkmıştı. Kasım ayında ise %80 oranında ateşli silahla kadın cinayeti işlendiğini görüyoruz. Ülkede yürütülen savaş politikası ve olağanüstü hallerin yaşattığı zulmün kadın cinayetlerine bu şekilde yansıdığına eylül-ekim raporunda yer vermiştik. Kasım döneminde savaş politikalarının ve olağanüstü hal uygulamalarının aynı şekilde devam etmiş olması, kadın cinayetlerine daha fazla yansıyarak daha fazla kadının öldürülmesini etkilemiş ve ateşli silah kullanımını olması gerekenin aksine normalleştirmiştir. Kadın cinayetlerinin durması için ülkedeki savaş politikasına da son verilmelidir.

3. Öldürülen kadınların koruma ya da adli başvuru yapıp yapmadığına dair veriler tespit edilememektedir. Bu sorunun üzerine gideceğini söyleyen Aile Bakanlığı durumun tespitini yapıp açıklamalıdır. Kadın cinayetlerinin ve kadına şiddetin son bulması için yetkili mercilerin dürüst bir durum tespiti ve aktarımı gereklidir.

4. Kadınlar haklarını kullanmak veya kazanmak isterken öldürülüyorlar. Kasım ayında da 1 kadın ayrılmak, 5 kadın boşanmak ve 11 kadın hayatlarına dair diğer kararları almak isterken öldürüldü. Kadınların kararlarına müdahale eden yaklaşımdan yetkililer vazgeçmek zorundadır. Kadınların uğruna öldürüldükleri haklarına evvela devlet saygı göstermeli ve bunu yasaları ile uygulamalarına yansıtmalıdır. Özellikle aile kurmayı ve çocuk doğurmayı dayatan söylemlerden görevliler vazgeçmelidir. Bunlar kadınların kendi hayatlarına dair kendilerinin verecekleri kararlardır. Nitekim raporlarımızda belirttiğimiz üzere kadın cinayetlerinde evli, bekar, çocuklu fark etmeden haklarını arayan kadın kardeşlerimizi kaybedebiliyoruz. Tüm olanaklarla önü açılması gereken kadınların hak mücadelesidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.