Sevgili dostlar, merhabalar. Helal olsun sana güzel ülkem. Sonunda bu da oldu . Çok çalıştık, çok çabaladık ve sonunda biz de artık o grubun bir üyesiyiz. Ne grubu mu ?Tabi ki de eksi faiz veren ülkeler grubu ! Kimler mi var ? Macaristan , Hindistan, Polonya , Euro bölgesinin çoğunluğu , Şili, Hong Kong, Japonya…  Kimi arasan orada ! Bir biz eksiktik, şimdi biz de varız !

“ Ne saçmalıyorsun kardeşim , bizim faiz oranımız pozitif ”  diyenler olacaktır. Haklılar da , en son yapılan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısından çıkan karar ile ,  politika faizini 0,75 puan düşürülerek %11,25’e geriledi. Yani hala pozitif faiz veren bir ülkeyiz. Peki bu eksi faiz veren ülkeler grubuna nasıl oldu da dahil olduk ?

Sevgili dostlarım, hikayemiz Türkiye’nin herhangi bir yerinde geçiyor. 40’lı yaşlarındaki Ahmet ağabeyimiz, kendi halinde bir hayat sürüyor. Ay başında yaptığı planlama ile kendisine ilerisi için aylık 100 TL ayırabiliyor. Her ay bu parasını düzenli bir şekilde kenara koyuyor. Aylar ayları kovaladıkça , yılın da sonu geliyor. Ahmet ağabey zaten kendi halinde geçindiği için kenara koyduğu yani tasarruf yaptığı para da kendisine göre. Küçük yatırımcı yani Ahmet ağabey. Tıpkı sizin gibi, benim gibi…

Senenin sonunda parasına bakıyor. Elinde 1200 TL var. Bu para ile hanımının o hep söylediği ve Ahmet ağabeyin de hep duymamazlıktan geldiği 1000 TL’lik buzdolabını alalım diyor.  Ahmet ağabey gururlu bir şekilde giriyor mağazadan içeriye. “ Biz buzdolabı alacaktık “ diyor. Diyor demesine de , o ara gözleri fiyat etiketlerine takılıyor. “ Bu buzdolabı 1000 TL değil miydi ? “ Öyleydi ağabey. Fakat zam geldi. Sen hiç piyasayı takip etmiyor musun Ahmet ağabey?

Çıkıyor dükkândan, direk bankaya gidiyor. 1200 TL’yi faize yatırmaktan başka çaresi kalmamış gibi duruyor çünkü. Parayı verirken çekiniyor , utanıyor . Ama aklından da hesap ediyor. Eğer bu yıl parasını bankada faize koymuş olsaydı, bugün buzdolabını alabilecekti. Ah bu enflasyonun gözü kör olsun !

Hikâyeyi okurken benim için “ faizci , faiz lobisinin adamı “ diyen dostlarım olacaktır. Ben, içinde bulunduğum toplumun az da olsa bir aynası olmak zorundayım . İster inanın , ister inanmayın ama bu bahsettiğim hikâyenin , Türkiye’nin her yerinde ÜRÜNLER VE FİYATLAR DEĞİŞEREK en az günde 1 kere yaşandığını biliyorum !  Ne Ahmet ağabey faiz lobisinin adamı , ne de ben faizciyim. Türkiye’de yaşayıp parasını enflasyona karşı saklamak isteyen milyonlarca kişi olduğunu da biliyorum !

Fakat artık bu hikâyenin sonunda , Ahmet ağabey o buzdolabını alamayacak . Neden mi ? Faiz oranı %11,25 iken, enflasyon oranımız %11,84 oldu . Yani , Ahmet ağabey ne yapsa etse alamıyor o buzdolabını ! Ahmet ağabey, bu sefer parasını ya dövize, altına götürecek ya da…

Devamını yazmaya korkuyorum. Ama yazayım . Ahmet ağabey bu parasını her şeye lanet okuyarak çekecek bankadan. Koyacak yastığının altına. Beraber mışıl mışıl uyuyacaklar ! Bunun nesi mi kötü ? E orasını da siz düşünüp bulun, her şeyi devletten beklemeyin…

Sevgili dostlar, sözün özünü yazıp noktalayalım istiyorum.

Her merkez bankası Para Politikası Kurulu sonrası çıkan faiz indirim kararı için doğru ya da yanlış demek bana düşmez. İçinizde istediğiniz düşünceye inanabilirsiniz. Fakat, her merkez bankası para politikası kurulu toplantısı sonrası faiz indirim kararı beklemek yanlış diye düşünüyorum. ( Cümleyi 5 kere okuyun , sonra boşa saldırıyorsunuz )

Eksi faiz vermemek için ne mi yapılması gerekiyor ? Düz mantık ile iki çözüm yolu , akıllı düşünce ile tek bir çözüm yolu var.  Çözüm yollarına geçmeden önce bir de serzenişte bulunayım . Zaten az olan Türk Lirası tasarruflarımızı işte böyle yapa yapa baltalıyoruz . Şimdi geçelim çözüm yollarına …

Düz Mantık Çözüm Yolları : 1 – Faizin yükselmesi 2 – Enflasyonun Düşmesi

Akıllı Düşünce Çözüm Yolu :  Ucu ekonomiye dayanan tüm politikaların tekrardan gözden geçirilmesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.