Sadece “20 imza” gerekliydi.
            Cepheler belliydi;
            Gericiler ve bölücüler cephesi ile “Atatürk’te Birleşenler” cephesi.
            Yahudi Cesaret madalyalı R T Erdoğan ile AKP’lilerin “Demokratik muhalefet gerek” diyerek önerdikleri, Türkçe’yi bile doğru bir biçimde  konuşamayan El Ezher’li ve Exeter’li Ekmeleddin ve ülke toprakları  ile din ve etnik yapıyı parçalamayı sos yapanların temsilcisi Demirtaş Cumhurbaşkanlığı için aday oldular.
            Atatürkçüler mi?
            “Aday” çıkaramadılar.
            “Çıkarmadılar” demek daha mı doğru olur ne?
            Milyonlar Anıtkabir’e yürüdü
            Yüz binler Taksim’de buluştu
            Silivri duvarları yıkıldı
            “Kumpas”lar çöktürüldü
            İşçi-Köylü “Vatan” paydasında buluştu.
            Gençlik, şehitlerinin isimlerini ölümsüzleştirdi.
            Aydınlar, sanatçılar, bilim insanları “Ortak akıl” dediler.
            Ama “Vekil” olarak görevlendirdikleri temsilciler “20 imza” bulamadılar!
            Bulmadılar!
            Neydi değerli olan?
            Milletvekili maaşı mı?
            Yeniden seçilemezsen bile neredeyse aynı miktarı yine alacaksın!
            Ceylan derisi koltuklar mı?
            Kaç kez oturdun da alıştın?
            Alabileceğin ihaleler mi ağır bastı?
            Kefenin cebi yok!
            Görmez, işitmez, bilmez mi oldun birdenbire yoksa?
            Vekâlet ettiğin milyonları ne zaman kayda değer bulacaksın?
            Günübirlik yaşamayı mı seçtin, TBMM kürsüsünden ettiğin milletvekili yeminine rağmen?
            “Parti programı”nı da ya okumamışsın, ya kulak arkası ettin ya da kitleleri uyutabileceğini sandın öyle mi?
            Yazıklar olsun!
            Sadece “20 imza” idi aranan.
            76 milyonu parçalanmışlığa, bölünmüşlüğe, kardeş kavgasına ve hatta yok etmeye yönelik çabalara en büyük desteği verdin.
            Şimdi rahat mısın?
            Yeni koltuklar mı, sıcak desteler mi süsleyecek hayallerini?
            İstediğini, istediğin tonda ve istediğin kadar söyle, artık inandıramazsın!
            Sözlerin değil, davranışların geçerli artık!
            Sen kaybettin Sayın VEKİL!
            Biz de tabii…
            Ancak bir farkla; sen sonsuza kadar, biz Atatürk’te birleşenler ise; Milli Hükümetimizi kurana kadar!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.