Bu biraz imkansızı andıran bir atasözü olup,gerçekten köklü bir şeyi yerinden koparmak mümkün değildir anlamını ifade eder.

Gerçekleşmesi mümkün olmayan havanda su dövmek anlamıyla paralelde düşünülebilir.

Peki durup dururken bu atasözünü neden yazdık.

Hemen cevabını verelim.Bu esasen bir siyaset yazısı.Yazının devamını okuyunca konu daha iyi anlaşılacaktır.

Biliyoruz önce Ali Babacan istifa etti Ak partiden.

Cumhurbaşkanı ve Ak parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir saate yakın görüştü.

Erdoğan Ali Babacan'ı partide kalması için ikna etmeye çalıştı.

Ama Ali Babacan istifa etmekte kararlıydı.

Çıkışta bir kaç cümleyle istifa ettiğini belirtti Babacan.

Bu istifanın büyük bir etkisinin olmadığı anlaşıldı.

Ahmet Davutoğlu uzun süredir çeşitli illerde kapalı toplantılar yapıyordu.

Ak partiyi bu toplantılarda ciddi manada eleştiriyor ve yeni bir yoldan bahsediyordu.

Amacı nihayetinde bir parti kurmak olan Ahmet Davutoğlu eleştirinin dozunu iyice artırdı.

Bunun yanımda Davutoğlu'nun yanında yer alan eski milletvekilleri ve eski İl başkanları da fırsatını buldukları her yerde Ak partiyi eleştirmekten geri durmuyorlardı.

Ak parti MYKK'yı toplayarak Ahmet Davutoğlu ve eski üç milletvekilini kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna verdi.

Tebligatlarin ellerine ulaşmasından sonra durum değerlendirmesi yapan eski Başbakan Davutoğlu ve ekibi üç gün konuyu tartıştılar.

Sonuçta ifade vermeyerek partiden istifa ettiler.

Ayrıca bir çok eski milletvekili ve eski İl başkanı birer birer partiden istifa etti.

Bu yazıyı yazdığım sıralarda istifa haberleri çıkmaya devam ediyordu.

Davutoğlu daha önce yazdığı manifestoyu istifa ederken yine kamuoyu ile paylaştı.

Davutoğlu başlıklar halinde şunları ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin başarı şansı bulunmamaktadır.

Yönetim aile şirketi haline dönüşmüştür.

 Ekonomi iyi gitmemektedir,işsizlik artmıştır.

Dış politikada yalpalamalar ve yanlışlıklar bulunmaktadır.

Adalet mekanizması iyi işlememektedir.

Buna benzer daha bir çok konuyu gündeme taşıyarak Ak partiye ciddi eleştiriler yaptı.

Özellikle Ak partinin kuruluş felsefesinden uzaklaşmasını referans gösterdi.

Bu arada Ali Babacan'da Karar gazetesine verdiği demeçte kısmen aynı konulara değindi.

İkisi arasındaki tek fark Ahmet Davutoğlu direkt Ak partiyi eleştirirken, Ali Babacan daha çok yeni partinin jargonlarını gündeme taşıdı.

Burada her iki partinin yılbaşından önce biri ekim,diğeri kasım ayında kurulacağı kesinleşti.

Şu aşamada Ak parti için için kaynıyor.

Her ne kadar yel dağdan ne alır deselerde Ak partililer bunu zaman gösterecek.

Hele yüzde 50+1 gibi bir hedefi olan yeni sistemde yüzde bir oyun bile ne kadar önemli olduğu gerçeğini düşündüğümüz de zannedersem yel dağı toz haline getirebilir.

Bekleyip göreceğiz.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.