Sevgili dostlar, merhaba. Yeni bir haftaya başlarken, sizlere çok farklı bir dosya açacağım. Bugün sizlerle yeni nesil lokmacıları ve başından geçenleri anlatacağım. Başından sonuna ders çıkarılması gereken bu hikâye için şimdi kemerlerinizi bağlayın.
Yeni nesil lokma ve türevleri; geçen sene ( 2018 ) ortalarında başladı ve giderek hayatımızın içine girdi. Bir dönemi kasıp kavuran lokmacılar; şimdi bir kamyonet ile sabaha karşı apar topar geldikleri dükkanlarından, suratları asık bir kamyonete malzeme yükleyerek gidiyorlar.
Gelin bu işin nasıl başladığına bir göz atalım.
Sosyal medya üzerinden, İstanbul’da gönderiler paylaşılmaya başlandı. Lokmanın içine çikolata koydular, dışını süslediler. Sosyal medya işin içinde olunca; kar topu gibi büyüyen bir talep başladı. Amaç, orada olduğunu ve bu ürünü yediğini göstermekti. Kimse tadını çok sevip de gitmedi. Herkes orada o ürünü yediğini göstermek için gitti lokmacıların kapısına. Yani kısaca dostlar; bir trend sosyal medya üzerinden işte böyle yaratıldı.
Sonrası mı?
Sonrası bildiğiniz gibi. Her şehirde mantar gibi türemeye başladılar. Sadece ülkemize özel taklit et, beraber kazan/kaybet stratejisi başladı. Şehirler yetmedi onlara, aynı mahalleyi geçin; aynı sokakta iki tane lokmacı bile olduğu oluyordu. Özellikle İstanbul’un bazı semtlerinde; önlerinde kuyruk vardı. Sonra o kuyruk giderek, diğer şehirlere de yayılmaya başladı. Lokmacıların sosyal medya hesapları genellikle ya ürünün fotoğrafları ya da kuyruğun fotoğrafları ile süsleniyordu. 
Yakın çevrem bile, bu lokma işinde çok para olduğunu söylüyor; basit bir maliyet hesabı bile yapıyordu. Fakat, biz boşuna ekonomi okumadık dedim önce oturdum , hesapladım. Gerçekten güzel bir maddi kazanç olabiliyordu. Fakat; işin sürekliliği elzemdi. Yani bir günü bile boş geçirmemek gerekiyordu. Lokmacıların en büyük eksiği, finansal okur yazarlıklarıydı. Daha da basiti, hesaplama yapmama veya yapamamalarıydı.
Şaka falan değil, bir dönem çok ciddi bir şekilde düşündüm lokmacı açmayı. Fakat hislerim bana bunun sadece basit bir trend olduğunu söyleyip duruyordu. Hesap kitap tarafında sorunsuz, personel ihtiyacı az, dükkân m² ihtiyacı küçük olan ve dolayısıyla da kira bedelinin küçük olduğu; bu büyük balona yaklaşık 5-6 ay boyunca baktım.
Hesap üzerinde avantajlı görünmesine rağmen, tek büyük eksisi düzenli olmayışlarıydı. O dönem önlerinde kuyruk olmasına rağmen, bu talebin bir noktada artık duracağını hissetmiştim. Fakat bunu sevgili ailem dışında kimseye de anlatmamıştım. Oysa yakın çevrem çok ciddi bir baskı ile bu işi takip etmem gerektiğini söylüyordu. Kardeşim bir dönem, kuyrukta bekleyenleri sayıp bana mesaj olarak atıyordu.
Havaların soğuyup insanların kuyruklarda beklemek istememesinden mi, yoksa insanların bu çılgınlığa artık doyduklarından mı, yoksa başka bir sebepten mi bilmiyorum. Ama lokmacılar, artık giderek azalıyorlar. Yani o lokma trendi artık bitti, bitiyor. Ülkemize özgü bir işletme modeli olan “ vur-kaç” bu sefer ters tepti anlayacağınız. Vurdular, ama kaçamadılar yani.
Nerede durması gerektiğini, günlük kaç adet ürün satması gerektiğini, bundan daha da öte aylık ne kadar bir kazanç elde etmek istediğini dahi bilmeyen; fakat trendleri takip eden, iş modellerini birbirlerinden kopyalayan ve mütemadiyen iş modelini ilk ortaya çıkartana günün sonunda para, diğerlerine Nescafe 3’ü 1 arada kazandıran bir mantık ile anca bu kadar olurdu zaten. 
Sevgili dostlar; yeni trendlerde, cebimizdeki iki kuruş paramızı çarçur ederken görüşürüz…
Son olarak unutmadan; ekleyelim. Mersin için bir anket çalışması yapıyorum. Katılımlarınızı ve sosyal medya paylaşımlarınızı bekliyorum. Ankete katılmak için burayı tıklayabilirsiniz. Lütfen ankete katıldıktan sonra sosyal medya hesaplarınızda paylaşmayı da ihmal etmeyin !
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.