Her yeni yıl umut doldurur içimi, her şey daha iyi olacak duygusu, çocuksu heyecanlar, olmayacak hayaller; savaşlar, kavgalar, açlık, yoksulluk bitecek, İnsanların hırslarını, öfkelerini, nefretlerini bir kenara bırakıp hatta tüm olumsuz duygularından sıyrılıp birbirlerini sımsıkı kucaklayacakları, birbirlerini dinleyeceklerini, anlayacaklarını düşünürüm, hayal ederim, umut ederim. Herkesin kendince doğruları, inançları vardır olmalıda. Dünyada kaç milyar insan yaşıyorsa o kadar farklı düşünce olacak. Hiç kimsenin bir diğerinin fikrini değiştirme, kendisi gibi düşünmeye zorlama, üzerinde baskı ve tahakküm kurmaya, yargılamaya hakkı yok, bu en azından onun kişilik haklarına gasptır. Ama bir arada yaşama zorunluluğumuz var, onun için azami koşulları oluşturmak zorundayız bunun yolu birbirimizi dinlemekten anlamaktan geçiyor. Senin onda kızdığın şey belki de onun en önemli gerçeği, vazgeçemeyeceği, değiştiremeyeceği, değerleri, onun insan olma gerekliliği, doğruları, inançları, yaşam biçimi. Aslında düşünürseniz biz insanoğlu zengini, fakiri, okumuşu, cahili, şehirlisi, köylüsü temel noktalarda, hayattan beklentilerde kesişiriz. Hepimiz rahat, güvenli, huzurlu, sağlıklı, mutlu olabileceğimiz bir hayatımız olsun isteriz; çocuklarımız okusun meslek sahibi olsun kendi hayatını idame ettirebilsin, hayırlı ve saygılı evlatlar olsun yaşlılık döneminde bizi arayıp sorsun, sağlığımızla ilgilensin gibi. Başımızı sokacak bir evimiz olsun, binecek bir arabamız, bizi ele güne muhtaç etmeyecek bir kazancımız olsun isteriz. Bunu git kime sorarsan sor; Dincisine, dinsizine, milliyetçisine, ayrılıkçısına, Türküne, Kürtüne, Alevi sine, Sünni sine, siyahına beyazına, Doğulusuna, Avrupalısına herkes aşağı yukarı bunlara benzer cevaplar verecektir. O zaman niye kavga ederiz kardeşçe yaşamak, birbirimizden destek alıp güçlenmek varken, kaynakları eşitçe bölüşüp birlikte doymak varken, birbirimizi anlamak, birbirimizin sınırlarına saygı göstermek varken karşımızdakini kendimize dönüştürme çabamız nedir oysa ne kadar çok renk varsa dünya o kadar yaşanılası bir yer olur. Canım acıyor fena acıyor; bir türlü düzlüğe çıkmayan ülkemi gördükçe, kardeşkanı döküldükçe. Bu kadar mı uzağız aynı geçmişten gelen, birbirinden ayrılamayacak kadar tarihsel paydaşlığı olan halkların aynı güçlü geleceği kurma iradesini göstermeye gücünün yetmesi fikrinden. Yapabiliriz. Bunun bir oyun olduğunu, bundan yararlanmak, nemalanmak isteyenlerin olduğunu, bizim bölünmemizin Emperyalistlerin en büyük ideası olduğunu, Sevr den beri bunun için fırsat kolladıklarını, her fırsatta çomak soktuklarını, güçlü olmamızın onların en büyük korkusu olduğunu bir fark etsek olaya böyle baksak o zaman belki birbirimize çok daha sıkı bağlarla bağlanırız. Herkes baltasını gömsün artık, ne yaşandıysa tarihin tozlu sayfalarında kalsın açılmasın, bitsin hesaplaşmalar, sonu gelmez tartışmalar, bizi çözüme ulaştırmayacak kavgalar. Memleket olarak çok daha önemli sorunlarımız var onlara odaklanalım; gelecek iyi nesiller yetiştirmenin ön koşulu olan eğitim sistemimiz çökmüş bir durumda, yerli sanayimiz, üretimimiz yok artık. Çiftçimizi güçlendirelim tarımsal alanda yine kendine yeten bir ülke olalım, dışarıya bağımlılığımızı azaltalım. Toprak altı ve toprak üstü doğal kaynaklarımıza sahip çıkalım, öz kaynaklarımızı kapitalizmin doymak bilmeyen kazanma hırsına kurban etmeyelim, istihdam alanlarını artıralım, işsizliği azaltalım, kişi başına düşen geliri artıralım, insanlarımızın refah seviyesini yükseltelim. Kültürel birlik sağlamanın en etkin yolu sanattan geçer. Sanata ve sanatçılara sahip çıkalım destekleyelim. Birbirimizin halaylarında oynayalım ben horon tepeyim, sen şemame oyna, bir diğeri zeybek öteki harmandalı. Ölümleri ayırmayalım, sevinçte, kederde, üzüntüde bir olalım. Aynı ağıdı yakabilelim, yüreklerimizi bir diğerininkine ayrılmayacak kadar güçlü sevgi bağlarıyla bağlayalım. Başka yolu yok. Hadi bu yıl hepimizin miladı olsun, bugünden başlayalım. Barış dolu günlere özlemle.
Sevgiyle, Dostça, Kardeşçe kalın.      
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.