Türk toplumu o kadar sağduyulu ki, bir tarafta emperyalizm, diğer tarafta işbirlikçileri, gerici zihniyet, bölücü gruplar toplumu mezhep ve etnik kökenlerine göre ayrıştırmaya çalışıyorlar, ama yine de toplum birlik beraberliğinden asla taviz vermiyor ve vermeyecek.
    Toplumu bu şekilde bir arada tutan, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyetinde yapılan devrimlerin topluma kazandırdığı kültür, yurtseverlik duygusudur.
    Son birkaç yıldan bu yana siyaset o kadar fazla kirletildi ki, siyasete bir giren pişman, bir de girmeyen pişman. Siyasette bilinçli olarak yaratılan gerginliğin asıl nedeni ülke sorunlarından toplumun dikkatini başka noktalara çekmektir. Bu politika sorunların çözümünde işe yaramadığı gibi daha artmasına neden olur, toplumda düşmanlık yaratır.
    Bazı siyasetçiler proje üretip toplumun ekonomik, sosyal, çevresel ve kültürel sorunlarına çözüm üretme yerine kavga, kin, nefret ve düşmanlık duyguları aşılıyor. Toplumda yurttaşlar arasında düşmanlık yaratıp, tehditler savurarak insanları baskı altına almaya çalışıyor. Ama ne yaparsa yapsınlar bu toplum birlik beraberliğini koruyacaktır.
    Bu yüce millete ve vatana bunları nasıl laik görüyorlar anlamak mümkün değil.
    Ülkede çözüm üretilmesi gereken o kadar çok sorun varken bu olumsuzluklarla uğraşmak, kimseye helal getirmez. Ancak vatan ve millet düşmanlarının, dış güçlerin, ülkede birlik ve beraberlik düşmanı güçlerin işine yarar.
    Siyasette kavga değil sorunlara çözüm üretecek projeler yapmak gerekir. Siyasi partilerin ve siyasetçilerin birinci derecede görevi budur.
    Yanlış ekonomik politikalar sonucunda üretimden ithalata dayalı tüketim ekonomisine geçildi. Ülkede tarım, hayvancılık yok oldu. Üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle üretici üretemez duruma geldi. Sebze, meyve ve hayvansal ürünlerin fiyatları alabildiğine yükselince yaşamak zorlaştı.
    Hayvansal ve tarımsal ürünlerin fiyatlarının aşağı çekilmesinin yolu ithalatla değil, üreticiye destekle vermekten geçer.
    Birkaç kalem malda gümrük vergilerini kaldırıp gümrüksüz ithalat ancak yabancı ülkelerin üreticilerinin işine yarar. Yabancı üreticiler zenginleşir.
    Sorunun asıl çözümü tarımsal ve hayvansal ürünlerin girdilerinin vergisini düşürüp yerli üreticinin desteklenmesi ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi, üreticinin kazanması ile gerçekleşir.
    Vatandaş kavga değil, dostluk ve dayanışma istiyor.
    Rahat yaşamak, çocuklarının sırtının çıplak karnının aç kalmamasını istiyor.
    Bunun yolu maliyeti düşük üretimden geçer.
    Acı sarımsağın kilosu kırk liraya kadar yükseldi.
    Etin kilosu altmış lira dolaylarında.
    Elektrik ve suyun belki de Dünya’da en pahalı tüketicisiyiz.
    Dünya’da en fazla rüzgârı ve güneş ışığı alan topraklarda yaşıyoruz ama dışarıdan doğal gaz ithal edip elektrik üretiyoruz ve bu elektriği de aydınlanmanın yanında sanayide kullanıyoruz. 
    Belki de yüz yıl sonra bu verimli topraklarda bilinçsiz kullanım nedeniyle ot bile bitmez olacak.
    Yakın çevremize baktığımız zaman otuz kırk yıl önceki var olan birçok ot ve göçmen kuş türü görülmez oldu.
    Bunların olumsuz izlerini kendi yaşadığımız çevrede rahat görüyoruz.
    Nerede insanların tarlalardan topladığı ebegümeçleri?
    Nerede yemek için topladıkları ısırganlar ve yaban turpları?
    Kışın gelen sığırcıklar, yaban kazları, yaban ördekleri nerede?
    Güzün fıstık tarlalarında fıstıkların arasında avlanan bıldırcın sürüleri nerede kaldı?
    Nerede subaşlarında küme kurup avladığınız keklikler?
    Bunların hepsi neden kayıplara karıştı hiç düşündük mü?
    Ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel sorunlar çözüm beklerken siyasetçilerin kavgası neye yarayacak?
    Kısaca sorunlara çözüm üretmek, tarımsal üretimi arttırmak, çevreye sahip çıkmak herkesin yararınadır. Siyasi partiler ve siyasetçiler sorunlara çözüm üretmek için vardır.
    Kin, nefret ve düşmanlığa dayalı siyaset yapılmaz.
    Demokrasilerde gücü elinde bulunduranlar, muhalefeti yok etmek için uğraş veriyorsa ve siyasetini buna odaklamışsa demokrasi tehlikededir.
    Siyasiler duygularına hâkim olmak zorundadır. Siyasette duygusallığa asla yer yoktur.
    Siyaset ve siyasetle ilgilenenler bunlara odaklanmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.