BOP Eşbaşkanı, “Türk Milliyetçiliğini” ayakları altına almış, “Türkiye Cumhuriyeti”ni tabelalardan çıkarmış, “Andımız”ı yasaklamış, “Türk Bayrağı” taşımayı ya da satmayı suç saymış, “Türk Milleti”ni “Türkiyeli” yapmıştı, ancak, Milletin desteğini almak için de;
Mitinglerinde “Türk Bayrakları” kullanmış,
İstiklâl Marşı sevdasını alanlara taşımış,
Samsun’dan başlayan ve Erzurum’da devam eden çabalarında, inkâr ettiklerini taklit etmeye çalışmıştır.
O, çok iyi bilmektedir ki;
Türk Milleti, tarihiyle onur duymaktadır,
Atatürk’üne sahip çıkmaktadır,
Vatan ve bayrak için “Can feda” diyebilmektedir.
*                      *                     
Bir dönemin Genelkurmay Başkanı, “Ulusal egemenlik dönemi bitmiştir… Şimdi Küresel egemenlik geçerlidir… Ulus devlet dönemi bitmiştir…” demişti. Üstelik de “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” haftasında!
Şimdi de Ana muhalefet (Yapılıyor mu?) partisi genel başkanı;
Parti tabanının Atatürkçü karakterini gördüğü içindir ki, “Altı Ok”tan söz etmeye başladı. Ancak bu söz ediş, bir yanıyla göz boyamaya diğer yanıyla da karartmaya dayanmaktadır.
Bugüne kadar Altı Ok’tan söz etmeyen genel başkan, zorunluluk gereği “Altı Ok” demiş ve devam ederek “Altı Ok’u yeniden yorumlamalıyız” ekini yapmıştır.
Yorumlayalım:
DEVLETÇİLİK: Ulus Devletlerin sonu geldi. Sınırlar kaldırılmalıdır. Yeni Dünya düzeni’nde egemenlik AB-D’nindir. Kendimizi Ulusal Ant sınırlarına hapsetmeyelim. Modern (!) dünyanın parçası olmalıyız… Dinsel ve etnik tüm yapıları kaderleri ile baş başa bırakalım. Tek devlet yerine çoklu yaşam yaratalım. Adının bir yerine “Demokrasi” sözcüğünü de kondurursak, tadına doyulmaz…
HALKÇILIK: Halk dediğin nedir ki? A…..na koyulan… Anasıyla birlikte kovulan… Özelleştirmelerle köleleştirilen… Varsa parası okusun. Varsa parası ilacını alsın, itirazı olan var mı? Her şey devletten beklenmez! Yok öyle devlet okullarında parasız okumak. Ya da koruyucu hekimlikten yararlanmak. Köylüye devlet desteği falan, ne o öyle? Olmaz kardeşim. Vur başına, varsa elinden, al ekmeğini…
MİLLİYETÇİLİK: Ayaklar altına alınmaya yarar. Irkçılık kokar. Neden Türk Milleti oluyor? Neden minik beyinler “Varlığım Türk varlığına armağan olsun” diyor? Hele o, “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü yok mu? Bu memlekette sadece Türk mü var kardeşim?
DEVRİMCİLİK: Adı bile suç unsuru. Neyi devireceksin kardeşim? İrade koymak ne demek? Kimin iradesi? “Bu ülkeye Komünizm gerekirse onu da biz yaparız” demişti bir yönetenimiz değil mi? Ee doğru, odunu aday gösterdiğinde bile seçileceğini söylüyorsa birileri… Artık devirmek yok! Devrilmek zamanı!
CUMHURİYETÇİLİK: Cumhurbaşkanlığı mazbatasında bile yer verilmeyen “Cumhuriyet”, birilerinin de babaannelerinin duvardaki tozlu fotoğrafı olmaktan öteye gidemez. Cumhuriyeti yıkmakla görevli olanlara verilen her türlü destek anlaşılmaktadır… Cumhuriyet’e başkaldırıların ödüllendirildiği de henüz yenidir.
LAİKLİK: Türbanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdiği günün ertesinde “Çok mutluyum” açıklamaları yeterli midir? Cemaatlerle yakın ilişkiyi saymadan geçemeyiz değil mi? “Hem laik hem Müslüman olunmaz” diyenlere itiraz gelmiş miydi?
Yorumladık.
Modern dünyaya (!) uyumlu hale getirdik.
*                      *         
“Modern dünya” neredeyse yüzyıl öncesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden örnekler alıyordu. (Ve hâlâ alıyor-Atatürkçülükten) Ne çabuk unuttuk?
Atatürkçülüğün esası olan “Altı Ok’u yorumlamak” sizce hangi anlama geliyor? Yorulmayın, evirip çevirmeyin, Altı Ok’un anlamını tüm ulusalcılar biliyorlar, anlatıyorlar, uygulayacaklar.
Türk Milleti, gecenin zifiri karanlık anındadır!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.